Ahmet Şık’tan Fatih Altaylı’ya sert yanıt: Ya okuduğunu anlamıyor ya da hapishane travması iz bırakmış
- Ahmet Şık, Fatih Altaylı’ya seslenerek, "Altaylı’nın ismini vermediği kişi Abdullah Adır’dır diye bir iddiada bulunmadım
- Ancak Altaylı ya okuduğunu anlamıyor ya da kısa hapishane deneyiminin travması kendinde hayli iz bırakmış olmalı" dedi
Ahmet Şık, Fatih Altaylı’ya seslenerek, "Altaylı’nın ismini vermediği kişi Abdullah Adır’dır diye bir iddiada bulunmadım. Ancak Altaylı ya okuduğunu anlamıyor ya da kısa hapishane deneyiminin travması kendinde hayli iz bırakmış olmalı" dedi.
Paylaş Paylaş WhatsApp Kopyala Kısa Dalga - Gazeteci Fatih Altaylı, köşe yazısında tanıdığı bir iş insanının, Türkiye Futbol Federasyonu üyeliği bulunan bir hukukçu tarafından borsa üzerinden 300 milyon liralık bir işleme dahil edilmek istendiğini belirtmişti. Altaylı, teklifin birleşme yöntemiyle halka açılma ve Tera Yatırım üzerinden 300 milyon TL toplama planını içerdiğini ancak iş insanının rapor ücretini ödememesi üzerine sürecin akamete uğradığını söylemişti.
Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Altaylı'nın iddiasını alıntılayarak, "Kimdir bu'hukukçu' TFF üyesi diye merak ediyor musunuz acaba? TFF Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu üyesi olan avukatınız Abdullah Adır’a da sorabilirsiniz, belki bir şeyler duymuştur" demişti.
Ahmet Şık, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in X hesabını da etiketledi.
Fatih Altaylı da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Ahmet Şık’ın bugünkü yazımdan yola çıkarak verdiği ismin konu ile alakası bile yok. Kendisini tanımıyorum ve adını da ilk defa duyuyorum. Konunun, adını ilk kez duyduğum Abdullah Adır ile ilgisi yok.
Şık, keşke kafasından isim uydurmadan önce beni arasaydı. Yazımda geçen kişi TFF yönetim kurulunda yer alıyordu" dedi.
Ahmet Şık, bunun üzerine bir daha yaparak, "Fatih Altaylı’nın yazdıklarına bir yanıt verelim de en azından bir köşeye not düşülmüş olsun" dedi.
"Öncelikle belirtmeliyim ki Fatih Altaylı'ya ortak bir arkadaşımız vasıtasıyla ulaşmaya çalışıp yazısında kastedilen kişinin kim olduğunu sormaya çalıştım. Ancak arkadaşım Altaylı'nın telefon aramasına dönüş yapmadığını söyledi. Altaylı yazısında uçakta olduğunu belirtmiş, muhtemelen aramayı fark etmemiş olabilir.
Altaylı’nın yazısındaki iddiasından yola çıkarak yaptığım paylaşımda TFF’nin yönetiminde Adalet Bakanı Akın Gürlek’in avukatı Abdullah Adır’ın da olduğunu, yazıda iddia edilen suç isnadıyla ilgili bakanın avukatından bilgi alabileceğini söyledim. Yani Altaylı’nın ismini vermediği kişi Abdullah Adır’dır diye bir iddiada bulunmadım.
Ancak Altaylı ya okuduğunu anlamıyor ya da kısa hapishane deneyiminin travması kendinde hayli iz bırakmış olmalı."
"Şimdi gelelim konunun önemli kısmına" diyen Ahmet Şık, şöyle devam etti:
"Bir süre öncesine kadar Akın Gürlek’in gayrı resmi olarak basından sorumlu danışmanlığını yaparken çok yukarıdan gelen bir emirle kovulan Furkan Torlak’ın troller, iktidar yandaşı olanlar ile muhalif pazarından satın aldıkları medya mensuplarının da dahil olduğu bir manipülasyon çetesi kurduğunu daha önce yazmıştık. Çeşitli adliyelerde görev yapan bazı hakim savcılar da bu suç ağının içinde ve görevleri kendilerinin iletişimde olduğu bazı isimlere talimatları iletmek.
Altaylı’nın yazısıyla ilgili yapmamın ardından geç bir saatte bir gazeteci arkadaşım aradı. Ve Çağlayan Adliyesi’nde görevli, ismi şimdilik bizde saklı bir yargı mensubunun bazı gazetecileri ve trolleri aradığını, “Fatih Altaylı birazdan Ahmet Şık’ın paylaşımıyla ilgili açıklama yapacak.
Siz de ‘Fatih Altaylı Ahmet Şık’ı yalanladı’ diye yapın” diye talimat verdiğini aktardı. Aynı gece ve ertesi gün de sürdürülerek talimatın gereği yerine getirildi.
Furkan Torlak Adalet Bakanlığı'ndan kovulsa da kurduğu sistem işletilmeye devam ediyor. Bu arada yeri gelmişken Gürlek’e anımsatalım. Danışmanlık görevi verdiğiniz Furkan Torlak’ı kovmak zorunda kalmanıza neden olan istihbarat bilgi notunda dile getirilenler başka birisi için söylense şimdi “casusluk” suçlamasıyla hapiste olurdu.
Ekrem İmamoğlu ve Merdan Yanardağ’ın kolpa bir suçlamayla casusluktan yargılandığı bir düzende hakkındaki istihbarat notuna rağmen Torlak’ı özel kılan nedir?
Akın Gürlek’ten önceki adalet bakanları ve başsavcılık görevlerinde bulunanlar da hukuku katleden bir dolu suça imza atmıştı. Ama kulağımıza çalınanlardan bazı talimatlara direnç gösterenler ya da istenilenleri zamana yayarak ertelemeye çalışanları biliyoruz. Akın Gürlek hukuksuzluk çıtasını başka bir eşiğe taşıyan isim oldu.
Gürlek’ten öncekiler AKP’nin hukukunu temsil ediyorlardı, Gürlek ise AKP’nin hukuksuzluğunun simgesi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Genel · Bölge: İstanbul/Fatih
Yayın: 05 Kasım 2026 12:11 · Kaynak: kisadalga.net