AB'den Türkiye Raporu: Demokraside Gerileme, Dış Politikada İş Birliği
- Avrupa Komisyonu'nun yeni Türkiye raporu, demokrasi ve yargı bağımsızlığı alanındaki gerilemelere dikkat çekerken, dış politika ve göç yönetimi gibi başlıklarda iş birliğinin önemini vurguluyor
- Doğu Akdeniz'deki gerilimler ve Libya ile imzalanan mutabakat ise AB'nin eleştiri odağında yer alıyor
Avrupa Komisyonu, Türkiye'nin genişleme sürecine dair yayımladığı son değerlendirme raporunda, ülkenin AB için stratejik bir ortak olduğunu teyit ederken, katılım müzakerelerinin 2018 yılından bu yana fiilen durduğunu hatırlattı. Raporda, Türkiye'nin üyelik kriterlerini karşılama düzeyi ile AB'nin beklentileri arasındaki mesafenin, bazı kritik alanlardaki gerilemeler nedeniyle açıldığı vurgulandı.
Demokrasi, yargı bağımsızlığı ve temel haklar, raporun en sert eleştirildiği bölümlerini oluşturdu. Yargı sistemindeki tarafsızlık kaybının derinleştiği belirtilirken, devlet müdahalesi risklerinin sürdüğü ifade edildi. Ayrıca, sivil toplum kuruluşları, gazeteciler ve LGBTİ+ bireylere yönelik idari ve hukuki kısıtlamaların, toplumsal aktörlerin faaliyet alanını daralttığına dikkat çekildi.
Doğu Akdeniz başlığında, Türkiye ile Yunanistan arasındaki diyalog ve yakınlaşma çabaları olumlu bir gelişme olarak kaydedildi. Türkiye'nin inceleme döneminde bölgede izinsiz sondaj faaliyeti yürütmediği belirtilse de, Libya Temsilciler Meclisi'nin 20 Ekim'de Türkiye ile yapılan deniz yetki alanları mutabakatını onaylaması AB tarafından geçersiz sayılarak tepkiyle karşılandı.
Yunanistan'ın hava sahası ve karasularına yönelik ihlal iddiaları da raporun tartışmalı konuları arasında yer aldı. Ankara'dan beklentiler noktasında Komisyon; iyi komşuluk ilişkilerinin korunması, Kıbrıs meselesinin çözümü ve AB üyesi ülkelerin egemenlik haklarına saygı gösterilmesi çağrısında bulundu.
Dış politika alanında ise Türkiye'nin bölgesel bir aktör olarak önemi kabul edilirken, AB'nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası ile uyumun düşük seviyede kaldığı, ancak Ukrayna ve Gazze gibi konularda ortak yaklaşımların bulunduğu ifade edildi. Ekonomik ve insani boyutta ise karşılıklı bağımlılık vurgusu öne çıktı.
Gümrük Birliği'nin Avrupa tedarik zincirleri için kritik olduğu belirtilirken, göç yönetimi konusunda iş birliğinin sürdüğü kaydedildi. Türkiye'nin yaklaşık 2,3 milyon Suriyeliye ev sahipliği yaptığına değinen Komisyon, düzensiz göçle mücadelede Ankara'ya verilen desteğin devam edeceğini bildirdi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Genel
Yayın: 04 Kasım 2026 18:51 · Kaynak: tr.euronews.com