Habermetrik
← Ana Sayfa
04 Kasım 2026 07:57
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Arif Hikmet Akbay: “türkiye, Küçükbaş Hayvancılıkta Büyük Bir Potansiyele Sahip”

Arif Hikmet Akbay: “türkiye, Küçükbaş Hayvancılıkta Büyük Bir Potansiyele Sahip”
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • 2028 yılında Avustralya’nın deniz yoluyla canlı koyun ihracatını sona erdirecek olması, küresel küçükbaş hayvan ve et piyasasında yeni bir dönemin kapısını aralayabilir

2028 yılında Avustralya’nın deniz yoluyla canlı koyun ihracatını sona erdirecek olması, küresel küçükbaş hayvan ve et piyasasında yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.

Edirne İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Arif Hikmet Akbay, Türkiye’nin bu süreçte önemli fırsatlar yakalayabileceğini ancak bunun için üretim verimliliğinin artırılması, maliyetlerin düşürülmesi ve ihracat altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Edirne İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Arif Hikmet Akbay, küresel küçükbaş et piyasası, Türkiye’nin üretim kapasitesi ve önümüzdeki dönemde ortaya çıkabilecek ihracat fırsatlarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Küresel küçükbaş et piyasasının yaklaşık 19,28 milyon tonluk bir üretim hacmine ulaştığını belirten Akbay’ın değerlendirmesinde, koyun eti üretiminin 11,54 milyon ton, keçi eti üretiminin ise 7,74 milyon ton seviyesinde olduğu ifade edildi.

Küresel ihracatta Avustralya ve Yeni Zelanda’nın önemli bir ağırlığa sahip olduğuna dikkat çekilen değerlendirmede, bu iki ülkenin toplam ihracat payının% 70,5 olarak raporlandığı, ancak farklı ürün grupları ve ticaret tanımları nedeniyle bu oranın nihai değerlendirmelerde aynı yıl ve aynı gümrük kodları üzerinden doğrulanması gerektiği belirtildi.

2028 YILI KÜRESEL PİYASADA DÖNÜM NOKTASI OLABİLİR

Küçükbaş hayvancılıkta dikkat çeken gelişmelerin başında Avustralya’nın canlı koyun ihracatına yönelik kararı geliyor.

Avustralya’nın deniz yoluyla canlı koyun ihracatını 1 Mayıs 2028 tarihinden itibaren sona erdirecek olması, özellikle Orta Doğu ve Körfez ülkelerindeki tedarik zincirlerini etkileyebilecek.

Bu gelişmenin Türkiye açısından yeni fırsatlar oluşturabileceğini belirten değerlendirmede, söz konusu pazarın kendiliğinden Türkiye’ye geçeceği düşüncesiyle hareket edilmemesi gerektiği vurgulandı.

İthalatçı ülkelerin başka canlı hayvan tedarikçilerine yönelebileceği, dondurulmuş veya soğutulmuş et ithalatını artırabileceği ya da tüketim ve kesim modellerini değiştirebileceği ifade edildi.

Bu nedenle Türkiye’nin 2028 yılına kadar ihracat pazarlarına yönelik hazırlıklarını tamamlaması, veteriner sağlık protokollerini oluşturması, helal sertifikasyon ve soğuk zincir altyapısını güçlendirmesi gerektiğine dikkat çekildi.

TÜRKİYE’DE KÜÇÜKBAŞ HAYVAN VARLIĞI 57,8 MİLYON BAŞ

Türkiye’nin küçükbaş hayvancılıkta önemli bir hayvan varlığına sahip olduğu belirtilen değerlendirmede, TÜİK verilerine göre 2025 yılı sonunda toplam küçükbaş hayvan sayısının 57 milyon 874 bin başa ulaştığı kaydedildi.

Bu varlığın 46 milyon 689 binini koyunlar, 11 milyon 186 binini ise keçiler oluşturdu.

Ancak toplam hayvan sayısının tek başına üretim gücünü göstermediğine işaret edilen değerlendirmede, anaç dişi hayvan sayısı, kuzu ve oğlakların yaşama oranı, ırk özellikleri, karkas ağırlığı ve işletme verimliliğinin de dikkate alınması gerektiği belirtildi.

2025 yılında Türkiye’de küçükbaş eti üretiminin 559 bin ton olarak gösterildiği değerlendirmede, bunun 468 bin tonunun koyun, 91 bin tonunun ise keçi etinden oluştuğu ifade edildi.

ÜRETİCİNİN MALİYET BASKISI ARTIYOR

Küçükbaş hayvancılıkta üreticilerin karşı karşıya olduğu yem maliyetleri de değerlendirmede önemli yer tuttu.

2023 yılında 51,9 seviyesinde bulunan koyun eti/besi yemi paritesinin 2025 yılında 45,36’ya gerilemesi, üreticinin bir kilogram karkas satış geliriyle satın alabildiği yem miktarının azaldığını ortaya koydu.

Bu durumun üretici ekonomisi açısından önemli bir gösterge olduğuna dikkat çekilirken, işletme kârlılığının yalnızca yem fiyatları üzerinden değerlendirilemeyeceği; mera, kaba yem, işçilik, veterinerlik, enerji, finansman ve hayvan kayıplarının da hesaba katılması gerektiği vurgulandı.

KUZU ETİ FİYATI DANA ETİNİ GERİDE BIRAKTI

Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin 30 Ekim 2026 tarihli fiyat verilerine göre Türkiye ortalamasında yağsız kuzu karkas kesim fiyatı 619,71 TL, yağsız dana karkas kesim fiyatı ise 589,60 TL olarak açıklandı.

Buna göre kuzu karkas fiyatı dana karkas fiyatının yaklaşık% 5,1 üzerinde gerçekleşti.

Bölgesel fiyat farklılıklarının da dikkat çektiği değerlendirmede, Marmara Bölgesi’nde kuzu karkas fiyatının 700 TL, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ise 560 TL seviyesinde olduğu belirtildi.

Kuzu eti ile dana eti arasındaki fiyat farkının tüketimi etkileyebileceği ancak bunun kesin olarak ortaya konulabilmesi için perakende satış fiyatları, hane halkı tüketimi ve gelir gruplarının da incelenmesi gerektiği ifade edildi.

ÜRETİMDE VERİMLİLİK ÖN PLANA ÇIKARILMALI

Buna göre desteklerin yalnızca hayvan sayısına göre değil, kayıtlı anaç dişi hayvan sayısı, doğan ve sütten kesilen kuzu-oğlak miktarı, yavru yaşama gücü ve sürü sağlığı gibi kriterlere göre düzenlenmesi önerildi.

Kuzu ve oğlak kayıplarının azaltılması, mera ıslahının geliştirilmesi, kuraklık ve yem açığına karşı önlemler alınması, çoban ve sürü yöneticiliğinin daha cazip bir meslek haline getirilmesi de öncelikli başlıklar arasında yer aldı.

Ayrıca kesimhanelerin modernizasyonu, karkas standardizasyonu, hayvan refahı, izlenebilirlik ve soğuk zincir altyapısının güçlendirilmesinin hem iç pazar hem de ihracat açısından önem taşıdığı kaydedildi.

KÖRFEZ PAZARLARI İÇİN ŞİMDİDEN HAZIRLIK YAPILMALI

Türkiye’nin 2028 sonrasında ortaya çıkabilecek küresel tedarik değişimlerinden yararlanabilmesi için Körfez ülkelerine yönelik çalışmaların şimdiden başlatılması gerektiği vurgulandı.

Bu kapsamda ülkelerin ithalat şartlarının ayrı ayrı incelenmesi, helal sertifikasyon süreçlerinin tamamlanması, veteriner sağlık protokollerinin hazırlanması ve ihracat yapabilecek tesislerin gerekli onayları alması önerildi.

Canlı hayvan ihracatı ile soğutulmuş karkas ve dondurulmuş et ihracatının maliyet, hayvan refahı, hastalık riski ve katma değer bakımından karşılaştırılması gerektiği de belirtildi.

“ÖNEMLİ OLAN DAHA FAZLA HAYVAN DEĞİL, DAHA VERİMLİ ÜRETİM”

Değerlendirmenin sonuç bölümünde Türkiye’nin küçükbaş hayvancılıktaki en önemli avantajının geniş hayvan varlığı ve farklı coğrafi koşullara uyum sağlayabilen üretim yapısı olduğu ifade edildi.

Buna karşılık bu potansiyelin istikrarlı, kaliteli, standart ve pazarlanabilir et arzına dönüştürülmesi gerektiğine dikkat çekildi.

Önümüzdeki 12 aylık süreçte TÜİK ve sektör verilerinin ortak bir sistemde değerlendirilmesi, seçilmiş illerde anaç sürü ve kuzu-oğlak kayıplarının takip edilmesi, karkas ve yem maliyetlerinin izlenmesi ile Körfez pazarlarına yönelik ihracat hazırlıklarının hızlandırılması öncelikli adımlar olarak sıralandı.

Türkiye’nin küçükbaş hayvancılıkta geleceğinin yalnızca hayvan sayısını artırmakla değil, anaç hayvan başına daha fazla yaşatılmış yavru elde etmek, kaliteli karkas üretmek, birim maliyetleri düşürmek ve güvenilir pazarlar oluşturmakla şekilleneceği vurgulandı.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: kesaninnesesi.com
Haber metni ve görseller kesaninnesesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Tarım
Yayın: 04 Kasım 2026 07:57 · Kaynak: kesaninnesesi.com
Kaynağı Oku ↗