Putin'den Arktik'te ABD ile işbirliği mesajı
- Rusya Devlet Başkanı Putin'den Arktik bölgesi için ABD ile işbirliği mesajı geldi
- Orta Doğu'daki gerilim nedeniyle geleneksel tedarik zincirlerinin bozulduğunu söyleyen Putin, ortak mekanizma önerisinde bulundu
Dünyanın büyük güçlerinin yeni ticaret yolları ve doğal kaynaklar için yeni saha arayışları bir bölgede toplandı: Arktik. Kuzey Kutup Dairesi’nin üstünde kalan Arktik bölgesi, özellikle iklim değişikliği sonrasında kritik bir anlam kazanmaya başladı.
Buzullar eridikçe, bölgeye erişim kolaylaştı. Erişim kolaylaştıkça da kaynaklar, deniz yolları ve askeri kontrol daha önemli hale geldi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Arktik'e ilişkin son açıklamaları işte bu sebeple önem teşkil ediyor. Çünkü Putin, ezeli rakibi ABD ile Arktik'te enerji işbirliğini değerlendirdiklerini açıkladı.
Putin, Moskova'da düzenlenen Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu'nun (GECF) 8. Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, küresel doğal gaz piyasasındaki gelişmeleri ve Rusya'nın enerji sektöründeki önceliklerini değerlendirdi. Rusya'nın doğal gaz rezervlerinde dünyada birinci, üretiminde ise ikinci sırada bulunduğunu belirten Putin, ülkesinin enerji sektöründe teknolojik bağımsızlığını güçlendirmeye devam ettiğini ifade etti.
Arktik bölgesinde zorlu koşullarda kullanılabilen yerli sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) teknolojileri geliştirdiklerini anlatan Putin, doğal gaz sahalarının dijital modellemesi ve sismik araştırmalarda da ilerleme kaydettiklerini kaydetti. Putin, Arktik'teki enerji projelerine ilişkin, "Kısa süre öncesine kadar Avrupa'dan ortaklarımız da sahalarımızda bizimle birlikte çalışıyordu.
Çinli ortaklarımız çalışmaya devam ediyor. Şimdi de Amerikalı ortaklarımızla ortak çalışma olasılığını değerlendiriyoruz." dedi. Rusya'nın doğal gaz alanında teknolojik işbirliğine ve geliştirdiği teknolojileri diğer ülkelerle paylaşmaya açık olduğunu vurgulayan Putin, GECF bünyesinde bu yöndeki çalışmaların geliştirilmesini önerdi.
Rusya'dan ortak mekanizma önerisi
Küresel doğal gaz piyasasının ciddi belirsizliklerle karşı karşıya bulunduğunu belirten Putin, Orta Doğu'daki gerilim nedeniyle geleneksel tedarik zincirlerinin bozulduğunu ve piyasadan kısa sürede büyük miktarda doğal gaz arzının çekildiğini söyledi. Putin, yaşanan gelişmelerin fiyatlarda sert dalgalanmalara yol açtığını ve birçok yatırım projesinin ertelendiğini ya da iptal edildiğini aktardı.
Petrol piyasasında OPEC+ kapsamında yürütülen işbirliğine işaret eden Putin, doğal gaz sektöründe de benzer amaçlarla ancak sektörün özelliklerine uygun bir koordinasyon mekanizması oluşturulması gerektiğini belirtti. Putin, "Dünya doğal gaz piyasasında yaşanan kritik ve kriz durumlarına ilişkin forum kapsamında istişarelerin genişletilmesini öneriyoruz.
Böylece doğal gaz altyapısına yönelik fiziksel tehditler dahil riskleri zamanında değerlendirebilir ve sevkiyatlara ilişkin yaklaşımları koordine edebiliriz." ifadelerini kullandı.
Rusya'nın küresel doğal gaz piyasasından dışlanmasına yönelik girişimleri de eleştiren Putin, Avrupa ülkelerinin Rus enerji kaynaklarından vazgeçerek kendi sanayilerine ve sosyal alanlarına zarar verdiğini savundu. GECF ülkelerinin küresel doğal gaz rezervlerinin yüzde 70'ine ve ihracatının yaklaşık yüzde 40'ına sahip olduğunu belirten Putin, doğal gazın küresel enerji dengesindeki payının dörtte bire ulaştığını kaydetti.
Putin, küresel doğal gaz tüketiminin geçen yıl yüzde 1,2 artışla 4,2 trilyon metreküpe ulaştığını, yüzyılın ortalarında ise 5,5 trilyon metreküpe yükselmesinin beklendiğini bildirdi. Uluslararası doğal gaz ticaretinin de yaklaşık 1,5 kat artarak 1,7 trilyon metreküpe ulaşacağını belirten Putin, LNG'nin küresel doğal gaz ticaretindeki payının yaklaşık yüzde 50'ye çıktığını söyledi.
Putin, artan talebin karşılanması için yeni sahaların geliştirilmesi, LNG altyapısının genişletilmesi ve uzun vadeli sözleşmelere dayalı yatırımların artırılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Arktik bölgesinin jeopolitiği
Arktik bölgesinde 90 milyar varil petrol, 48 trilyon metre küp (1,699 trillion cubic feet) doğalgaz ve 44 milyar varil doğalgaz sıvısı olduğu tespit edilmiş durumda. Bölgeyi jeopolitik açıdan önemli kılan ikinci unsur ise buzulların erimesiyle Avrupa-Asya arasında yeni deniz yollarının ortaya çıkması.
Rusya için, okyanus kıyılarının yüzde 65’ine sahip olduğu Arktik bölgesi hayati önem arz ediyor. Bölgede bulunan kaynakların yaklaşık yüzde 80’i Rusya’ya ait bölgede bulunuyor. ABD ise 1867 yılında satın aldığı Alaska sayesinde Arktik bölgesine kıyıdaşı olmuştu.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 27 Ekim 2026 12:37 · Kaynak: cgtnturk.com