Habermetrik
← Ana Sayfa
22 Ekim 2026 16:24
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Gümüşhane’nin Sembol Meyvesi Potansiyeline Rağmen Beklenen İlgiyi Göremiyor

Gümüşhane’nin Sembol Meyvesi Potansiyeline Rağmen Beklenen İlgiyi Göremiyor
Görsel kaynağı: gumuskoza.com.tr

Orman Genel Müdürlüğü (OGM) verilerine göre kuşburnu, 2025 yılında Türkiye ekonomisine yaklaşık 75 milyon TL katkı sağladı. Gümüşhane’nin dağlarınd...

Orman Genel Müdürlüğü (OGM) verilerine göre kuşburnu, 2025 yılında Türkiye ekonomisine yaklaşık 75 milyon TL katkı sağladı. Gümüşhane’nin dağlarında ve kırsal alanlarında doğal olarak yetişen, şehrin sembol meyvelerinden biri olan kuşburnu ise sahip olduğu ekonomik potansiyele rağmen yeterince değerlendirilemiyor. Gümüşhane’de içecek sektörünün mimarı olarak bilinen Kimyager ve iş insanı Nadir Özer Kaya, doğru bir üretim ve toplama modeliyle kuşburnunun şehir ekonomisine en az 150 milyon dolarlık potansiyel sunabileceğini belirterek yetkililere ve vatandaşlara çağrıda bulundu.

Türkiye Ekonomisine 75 Milyon TL Katkı Sağladı

Orman Genel Müdürlüğünün açıkladığı verilere göre, doğal olarak yetişen kuşburnu ve kızılcık, 2025 yılında Türkiye ekonomisine toplam 225 milyon TL katkı sundu. Bu katkının yaklaşık 150 milyon TL’si kızılcıktan, 75 milyon TL’si ise kuşburnundan elde edildi.

Türkiye ormanlarında yaklaşık 14 bin 800 hektarlık alanda bulunan kuşburnu; Amasya, Erzurum, Erzincan, Çorum, Gümüşhane, Tokat, Sivas ve Kastamonu başta olmak üzere birçok ilde yetişiyor. Ağustos ayının son haftasından ekim ayının ortalarına kadar hasat edilen meyve, başta marmelat, reçel ve içecek üretimi olmak üzere farklı alanlarda değerlendiriliyor.

“Gümüşhane’nin En Verimsiz Arazisinde Bile Büyük Bir Potansiyel Var”

Nadir Özer Kaya, kuşburnunun şehir ekonomisi açısından taşıdığı önemin Gümüşhane’de yeterince anlaşılamadığını ifade ederek Kuşburnunun bakım maliyetlerinin son derece düşük doğru bir üretim ve toplama organizasyonuyla Gümüşhane’nin önemli bir gelir kaynağına dönüşebileceğini dile getirdi.

Gümüşhane’nin mevcut doğal kaynaklarını yeterince değerlendiremediğini belirten Kaya, kuşburnunun ekonomik potansiyelinin çok daha büyük olduğuna dikkat çekerek, “Bizim Gümüşhane’de mevcut potansiyelin hiçbirinden istifade edemiyoruz. En az 150 milyon dolar Gümüşhane’nin en verimsiz arazisini bile hesaba kattığımız zaman potansiyeli var” dedi.

Kaya’nın değerlendirmesine göre, kuşburnunun yalnızca kendiliğinden yetiştiği alanlarda toplanmasıyla yetinilmemesi, üretimin planlı bir şekilde yaygınlaştırılması gerekiyor. Orman işletmelerinin vatandaşlarla ve köylülerle iş birliği yaparak fidan üretmesi, fidanları dağıtması ve yeni alanlarda dikimi teşvik etmesi halinde kuşburnu, kırsal kesim için düzenli bir gelir kapısına dönüşebilir.

Verimi Artırmanın Yolu Doğru Budamadan Geçiyor

Kuşburnunun ekonomik değerinin artırılması için mevcut bitkilerin ıslah edilmesi gerektiğini belirten Kaya, yıllardır bakımsız kalan, dikenleşen ve verimi düşen kuşburnu ocaklarının doğru yöntemlerle budanmasının önemini vurguladı.

