Otizmde erken tanı uyarısı: Anne karnındaki süreç önemli
- Otizmin nedenlerine ilişkin anne karnındaki gelişim sürecine dikkat çeken Prof
- Recep Keşli, genetik ve çevresel faktörlerin bu dönemde etkili olabildiğini belirterek erken tanı ve müdahalenin önemine vurgu yaptı
Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Recep Keşli, Diyarbakır’da bulunan Aba Otizm ve Eğitim Merkezi’nde aileler ve eğitmenlerle bir araya geldi. Otizmin nedenleri, risk faktörleri ve tanı süreçleri üzerine konuşan Keşli, katılımcıların sorularını yanıtladı.
Amida Haber’e konuşan Keşli, otizmin görülme sıklığında artış yaşandığını belirterek, bu artışta hem farkındalığın yükselmesinin hem de gerçek sıklıktaki değişimin etkili olduğunu söyledi. Otizmin görülme sıklığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Keşli, “Dünyadaki veriler, CDC’nin verileri hem görülme sıklığında gerçek anlamda bir artış olduğunu hem de farkındalık arttığı için tanı süreçlerinde daha önce atlanan vakaların doğru tanılanabilir hale geldiğini gösteriyor.
İki faktör de etkili ancak gerçek anlamda sıklığında artış var. Şu anda yüzde 3,5 gibi bir oran bildirildi en son çalışmada.” dedi.
Otizmin nedenlerine ilişkin konuşan Keşli, genetik, çevresel ve epigenetik faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Otizmin nedenlerinde üç ana başlık var: Genetik, çevresel faktörler ve epigenetik. Bunların üçü de birbiriyle etkileşim halinde.
Ancak rahim içi dönem çok etkili. Bu dönemde pek çok faktör rol oynuyor. Genetik eğilimler, genlerdeki mutasyonlar ve bazı genetik sorunlar da etkili” dedi.
Otizmin erken tanısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Keşli, henüz anne karnında kesin tanı koymayı sağlayan bir yöntemin geliştirilmediğini söyleyerek “Şu anda dünyada otizmin rahim içi dönemde tanısını sağlayan bir yöntem henüz geliştirilmedi. Ancak erken tanı konusunda hekimlerin hassasiyeti arttı.
Ayrıca ileride otizm görülme riskini önceden belirlemeye yönelik araştırmalar yapıldı. Fakat bütün risk faktörlerini bir araya getiren kapsamlı bir test henüz tanımlanmadı” ifadelerini kullandı.
Otizm tanısı alan çocukların ailelerinin farklı duygusal süreçlerden geçebildiğini belirten Keşli, tanının ardından doğru adımların atılmasının önemine dikkat çekerek, “Tanı konulduktan sonra aileleri bekleyen 2-3 aşama var. Önce ret(inkar) aşaması, depresyon aşaması, sonra kabul aşaması… Böyle bir durumla karşılaştıklarında ailelerin bunu olgunlukla karşılaması ve çocuklardaki bulguların hafifletilmesi, azaltılması, hatta iyileştirilmesi için neler yapılabileceğine odaklanması çok önemli.
Erken tanı ve doğru müdahaleler çok önemli. Bunun için vakit kaybetmemeleri gerekiyor. Bilimsel doğrulara dayalı yöntemlerin uygulanması büyük önem taşıyor” dedi.
Otizm üzerine deneysel çalışmalar gerçekleştirdiğini belirten Keşli, bu alandaki araştırmalarının devam ettiğini söyledi. Keşli, “Otizm üzerine yedi farklı deneysel model çalışması yaptım. Bu çalışmalardan doktora ve yüksek lisans tezleri ile bilimsel yayınlar da çıktı.
Ayrıca otizmli çocukların tıbbi açıdan takip edilmesi ve değerlendirilmesi gereken birçok konu var. Bu alanlardaki incelemelerimize devam ediyoruz” diye konuştu.
Otizmli çocukların destek süreçlerinde eğitsel ve tıbbi yaklaşımların birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Keşli, “Tanı konulduktan sonra davranışsal sorunların hafifletilmesi için doğru eğitsel yöntemlerle birlikte doğru tıbbi metotların uygulanması kritik öneme sahip” ifadelerini kullandı.
Genetik araştırmalardaki gelişmelere de değinen Keşli, bazı genetik temelli sendromik durumlarda gen düzenleme yöntemlerinin araştırıldığını belirtti. Keşli, “Genetik mutasyonun bulunduğu ve sendromik bir durumun söz konusu olduğu bazı vakalarda gen düzenleme ve baz düzenleme gibi yöntemler üzerinde çalışılıyor.
Bu yöntemlerin gelecekte otizmle ilişkili bazı genetik durumlarda da uygulanması söz konusu olabilir” dedi.
Otizmli çocuğa damar yolu açılamadı: Şemdinli'de hastane karıştı
Ailelere çağrıda bulunan Keşli, otizm tanısının ardından umutsuzluğa kapılmadan uzman desteğine başvurulması gerektiğini belirterek, “Otizm, sıklığı artan önemli bir problem ancak tedavi edilemez bir durum değildir. Ailelerin umutsuzluğa düşmeden doğru yöntemlerle ve doğru adımlarla ilerlemesi gerekiyor.
Erken tanı ve erken müdahale için gecikmeden harekete geçmelerinde mutlaka fayda var” ifadelerini kullandı.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Genel · Bölge: Diyarbakır
Yayın: 28 Ekim 2026 07:40 · Kaynak: amidahaber.com