Konya'da dev fabrikası olan patrondan flaş çağrı: Hesap sorun Cumhurbaşkanım!
- Kasım 2026 Pazartesi 10:53 Konya’da 100 işçi çalıştıran şirketin patronu sosyal medyadan fon krizine dair yaptı
Yayınlanma: 02 Kasım 2026 Pazartesi 10:53 Konya’da 100 işçi çalıştıran şirketin patronu sosyal medyadan fon krizine dair yaptı. İş İnsanı İbrahim Güngör, “Bu milletin kaynakları üzerinden haksız kazanç sağlayanlardan hesap sorun Sayın Cumhurbaşkanım” çağrısı yaptı Türkiye’nin ikinci kakao entegre fabrikası olma özelliğini taşıyan BAFURYA Kakao Entegre Tesislerinin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten genç İş İnsanı İbrahim Güngör, fon kriziyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Binbir zorlukla üretmenin mücadelesini verdiklerini, fon krizinin canlarını sıktığını belirten Güngör, üretmek isterken çok büyük zorluklarla karşılaştıklarını ancak buna rağmen Konya’nın Kulu ilçesine dev kakao üretim tesisi kurduklarını hatırlattı. Güngör, yaşadıkları zorluk karşısında birilerinin hiçbir şey üretmeden fon aracılığıyla zengin olmasından duyduğu üzüntüyü ifade etti. Güngör, haksız kazanç sağlayanların üzerine gidilmesinin elzem olduğunu söyledi.
BAFURYA Kakao Fabrikası Kurucu Başkanı Konyalı İş İnsanı İbrahim Güngör, sosyal medya hesabından yaptı. Güngör, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslendi. Güngör, paylaşımında şunları belirtti: “Bugüne kadar şahsınıza ve davanıza olan inancımı, desteğimi bilen bilir, gören görür.
Bugün de aynı noktadayım. İnancımda da desteğimde de zerre kadar bir değişiklik yok. Ben İç Anadolu’da çiftçilik yapan bir babanın beş çocuğundan biriyim. Hayatım boyunca çalışarak, mücadele ederek bir yerlere gelmeye gayret ettim.
Ailemden, eşimden, evladımdan kıstığım zamanı işime verdim. Ülkeme faydam olsun, insanlara ekmek kapısı olayım diye ülkemizin neredeyse yüzde 90 oranında ithalata bağımlı olduğu bir sektörde fabrika kurmaya karar verdim.
Bu kararı verdiğim gün yalnızca benim değil, bütün ailemin mücadelesi başladı. Gecemizi gündüzümüze kattık. Kazandığımızı işimize yatırdık. Varımızı yoğumuzu ortaya koyduk. Böylesine büyük bir yatırımı elbette yalnızca kendi imkânlarımızla tamamlamamız mümkün değildi.
Bir yere kadar tırnaklarımızla kazıyarak geldik. Sonrasında devletimizin halkına, esnafına, sanayicisine destek olmak için kurduğu bankaya yatırım kredisi için başvurduk. Banka sahip olduğumuz ne varsa ipotek altına aldı.
Bütün mal varlığımızın teminat gösterilmesine rağmen ipotek değerimizin ancak yarısı kadar kredi kullandırmayı kabul etti. Onu da binbir zorlukla, yüzde 56 faiz oranıyla verdi. Sayın Cumhurbaşkanım, Ben bir sanayiciyim. Benim işim üretmek.
Benim fabrikamda çalışan insanlar var. Elektriğim, doğal gazım, ham maddem, üretim maliyetim var. Bir de bütün bunların üzerine yüzde 56 faiz yükü var. Yani benim ürettiğim maldan neredeyse yüzde 70 kazanmam gerekiyor ki fabrikamı ayakta tutabileyim.
Hangi sanayici, hangi üretici bu şartlarda ayakta kalabilir? Ama elhamdülillah, bütün zorluklara rağmen fabrikamızı kurduk. Bugün 100’e yakın insanımıza iş kapısı olmaya başladık. Üretiyoruz, ihracat yapıyoruz, ülkemize döviz kazandırıyoruz.
Bunun gururu da bize yeter. Fakat benim asıl içime dokunan mesele başka. Biz ailemizle birlikte bütün varlığımızı ortaya koyup yüzde 56 faizle üretim yapmaya çalışırken, fonlardan ve benzeri yapılardan haksız kazanç sağlayanların, vurgun yapanların hesabı sorulmayacak mı?
Biz bir kişiye daha nasıl iş veririz, bir ton daha nasıl üretiriz diye mücadele ederken, birileri hiçbir şey üretmeden, alın teri dökmeden bu milletin imkânları üzerinden servetlerine servet katıyorsa buna kim dur diyecek? İnsanın zoruna gidiyor Sayın Cumhurbaşkanım.
Hem de çok zoruna gidiyor. Ben bu satırları bir şikâyet ya da suçlama için yazmıyorum. Yıllardır inandığım, desteklediğim davaya olan bağlılığımla, bir Anadolu evladı olarak içimden geçenleri anlatıyorum. Benim, ailemin ve yanımızda çalışan insanların verdiği bu mücadeleden dolayı üzerinizde zerre kadar hakkımız varsa, bu milletin kaynakları üzerinden haksız kazanç sağlayanlardan hesap sorun Sayın Cumhurbaşkanım.
Sorun ki benim gibi Anadolu’nun bir köyünden çıkmış gençler fabrika kurma hayalinden vazgeçmesin. Sorun ki bu ülkenin gençleri çalışarak, üreterek, alın teri dökerek de bir yerlere gelinebildiğini görsün. Sorun ki helalin haramdan, alın terinin haksız kazançtan daha büyük olduğunu herkes görsün.
Ben yine çalışacağım, yine üreteceğim, yine ülkeme yatırım yapacağım. Çünkü ben bu ülkenin evladıyım. Bu topraklara, bu millete karşı sorumluluğum olduğuna inanıyorum. Bütün bu yaşadıklarımıza rağmen şahsınıza ve davamıza olan inancımız tamdır. Allah devletimize, milletimize zeval vermesin.”
Kulu Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) kurulan BAFURYA Kakao Entegre Tesislerinde ilk etapta yıllık 30 bin ton üretimle faaliyete başlanması bekleniyor. Zaman geçtikçe bu kapasitenin 100 bin tona çıkarılması hedefleniyor.
Üretim planında hedeflerin tutturulması durumunda Türkiye’nin kakao ihtiyacının yaklaşık yüzde 25’inin karşılanabileceği öngörülüyor. 100 bin ton ürünü 5 bin TIR taşıyabiliyor. Bu da üretimin ne kadar yüksek olduğunu gözler önüne seriyor. İbrahim Güngör, böylesine büyük bir tesisin yönetim kurulu başkanlığı görevini yürütüyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Siyaset · Bölge: Konya
Yayın: 02 Kasım 2026 07:57 · Kaynak: merhabahaber.com