Habermetrik
← Ana Sayfa
06 Kasım 2026 19:35
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Köleliğe övgü: Yaşasın Turizm İşçisi

Köleliğe övgü: Yaşasın Turizm İşçisi
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Geçen günlerde bir turizm yatırımcısı olan Fettah Tamince tarafından dile getirilen ve pek çok turizm yatırımcısı tarafından onaylanan açıklamalar turizm yatırımcısının milletinden, ana yurdundan nasılda kopuk bir halde olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi
Hukuki not: Bu içerik adli süreçlere ilişkindir; suçluluğu kanıtlanana kadar kişiler masumdur (masumiyet karinesi).

Geçen günlerde bir turizm yatırımcısı olan Fettah Tamince tarafından dile getirilen ve pek çok turizm yatırımcısı tarafından onaylanan açıklamalar turizm yatırımcısının milletinden, ana yurdundan nasılda kopuk bir halde olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Tamince, medyaya yansıyan açıklamasında: “Üç beş yıl sonra otellerde çalışan insan bulamayacağız. Şu an hepimiz devlete yardımcı ol yabancı eleman alalım diyoruz. Bugün aldığınız Kırgız’ı 10 yıl sonra alamayacaksınız. 10 yıl önce Özbek getiriyorduk artık getiremiyoruz.

İstihdam krizinin aşılması için yapısal bir dönüşümün şarttır, rekabeti istihdam yoğunluğundan, büyük tesislerden özellikli tesislere kaydırmalıyız” cümlelerine yer verdi.

Son derece sorunlu bir bakış açısını gösteren bu cümleler, aslında memlekette kapitalist bir sömürü düzeninin nasıl da kamu özel sektör iş birliği ile kurulduğunu açıklıyordu.

Türkistan coğrafyasından getirilen Kırgız ve Özbeklerden bahsedilirken kullanılan dil ise güya aynı milletten ve dinden olmamızla övündüğümüz kardeşlerimizin köle olarak görüldüğünü özetlemeye yetiyordu. Halbuki turizm patronları Türki Cumhuriyetlerden işçi getirilmesine karşı çıkan çevrelere yıllarca Türkistanlı işçilerin Rus pazarının genişlemesiyle Rusça bilen işçi ihtiyacının geçici olarak karşılanması amacıyla istihdam edildikleri masalını anlatmışlardı.

Turizm yatırımcısı Türkiye’de iş yapma fırsatını kendilerine bahşeden Türk Devleti’nin öz be öz çocuklarına nedendir bilinmez Rusça öğretmeyi hiç düşünmedi. Düşünen de günlük bir saati aşmayan basit düzeyde istikrarsız kurslar verdi.

Ne de olsa işçinin gelişimi için gerekli olan zaman, işçinin özel hayatından alınmalı ilkesi pek çok işverenin ön kabulüydü.

Turizm yatırımcısının elbirliğiyle körelttiği, kendisini geliştirmesine izin vermediği, 8 saatte 12 saatlik iş yaptırdığı, mobbingle canını çıkardığı turizm işçisi ufacık bir haksızlığa karşı ses çıkardığında hep kapı önüne konuldu. Düşük maaşlar çalışanı bezdirdi, tazminat vermemek için uydurulan gerekçeler çalışanı sektörden tamamen soğuttu.

Boşluk yabancı çalışanla doldurulmak istendi. Yatırımcı bırakın devletin bilgisi dahilinde Türkistan’dan işçi getirmeyi bazıları arsızca İran’dan, Afganistan’dan hatta Pakistan’dan üç beş kuruşa kaçak işçi getirip otelin görünmeyen mutfak ve depo alanlarında çalıştırdı.

Bu işler olurken yerli esnafa nefes aldırmayan SGK, Vergi Dairesi gibi kurumlar ne yazık ki doğru düzgün bir denetim yapmadı, kaçak işçilerle ilgili konuşulanları duyup re’sen inceleme başlatmayı bile tercih etmedi.

Tamince’ye sormak lazım siz ve sizin gibi işverenler; bu ülkenin kalıcı iş arayan gençlerini ya da yıllarını bu işe vermiş emektarları düşünmeden yatırıma giderken şimdi ne oldu da istihdam edecek nitelikli çalışan bulamamaktan yakınıyorsunuz? Neden hala sorunlarınızı sizin gibi sektörde sorun oluşturmaktan başka hiçbir işe yaramayan ve sürekli ekonomiden şikayet eden diğer patronlarla konuşuyorsunuz?

