Ankara çöplerini eskiden nereye döküyordu? Başkentin unutulan çevre tarihi
- Ankara’nın çöp tarihi yalnızca bugün “Mamak Çöplüğü” diye bilinen alandan ibaret değil
- Akademik çalışmalar, başkentin atıklarının Tuzluçayır’dan Natoyolu’na, kısa süreliğine Güvercinlik’e ve yeniden Mamak’ın doğusuna uzanan farklı sahalara taşındığını gösteriyor
Ankara büyürken geride bıraktığı çöpler de kentin çeperlerinde yer değiştirdi. Bugün başkentin çöp geçmişi denildiğinde akla ilk olarak Mamak geliyor ancak akademik çalışmalar Ankara’nın atıklarının Cumhuriyet’in ilk dönemlerinden itibaren aynı noktaya dökülmediğini ortaya koyuyor.
Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi tarafından 2006 yılında yayımlanan bir çalışmada, ilçe belediyelerinin temizlik birimlerinden alınan tahmini bilgilere dayanılarak başkentin çöplerinin 1923-1969 arasında Tuzluçayır’a, 1969-1980 arasında Natoyolu üzerinde bugünkü Ege Mahallesi çevresine, 1981-1983 arasında Eskişehir Yolu üzerindeki Güvercinlik mevkiine götürüldüğü belirtiliyor. Çalışmaya göre 1983 sonrasında yeniden Ege Mahallesi’nin ilerisine, Mamak-İmrahor vadileri çevresindeki alana dönüldü.
Bu kronoloji, Ankara’nın çevre tarihinin önemli bir bölümünün bugünkü yerleşimlerin altında ve çevresinde kaldığını gösteriyor. Ancak farklı bilimsel ve mesleki kaynaklarda geçiş yılları konusunda birkaç yıllık farklılıklar bulunuyor.
Bir başka çalışma Ankara’da kentsel atıkların 1960-1979 arasında Tuzluçayır’da, 1979’dan itibaren ise eski alanın güneydoğusundaki Natoyolu bölgesinde depolandığını kaydediyor. 1995 yılında İnşaat Mühendisleri Odası Ankara Şubesinde yapılan bir sunumda da Natoyolu sahasına 1979’dan beri atık götürüldüğü belirtiliyordu.
Dolayısıyla kesin yıllar konusunda kaynaklar arasında farklılık olsa da ortak tablo değişmiyor: Ankara’nın doğusundaki Tuzluçayır, Ege Mahallesi ve Natoyolu-Mamak hattı onlarca yıl boyunca başkentin atık yükünü taşıdı. İLK ÇÖPLÜKLERDEN BİRİ YERLEŞİM ALANININ ALTINDA KALDIMamak’taki eski çöp alanlarının kent açısından bıraktığı miras yalnızca kötü koku değildi.
Danıştay kararlarına yansıyan belgelerde, Ankara’nın ilk katı atık alanı olarak tanımlanan Kartaltepe Çöp Alanı’nın daha sonra konut ve okul alanlarıyla iç içe kaldığı görülüyor. Yargı dosyasındaki bilgilere göre bölge için 1956’da yapılan parselasyonla üç katlı konut ve okul kullanımları öngörülmüş, ilerleyen yıllarda eski çöp dolgularının yarattığı zemin riskleri yeniden gündeme gelmişti.
2011’de yapılan sondaj çalışmalarında bazı kesimlerde 15 metreye ulaşan çöp dolgusu tespit edildiği de mahkeme kayıtlarına yansıdı. Bu durum, Ankara’nın çevre tarihinde eski çöplüklerin yalnızca geçmişte kalmış alanlar olmadığını; şehir genişledikçe imar, zemin güvenliği ve arazi kullanımının da konusu haline geldiğini gösteriyor.
ÇÖPLER VADİYE DOĞRU İTİLİYORDUBugünkü düzenli depolama yöntemleriyle kıyaslandığında eski sistem oldukça farklıydı. Ankara Üniversitesi’nin Tuzluçayır-Mamak sahasına ilişkin çalışmasında çöplerin geri kazanılabilir bölümleri ayrıldıktan sonra araziye serildiği, sıkıştırıldığı ve yamaçlardan aşağıya doğru itildiği belirtiliyor.
Araştırmacılar bu yöntemi “düzensiz depolama” olarak nitelendirirken sahadan çıkan sızıntı sularının küçük dereler aracılığıyla İmrahor Vadisi taban suyuna karıştığını kaydediyordu.1995 tarihli İnşaat Mühendisleri Odası kaynağında da Natoyolu sahasının çevre ve insan sağlığı açısından risk oluşturduğu; rüzgâr ve hayvanlarla taşınan atıkların kirliliği daha geniş bir alana yaydığı uyarısı yapılıyordu. Böylece Ankara’nın yıllarca uyguladığı yöntem, bugünkü anlamda tabanı yalıtılmış, sızıntı suyu toplanan ve depo gazı kontrol edilen düzenli depolamadan çok, kentin dışındaki uygun görülen boşlukların çöple doldurulmasına dayanıyordu.
MAMAK NEDEN ONLARCA YIL KAPATILAMADI?Mamak sahasının kapatılması düşüncesi yeni değil. TBMM kayıtlarına göre 1991’de yeni bir depolama alanı oluşturulmasına yönelik çalışmalar başlamış, Sincan-Çadırtepe’de yaklaşık 400 hektarlık bir saha için altyapı hazırlıkları yürütülmüştü.2000 yılında alınan kararla Mamak Çöplüğü’nün kapatılması ve atıkların Çadırtepe’ye yönlendirilmesi öngörüldü ancak Yenikent Belediyesi’nin açtığı dava sonrasında kararın uygulanması yargı sürecine takıldı.2002’de “Ankara Katı Atık Yönetim Projesi” ihale edildi.
Sonraki yıllarda Mamak’taki eski atık kütlesinden çıkan metanın toplanması, elektrik üretimi, geri kazanım ve alanın rehabilitasyonu gibi uygulamalar devreye girdi. Ankara Büyükşehir Belediyesi 2010 tarihli açıklamasında eski sahadaki metan riskinin kontrol altına alınması ve atığın enerji hammaddesi olarak değerlendirilmesine yönelik tesisleri duyurdu.
ANKARA BUGÜN ÇÖPÜNÜ NEREYE GÖTÜRÜYOR?Çöp tarihinin bugüne uzanan en dikkat çekici kısmı ise Mamak’tan çıkış sürecinin hâlâ resmî belgelerde izlenebilmesi. Ankara Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 2024 Yılı Çevre Durum Raporu, Ankara’da günde ortalama 5 bin 500 ton belediye atığı oluştuğunu ve 2024 boyunca toplam 2 milyon 13 bin 674,5 ton katı atığın bertaraf edildiğini bildiriyor.
Rapora göre Mamak Katı Atık Alanı’nın kapatma çalışmalarına 2024’te başlandı ve işlemlerin 2025 yılında tamamlanması öngörüldü. Kapatmanın ardından atıkların yalnızca Sincan-Çadırtepe Entegre Düzenli Depolama ve Bertaraf Tesisi’nde işlenmesi planlandı.
Ancak Ankara Büyükşehir Belediyesinin 2026 yılı Evsel Katı Atık Tarife Raporu, transfer istasyonlarında toplanan atıkların hâlen “Sincan Çadırtepe Entegre Katı Atık Tesisi ve Mamak Katı Atık Alanına” taşındığını belirtiyor. Bu iki resmî belgenin birlikte okunması önemli bir soruyu açık bırakıyor: 2025’te tamamlanması öngörülen Mamak kapatma süreci hangi aşamada?2026 belgesi, Mamak’ta mutlaka eski yöntemle “çöp dökümünün” sürdüğü anlamına gelmiyor; burada geri kazanım, aktarma veya mevcut atığın işlenmesi gibi faaliyetler de söz konusu olabilir.
Fakat kamuya açık belgeler Mamak’ın artık sisteme tamamen kapatılıp kapatılmadığını tek başına netleştirmiyor. BİR KENTİN BÜYÜME TARİHİ AYNI ZAMANDA ÇÖPÜNÜN TARİHİAnkara’nın yaklaşık bir asırlık çöp hikâyesi, kentin sınırlarının nasıl değiştiğini de gösteriyor.
Bir dönem “şehir dışı” sayılan Tuzluçayır ve Mamak çevresindeki alanlar, hızlı nüfus artışıyla yerleşim bölgelerinin içinde kaldı. Bu nedenle başkentin eski çöplükleri yalnızca belediyecilik tarihinin değil; gecekondu gelişiminin, imar kararlarının, toprak ve su kirliliğinin, zemin güvenliğinin ve kentte çevresel yükün hangi bölgelere bırakıldığının da bir parçası.
Bugün Ankara’nın çöpü büyük ölçüde transfer istasyonları ve entegre bertaraf tesislerinden oluşan çok daha farklı bir sistem içinde yönetiliyor. Ancak Tuzluçayır’dan Natoyolu’na ve Mamak’a uzanan eski depolama alanları, kentin toprağında ve planlama belgelerinde varlığını sürdürmeye devam ediyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat · Bölge: Ankara/Mamak
Yayın: 04 Kasım 2026 13:29 · Kaynak: yeniankara.com.tr