Kaya, yaşlanmış ve kurumuş dalların kök seviyesinden kesilerek yenilenmesinin ardından bitkinin daha verimli hale geldiğini savunarak, bu uygulamanın planlı bir plantasyon modeliyle yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.

Kuşburnunun bugün dağınık ve bakımsız alanlarda yetişmesi, hasat sürecini de zorlaştırıyor. Vatandaşlar meyve toplamak için dağlarda uzun mesafeler yürümek, dikenli çalıların arasında ilerlemek ve sınırlı miktarda ürün toplamak zorunda kalıyor. Kaya’ya göre, bitkilerin düzenli budanarak erişilebilir ve kolay toplanabilir hale getirilmesi, hem iş gücü verimliliğini hem de üreticinin kazancını artırabilir.

Şili’den örnek veren Kaya, burada bir kişinin günde 100 kilogram kuşburnu toplayabildiğini belirterek, Gümüşhane’deki toplama yöntemleriyle uluslararası piyasada rekabet etmenin zorlaştığını dile getirdi.

Kaya, Türkiye’deki toplama miktarlarının düşük kalmasının hem ürünü toplayan vatandaşın hem de alım yapan işletmelerin kazancını sınırladığına işaret etti. Ona göre, üretim alanlarının düzenlenmesi ve toplamanın kolaylaştırılmasıyla aynı emek karşılığında çok daha fazla ürün elde etmek mümkün olabilir.

Kuşburnunun en önemli avantajlarından birinin düşük bakım ihtiyacı olduğunu vurgulayan Kaya, bitkinin geleneksel tarım ürünlerine kıyasla önemli kolaylıklar sunduğunu belirtti.

Kuşburnu yetiştiriciliğinde yoğun sürüm, mazot, ilaç ve gübre kullanımına ihtiyaç duyulmamasının üretim maliyetlerini düşürdüğünü ifade eden Kaya, ürünün doğal yapısının da önemli bir avantaj oluşturduğunu söyledi.

Kaya, kuşburnunun asidik yapısı nedeniyle aflatoksin oluşumu bakımından düşük risk taşıdığını ve üretiminde pestisit kullanımına ihtiyaç duyulmadığını belirterek, özellikle doğal ürünlere yönelen uluslararası pazarın Gümüşhane için önemli fırsatlar barındırdığını dile getirdi. Bununla birlikte, ürünün gıda güvenliği ve ihracat şartlarına uygunluğunun üretim ve işleme süreçlerinde ayrıca sağlanması gerekiyor.

Yurt dışından bazı alıcıların gümrük işlemleriyle uğraşmak yerine ürünü doğrudan üretim bölgesinden temin etmek istediklerini aktaran Kaya, kuşburnuna yönelik talebin sanıldığından çok daha yüksek olduğunu savundu.

“Pazarı müthiş, düşündüğümüzün 100 katı” diyen Kaya, kuşburnunun yalnızca marmelat ve içecek üretiminde değil, çok farklı gıda ürünlerinde de kullanıldığını ve yurt dışından çok fazla talep olduğunu söyledi

Meyvesinden çekirdeğine kadar değerlendirilebilen kuşburnunun, doğru işleme ve pazarlama yöntemleriyle katma değerli ürünlere dönüştürülebileceğini belirten Kaya, Gümüşhane’nin bu alanda üretim ve ihracat merkezi olabilecek imkânlara sahip olduğunu ifade etti.

Bir Kez Dikiliyor, Yıllarca Gelir Sağlayabiliyor

Kaya Kuşburnunun uygun koşullarda yetişen bitkilerden olduğun yoğun bakım gerektirmeyen ve düzenli budama ile uzun yıllar boyunca yararlanılabildiğini bu sayede yıllarca gelir sağlayacağını söyledi.

Fidan üretimi ve dağıtımının yaygınlaştırılması halinde vatandaşların kendi arazilerinde kuşburnu yetiştirmeye yönelebileceğini ifade eden Kaya, bu konuda talep bulunduğunu da söyledi.

