İsrail dizisi Fauda yapımcısından Mark Ruffalo’ya Gazze saldırısı
Lior Raz, Avi Issacharoff Fauda dizisinin yapımcısı Avi Issacharoff, Mark Ruffalo’nun İsrail’in Gazze’deki eylemlerini “soykırım” olarak nitelemesine sert sözlerle karşı çıktı. Issacharoff, İsrail’in Gazze’ye yardım girişine izin vermesini ve doğum sayılarını gerekçe göstererek Ruffalo’nun değerlendirmesini reddederken, Birleşmiş Milletler bünyesindeki bağımsız soruşturma komisyonları ve insan hakları kuruluşlarının İsrail’e yönelik soykırım suçlamaları tartışmayı büyütüyor. İsrail yapımı Fauda dizisinin ortak yaratıcısı Avi Issacharoff, Mark Ruffalo’nun Gazze’de yaşananları “soykırım” olarak nitelendirmesine tepki gösterdi. Londra’da düzenlenen bir etkinlikte konuşan Issacharoff, oyuncuyu “cahil” ve “aptal” olmakla suçlayarak, İsrail’in Filistinlileri yok etmeye çalıştığı yönündeki değerlendirmeyi reddetti. Issacharoff, İsrail’in her gün yaklaşık 600 yardım ve gıda aracının Gazze’ye girmesine izin verdiğini öne sürerek bunun Filistinlileri ortadan kaldırma amacı bulunmadığını gösterdiğini savundu. Ayrıca savaş sırasında Gazze’de doğan Filistinlilerin sayısının hayatını kaybedenlerden fazla olduğunu iddia etti. Ancak Issacharoff, doğumlara ilişkin iddiası için belirli bir kaynak veya tarih aralığı paylaşmadı. İsrail makamları da Gazze’ye günlük yüzlerce yardım ve ticari aracın girdiğini savunuyor. Buna karşılık Birleşmiş Milletler, yardımların yalnızca geçiş noktalarından bölgeye girmesinin sivillere ulaştığı anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. BM raporlarında insani yardım operasyonlarının engellendiği, bazı sevkiyatların geciktirildiği veya reddedildiği ve yardımın ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında ciddi sorunlar yaşandığı belirtiliyor. Issacharoff’un doğum ve ölüm rakamlarını İsrail’in Gazze’deki eylemlerine yönelik soykırım suçlamasına karşı kullanması, hukuki tartışmanın kapsamını tek başına karşılamıyor. Soykırım Sözleşmesi, bir grubun tamamen ortadan kaldırılmasını şart koşmuyor; belirli eylemlerin ulusal, etnik, ırksal veya dini bir grubu tamamen ya da kısmen yok etme kastıyla gerçekleştirilmesini esas alıyor. İsrail hakkında Gazze’de soykırım işlendiğine ilişkin nihai bir uluslararası mahkeme kararı bulunmuyor. Güney Afrika’nın İsrail’e karşı açtığı dava Uluslararası Adalet Divanı’nda sürerken, mahkeme daha önce çeşitli geçici tedbirler açıkladı. İsrail ise soykırım suçlamasını reddediyor ve Gazze’deki askeri operasyonlarının Hamas’a yönelik olduğunu savunuyor. Bununla birlikte Ruffalo’nun kullandığı “soykırım” ifadesi yalnızca siyasi bir söylem olarak da değerlendirilmiyor. Eylül 2025’te BM İnsan Hakları Konseyi tarafından oluşturulan bağımsız soruşturma komisyonu, İsrailli yetkililerin Soykırım Sözleşmesi’nde tanımlanan beş eylemden dördünü gerçekleştirdiği ve soykırım kastının bulunduğu sonucuna vardı. İsrail bu raporu reddetti. Tartışma, Ruffalo’nun Paramount Skydance’in Warner Bros. Discovery’yi satın alma girişimine yönelik eleştirileri sırasında yeniden gündeme geldi. Oyuncu, Oracle’ın İsrail’le ilişkilerine ve Gazze’de kullanılan teknolojilere dikkat çekerek İsrail’in Filistinlilere yönelik uygulamalarını “apartheid” ve “soykırım” kavramlarıyla ilişkilendirdi. Paramount ise Ruffalo’yu antisemitik kalıplar kullanmakla suçladı. Ruffalo bu suçlamayı reddederek İsrail hükümetinin politikalarını veya askeri bağlantıları eleştirmenin Yahudilere yönelik bir eleştiri anlamına gelmediğini savundu. Ruffalo’ya yönelik suçlamalar Hollywood’da da karşılık buldu. Yaklaşık 1.000 eğlence sektörü çalışanı oyuncunun sözlerini eleştiren bir mektuba imza atarken, aralarında Joel Coen, Tony Kushner, Hannah Einbinder ve Todd Haynes’in de bulunduğu 180’den fazla Yahudi sanatçı, yazar ve akademisyen Ruffalo’ya destek verdi. Kenneth Lonergan oyuncuyu savunan açık bir mektup yayımlarken, George Clooney de Ruffalo’nun görüşlerini bütünüyle desteklediğini söylemeden konuşma hakkını savundu.

Kategori: Asayiş
Yayın: 07 Eylül 2026 16:25 · Kaynak: gzt.com