Habermetrik
← Ana Sayfa
31 Ekim 2026 08:17
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Aydın: “Çocuk odaları sokaktan daha tehlikeli hale geldi”

Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Aydın: “Çocuk odaları sokaktan daha tehlikeli hale geldi”
Görsel kaynağı: demokratkocaeli.com
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkisine değinen Aydın, “Artık çocuk odaları sokaktan daha tehlikeli duruma geldi
  • Çünkü dijital tehlike artık sokaktan daha fazla tehdit ediyor çocuklarımızı” dedi

Eğitim-Bir-Sen Kocaeli 1 No’lu Şubesi’nin 8. Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın, eğitimcilerin sorumluluklarına ilişkin önemli mesajlar verdi

Dijital dünyanın çocuklar üzerindeki etkisine değinen Aydın, “Artık çocuk odaları sokaktan daha tehlikeli duruma geldi. Çünkü dijital tehlike artık sokaktan daha fazla tehdit ediyor çocuklarımızı” dedi. Öğretmenlerin yalnızca haklarını değil, sorumluluklarını da gözetmesi gerektiğini belirten Aydın, “Çok ağır bir görev var üzerimizde ama hafif bir görev yapıyoruz” ifadelerini kullandı

Eğitim-Bir-Sen Kocaeli 1 No’lu Şubesi’nin 8. Olağan Genel Kurulu, Kocaeli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Şube Başkanı Şahin Yaşlık’ın ev sahipliğinde düzenlenen genel kurulda konuşan Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın, sendikal mücadelenin öneminden öğretmenlerin sorumluluklarına, dijitalleşmenin çocuklar üzerindeki etkilerinden Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Eğitimcilerin yalnızca özlük haklarına odaklanmaması gerektiğini vurgulayan Aydın, çocukların yaşadığı sorunlar karşısında öğretmenlere büyük görev düştüğünü söyledi.

SAMİMİYETİ KAYBETMEYECEĞİZ Konuşmasına sendikal mücadelenin geçmişini anlatarak başlayan Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın, şu ifadeleri kullandı: “Bir tohum ektik toprağın bağrına. Onun ağaç olması için sabırla mücadele ettik.

Bazen kurusun diye sulara zehir kattılar. Biz vazgeçmedik. Gözyaşlarımızı sel yapıp ağacımızı, fidanımızı sulamaya devam ettik. Bazen dışlandık, horlandık, yetim ve öksüz muamelesi gördük ama yolumuza devam ettik. Sonra bir baktık ki o tohum bir ormana dönüştü ve bugün o ormanın Kocaeli şubesinde birlikteyiz.

Dolayısıyla umutla geleceğe, heyecanla bakmak zorundayız. Heyecanımızı ve umudumuzu kaybedersek yapmış olduğumuz görevlerin hiçbir anlamı yok. Üç şey önemli benim için. Birincisi samimiyet. Bizi o dönemlerde birbirimize bağlayan en önemli şeylerden birisi buydu.

Bunu kaybedemeyiz. Dünya aynı dünya, güneş aynı yerden doğuyor, aynı yerden batıyor. Değişen insanlar. Biz zaten bu değişime karşı mücadele veriyorsak samimiyeti kaybetmeyeceğiz. İkincisi heyecanımız daim olacak, üçüncüsü de bu heyecan doğrultusunda gayret edeceğiz.

ÖĞRETMEN DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLİR Bir öğretmen dünyanın kaderini değiştirebilir. Tarih boyunca hep öyle oldu. Bir devri kapatıp bir devri açan Fatih Sultan Mehmet Han’ın arkasında öğretmenleri vardı. Dolayısıyla öğretmen istediği zaman dünyayı değiştirebilir.

Kurucu başkanımız sendikacılığı sadece yetki almak, masaya oturmak için yapan birisi değildi. Çağı kurtarmak için çalışma yapardı. İçerisinde bulunduğumuz çağ ne yazık ki her zamankinden daha fazla kurtarılmaya muhtaç bir çağ.

İnsanlar arasındaki bütün bağlar kopmuş, konfor artmış ama yalnızlık ve psikolojik sorunlar zirveye ulaşmış. Gönül bağları kopmuş, menfaat bağları kurulmaya çalışılıyor. İşte çağın kurtarılması gereken en önemli meselelerinden bir tanesi bu.

Menfaat bağlarını koparmamız, gönül bağlarını yeniden inşa etmemiz lazım. Bu da herkesin yalnızca kendisi için değil, kardeşi için yaşamasıyla mümkündür.

HER DÖNEMİN VİCDANI OLMALIYIZ Yaptığımız işin hilelerini değil, inceliklerini bilmek zorundayız. Bizde hilekârlık ve pusuculuk olmaz. Mertçe mücadele etmeyi yeğleriz. Doğru neyse onun yanında durmak gerekir. Diğer bir husus, haklı olmak yetmez, sonuna kadar haklı kalmak lazım.

Sendikamızın da çok önemli bir ilkesi var: Güçlüyü haklı değil, haklıyı güçlü kılmak. İşte dünyadaki sorunların temelinde bu var. Biz sonuna kadar haklı kalmak zorundayız. Bir çağın değil, tüm çağların vicdanı olmak zorundayız.

Bir dönemin değil, her dönemin vicdanı olmak durumundayız. Evrensel kuralların gereği budur.

SORUMLULUKLARIMIZ VAR Nedense hep sendika denilince haklarımız aklımıza geliyor. Aslında haklarımızın yanında bir de görevlerimiz var, sorumluluklarımız var. Biz eğer bu ikisini dengeli götürebilirsek doğru iş yapmış oluruz.

Sadece haklarımıza sığınıp sorumluluklarımızı yerine getirmezsek bu da büyük bir haksızlık olur. Hak ilkesinin ihlali olur. Bugünün en önemli sorumluluğu Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’dir. Çünkü çağın getirmiş olduğu kargaşa ortada.

Çocuklarımız çaresiz, savunmasız ve sığınabilecekleri tek liman okul kalmış. Okula geldiklerinde çoğu zaman fark edemiyoruz ama gözlerinin içerisinde bir yalvarış var. ‘Ne olur bana yardım edin, çünkü ben çaresizim. Ne yapacağımı bilmiyorum.

Aile hayatım bozuldu. Annemle babamla görüşemiyorum. Ekonomik sıkıntılardan dolayı ancak akşamları bir saat görüşebiliyoruz.’ diyen çocuklarımız var. O bir saatte de herkes dijital ortamda kendi dünyasına çekiliyor.

ÇOCUK ODALARI SOKAKTAN TEHLİKELİ Geçen gün arkadaşlarımıza, değerli ilçe müdürlerimize de ifade ettik. Artık çocuk odaları sokaktan daha tehlikeli duruma geldi. Çünkü dijital tehlike artık sokaktan daha fazla tehlike arz etmeye başladı, çocuklarımızı tehdit ediyor.

O yüzden çocuklar size yalvarıyor arkadaşlar. ‘Öğretmenim elimden tut, öğretmenim yüreğimden tut, öğretmenim bana istikamet ver.’ Bir sessiz çığlık var. Bu çığlığı duyanlar görevlerini de yerine getirenlerdir. Bunu duymuyor, sadece haklarımız olduğunu düşünüyorsak büyük bir çelişki içerisindeyiz.

İşte Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli bu anlamda hepimize yeni bir imkân sunuyor. Diyor ki tek kanatlı değil, çift kanatlı bireyler yetiştirin. Sadece fizik, kimya, matematik problemlerini çözen bireyler değil, ruhu ve değerleri de gelişmiş bireyler yetiştirin.

Çünkü bu çocukların bir de ruhu var ve bu ruh çocuğa değer katıyor. Bunu eğitmeyi ihmal etmeyin. İnanın ki bu çocukların artık gidip sığınabilecekleri başka bir yer kalmamıştır. Bu anlamda hepimize çok büyük bir rol, çok büyük bir görev düşüyor.

Bu görev geçmişten daha ağır bir görev. Ama geçmişten daha hafif bir görev yapıyoruz, üzülerek ifade ediyorum. Çok ağır bir görev var üzerimizde ama hafif bir görev yapıyoruz. Sendikacılığın çok hoşuna gitmese de bu hatırlatmaların önemli olduğunu düşünüyorum.

Genel kurulumuz hayırlara vesile olsun. Yeni seçilecek ekibe şimdiden başarılar diliyorum. Allah hayırlı işlere vesile kılsın.” Aydın, konuşmasının ardından genel kurulun hayırlı olması temennisinde bulunarak delegelere ve katılımcılara teşekkür etti.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: demokratkocaeli.com
Haber metni ve görseller demokratkocaeli.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Eğitim
Yayın: 31 Ekim 2026 08:17 · Kaynak: demokratkocaeli.com
Kaynağı Oku ↗