Kaya, Orman İşletme Müdürlüklerinin üreticilerle iş birliği yaparak fidan temini, dikim ve budama çalışmaları yürütmesinin önemine dikkat çekti. Ankara’da bulunduğunu belirten Kaya, dönüşünde Orman Bölge Müdürlüğüyle konuyu görüşeceğini ifade etti.

Kuşburnunun belirli bir toplama dönemine sıkışmaması ve meyvenin dalında kaldıkça olgunlaşmaya devam etmesi de üretici açısından avantaj olarak gösteriliyor. Kaya, ürünün uygun koşullarda dalında daha uzun süre kalabilmesinin, fındık ve çay gibi hasat zamanının kaçırılması halinde yaşanabilecek kayıpları azaltabileceğini dile getirdi.

Ancak meyvenin dalında uzun süre kalabilmesi, hasat ve saklama koşullarının önemsiz olduğu anlamına gelmiyor. Ekonomik getirinin artırılabilmesi için doğru hasat zamanı, ürün kalitesi ve işleme süreçlerinin birlikte planlanması gerekiyor.

Kuşburnu Arıcılığa ve Turizme de Katkı Sunabilir

Kuşburnunun ekonomik değeri yalnızca meyvesiyle sınırlı olmadığını Bitkinin çiçekleri, arıcılık açısından da önemli bir doğal kaynak oluşturduğunu söyleyen Kaya, kuşburnunun yaban gülü olarak bilinen Rosa canina türünün haziran ayında çiçek açtığını hatırlatarak, geniş alanlarda çiçeklenen kuşburnu bitkilerinin arılar için besin kaynağı oluşturabileceğini belirtti. Bu durumun arıcılığa katkı sağlayabileceğini ve kuşburnu çiçeklerinden elde edilen balın özel bir ürün olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.

Kuşburnunun geniş arazilere yayılmasıyla dağlık alanların bitki örtüsünün zenginleşebileceğini vurgulayan Kaya, bu görüntünün Gümüşhane’nin doğal güzelliklerine ve turizm potansiyeline de katkı sunabileceğini söyledi.

Bitkinin toprağı sıkı biçimde saran çalı yapısının erozyonla mücadelede yarar sağlayabileceğine de dikkat çeken Kaya, kuşburnunun kırsal alanlarda yalnızca ekonomik değil, ekolojik açıdan da değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

“Gümüşhane’nin Dört Elle Sarılması Gereken Bir Konu”

Kuşburnunun Gümüşhane’de bugüne kadar neden hak ettiği ilgiyi görmediği sorusuna da değinen Kaya, yatırım kavramının çoğu zaman büyük projeler, yüksek bütçeler ve garantili gelir beklentisiyle özdeşleştirildiğini söyledi.

Kuşburnu gibi doğal olarak yetişen bir ürünün ilk bakışta küçük çaplı bir faaliyet olarak görülebildiğini belirten Kaya, oysa üretim, toplama ve pazarlama süreçleri planlandığında çok sayıda vatandaşın yararlanabileceği bir ekonomik modelin ortaya çıkabileceğini ifade etti.

Kaya, “Zannediyorlar ki 5-10 çuval kuşburnu ile iş yapıyoruz. Bu, yerleşik halkın tamamının istifade edebileceği, peşin paraya dönüşen bir potansiyel” sözleriyle ürünün kırsal kesimde oluşturabileceği gelir imkânına dikkat çekti.

Kuşburnunun değerlendirilmesi için büyük inşaat yatırımlarına, kapsamlı altyapı projelerine veya yüksek işletme maliyetlerine ihtiyaç olmadığını savunan Kaya, yapılması gerekenin mevcut doğal kaynağı tanımak, üretimi planlamak, verimi artırmak ve pazarı doğru şekilde değerlendirmek olduğunu vurguladı.

Son bir ayda gumuskoza.com.tr sitesinde 617.162 gerçekleşti.

Kaynaklar: gumuskoza.com.tr
Haber metni ve görseller gumuskoza.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık
Yayın: 22 Ekim 2026 16:24 · Kaynak: gumuskoza.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp