Bir Cumhuriyet Sabahı… Malatya Valisi Seddar Yavuz ve Bir Milletin Gözyaşı
- Bazen insan bir yazıya nereden başlayacağını bilemez
- Çünkü anlatacağı şey yalnızca bir tarih değildir; içinde bir milletin gözyaşı, anaların duası, cephelerde susan nefesler ve bir daha asla esir yaşamamaya yemin etmiş insanların hikâyesi vardır
Bazen insan bir yazıya nereden başlayacağını bilemez. Çünkü anlatacağı şey yalnızca bir tarih değildir; içinde bir milletin gözyaşı, anaların duası, cephelerde susan nefesler ve bir daha asla esir yaşamamaya yemin etmiş insanların hikâyesi vardır. İşte 29 Ekim, benim için tam da böyle bir gündür.
Yıl 1923. Bu memleketin insanı daha savaşın yaralarını saramamış. Nice evin kapısı, dönmeyen bir evladın yolunu gözlüyor. Nice ana, oğlunun ardından gözyaşı dökmüş. Nice çocuk, babasının yüzünü bir daha göremeden büyümüş.
Anadolu’nun toprağı yorgun, insanı yoksul ama milletin yüreğinde sönmeyen bir ateş var: Bağımsız yaşamak!
Bir düşünün, cephede mermi taşıyan anaları, kağnısına vatanının geleceğini yükleyen nineleri… Soğukta titreyen askerleri, ayağında doğru dürüst ayakkabısı olmadan cepheye yürüyen gençleri… Onlar bu milletin yarınları için kendi yarınlarından vazgeçtiler. Çünkü biliyorlardı ki vatan giderse yalnızca toprak kaybedilmez; insanın adı, onuru, özgürlüğü de elinden alınır.
Ve bir gün, o büyük mücadele zaferle taçlandı. 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi.
O gün yalnızca yeni bir devlet kurulmadı. Bu millet, kendi geleceği hakkında söz söyleme hakkını eline aldı. Cumhuriyet, egemenliğin millete ait olduğunu ilan etti; özgürlük ve eşit yurttaşlık yolunda yeni bir dönemin kapısını açtı.
Şimdi kendimize bir soru soralım: Bugün özgürce konuşabiliyorsak, çocuklarımızın geleceği için hayal kurabiliyorsak, bu topraklarda kendi irademizle yaşayabiliyorsak, bütün bunların kıymetini gerçekten biliyor muyuz?
Cumhuriyet, yılda bir gün bayrak asıp törenlere katılmaktan ibaret değildir. Cumhuriyet; haksızlık karşısında susmamaktır. Çocuklarımızın umutla büyümesi, gençlerimizin geleceğe güvenle bakması, her vatandaşın hukuk karşısında eşit olmasıdır.
Cumhuriyet bize hazır bir hayat sunmadı; kendi hayatımızı özgürce kurabilmemiz için bir kapı açtı. O kapıyı korumak ve gelecek kuşaklara daha güçlü bırakmak hepimizin sorumluluğudur.
Malatya’da da Cumhuriyet Bayramı’nın ayrı bir heyecanı var. Bu şehir, zor zamanlarda dayanışmanın ve yeniden ayağa kalkmanın ne demek olduğunu iyi bilir. Depremin acısını yaşamış Malatyalılar olarak umudun, birlik olmanın ve yeniden başlamanın değerini yüreğimizde hissediyoruz.
Malatya Valisi Seddar Yavuz’un Cumhuriyet Bayramı kutlamalarına ve resmî törenlere gösterdiği özen, millî değerlerimizin yaşatılması bakımından önem taşıyor. Valimizin bu anlamlı günlere verdiği değer, Cumhuriyet coşkusunun şehir genelinde hissedilmesine ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunuyor. Çünkü Cumhuriyet’e sahip çıkmak, bu ülkenin ortak tarihine ve geleceğine sahip çıkmaktır.
Ben 45 yıllık gazetecilik hayatımda nice olay gördüm, nice insanın hikâyesini dinledim. Şunu öğrendim: Bir milletin en büyük zenginliği, ortak değerlerine duyduğu saygı ve geleceğine olan inancıdır. Cumhuriyet’i korumak, yalnızca geçmişe saygı değil, yarınlara karşı da sorumluluktur.
Malatya’nın geleceğine umutla bakarken, şehrimizi yönetenlerin bu ortak değerlere gösterdiği hassasiyeti de önemsiyorum. Vali Seddar Yavuz’un millî bayramların ruhunu yaşatmaya yönelik yaklaşımı, devletimizin tarihî mirasına verilen önemin bir göstergesidir.
Bu hassasiyetin, gençlerimizin Cumhuriyet bilinciyle yetişmesine katkı sağlamasını diliyorum.
29 Ekim sabahı bir çocuğun eline Türk bayrağı verin. O bayrağı nasıl gururla salladığına bakın. Belki tarihin bütün ayrıntılarını bilmiyordur ama gözlerindeki sevinç bize bir şey söylüyordur: Bu ülkenin yarını hâlâ umut doludur.
İşte o çocuğun yüzündeki gülümseme için Cumhuriyet’i korumalıyız. Şehitlerimizin hatırası, gazilerimizin fedakârlığı ve gelecek kuşakların özgür yaşama hakkı için…
Bu vesileyle Cumhuriyet Bayramı’nın Malatya’da birlik ve beraberlik duygularını daha da güçlendirmesini diliyor; Vali Seddar Yavuz başta olmak üzere, bu anlamlı günün yaşatılmasına katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.
Belki o zaman boğazımız düğümlenir, gözlerimiz dolar. İşte o an, Cumhuriyet’in ne demek olduğunu biraz daha iyi anlarız.
Cumhuriyet, geçmişten kalan bir hatıra değil; her sabah yeniden sahip çıkmamız gereken bir emanettir.
Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları vatan yapan bütün kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın özgürlük! Yaşasın, geleceğine umutla bakan güzel Türkiye’m!
Remzi Hayta Gazeteci – Malatya Flaş Haber
Beni yeni yazılarda e-posta ile bilgilendir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset · Bölge: Malatya/Akçadağ
Yayın: 28 Ekim 2026 08:56 · Kaynak: malatyaflashaber.com