Mağdur ettiğiniz, görmezden geldiğiniz emekçilerle aynı masada aynı toplantıda bahsettiğiniz sorunları masaya yatırmayı hiç düşünmüyor musunuz? Ağlama duvarının müdavimi olan Tamince zihniyetindeki turizmciler gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde 6 ay çalışılıp 6 ay işsiz kalınan bir sektörde kaç insanın çalışmaya istekli olabileceğini acaba hiç düşündüler mi?

Maalesef ki Türkiye’de patronluğu efendilik olarak görenler, yıllarca çalışanına köle muamelesinde bulunanlar; emekçilerden artık daha fazla tahammül göremeyeceklerini deneyimli turizm işçisinin sektörü terk etmesiyle öğrendiler. Anlayacağınız ucuz iş gücü bulmakta zorlanan Tamince’leri sık sık dert yanarken göreceğiz.

Çalışanın donanımını artırmak için bütçe ayırmayanların, nitelikli emekçiye hak ettiği maaşı vermeyenlerin, ülkeyi hem kalifiyesiz hem yabancı çalışanlara teslim edenlerin bu vatanın evlatlarına karşı en büyük ihaneti yaptıkları tartışmasız bir gerçektir. Sektöre ihanet edenlerin son dönemlerde turistleri montofon olarak görmeleri de kimseyi şaşırtmalıdır.

Kendisini turizm duayeni gören bazı yatırımcıların rant için otel açma yarışına girerken, kaliteyi hiçe sayarak bugünkü ortamı hazırladıkları orta yerde dururken tesislerinde Türk gecesi düzenlemeleri bile şarlatanlığın boyutlarını göstermeye yetiyor. Türk gençliğine ihanet et, onun yaşadığı topraklarda para kazanıp onun emeklerine saygısızlık yap sonra da kalk Türk gecesi düzenle, Türk bayrağını meze yap! Kurduğunuz sömürü düzenine bari Türklüğü ve bayrağı karıştırmasaydınız!

Öyle bir Türk turizm burjuvazisi düşünün ki aldıkları ucuz kredilerle ve tahsislerle emeğe karşı en büyük suçu işlediler, yetinmediler milletin evlatlarını sömürdüler, yetinmediler onu kapı dışarı edip kaçak yabancı işçi ya da sezonluk yurt dışı işçisi getirdiler, yine yetinmediler 6 ay çalış 6 ay aç kal dediler! Acaba sizin yaptığınızı yeryüzünde yapabilecek başka bir vicdan var mı?

Türklüğü yeme içme boyutuna ya da müzikli koreografilere indirgeyen bu zihniyet, ülke gençliğine ve işçisine sahip çıkmadığını ispatlamıştır.

Yıllardır devam eden turizm emekçisinin sömürülmesinin ağır sonuçlarını yaşayan turizm burjuvazisinin önemli bir kısmı, bu krize kamu otoritelerinin yetersiz denetimleriyle ortaya çıkan zenginliği kasalarına doldururken yakalandılar. Aslında bu yatırımcıların bir kısmı onlarca dönüm üzerinde kurulan tesislerinde yıllarca Orta Çağın lordları ve tiranları gibi hareket ederek ulaştılar.

Tesislerini bir nevi köle yetiştirme kamplarına dönüştürdüler. Özellikle sadık müdür ve genel müdürleriyle sürdürdükleri baskı düzeni, turizm yörelerinde turizm dışında iş bulma olanağının da uzunca bir süre tıkanmış olması nedeniyle sektörde sömürüyü güçlendirdiler.

İşçiler üzerinden elde ettikleri karlar yeni bir otelin daha inşa edilmesini sağladı. Ne var ki bu sistem eskiye göre daha iyi eğitimli ve az da olsa örgütlü olan çalışanlarca artık terk edilebiliyor. Hatta bazı çalışanlar haklarını korumak için hukuk yolunu rahatlıkla kullanıp hak arama mücadelesi yürütebiliyor.

Haramın bol, insanlığın yok hükmünde olduğu, insan emeğini değersizleştiren her türlü uygulamanın cirit attığı turizm sektöründe işçiden yükselen feryadın benzerini artık patronlardan duyuyoruz. Ne diyelim “Eden bulur”.

Kalın sağlıcakla.

KÖLELİĞE ÖVGÜ: YAŞASIN TURİZM İŞÇİSİ yazısı ilk önce Manavgat Gerçek üzerinde ortaya çıktı.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: manavgatgercek.com
Haber metni ve görseller manavgatgercek.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Asayiş
Yayın: 06 Kasım 2026 19:35 · Kaynak: manavgatgercek.com
Kaynağı Oku ↗