Habermetrik
← Ana Sayfa
29 Eylül 2026 05:05
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Gurbetten sılaya uzanan emek ve Sebahattin ve Asım Ok kardeşler

Gurbetten sılaya uzanan emek ve Sebahattin ve Asım Ok kardeşler
Görsel kaynağı: gazetesehir.com

Bazı insanlar vardır, attıkları her adımda alın teri, dokundukları her işte emek, kurdukları her düzende ise sabır vardır. Onların hikâyesi sadece kendi hayatlarını değil, doğdukları toprakların da hikâyesini anlatır. İşte Acıpayam Alaattin Mahallesi'nde ziyaret ettiğim Sebahattin ve Asım Ok kardeşler de tam böyle insanlar.
1980 yılında ekmeğinin peşinden Almanya'nın yolunu tutan Sebahattin Ok, yıllarca dünyanın saygın sanayi kuruluşlarından Bosch'ta çalışmış. Gurbet, ona sadece meslek kazandırmamış, disiplini, planlı çalışmayı ve üretmenin değerini de öğretmiş. Fakat ne kadar uzağa giderse gitsin, gönlünün bir köşesinde çocukluğunu geçirdiği Alaattin Mahallesi hep yaşamaya devam etmiş.
İnsan bazen en büyük hayalini, çocukluğunun geçtiği topraklarda gerçekleştirir. Sebahattin kardeşimiz de öyle yapmış. Yılların birikimini ve emeğini memleketine taşımış. Ustasını beklemek yerine işçiliğinin büyük bölümünü kendi elleriyle yaparak hayalindeki evi ve bahçeyi kurmuş. O ev yalnızca beton ve tuğladan ibaret değil. Gurbet özleminin, sabrın ve memleket sevgisinin eseridir.
Bahçeyi gezmeden önce koyu bir sohbete daldık. Sohbetimiz Alaattin'den başladı, İzmir Selçuk'a kadar uzandı. Ortak dostlarımız çıktı karşımıza. Ok ailesinin değerli fertleri Mustafa Ok, Metin Ok ve Özlem Ok Say'ın kulaklarını çınlattık. Küçük dünyamızın ne kadar büyük dostluklarla örülü olduğunu bir kez daha gördük.
Daha sonra bahçeye çıktık. Bir tarafta heybetli ceviz ağaçları, diğer tarafta yörenin meyve ağaçları. Her ağacın yeri hesaplanmış, her köşesi özenle düşünülmüş. Bahçeye baktığınızda yalnızca meyve ağaçlarını değil, emeğin yeşermiş hâlini görüyorsunuz. Adeta küçük bir cennet bahçesi.
1959 doğumlu Sebahattin Ok için halk arasında söylenen "On parmağında on marifet var." sözü tam yerini buluyor. En büyük destekçisi ise kardeşi Asım Ok. İki kardeşin uyumu, yılların kardeşliğini emeğe dönüştürmüş.
Bahçede dolaşırken duvarda asılı duran Türk ve Alman elekleri dikkatimi çekti. Aynı işi yapan iki farklı kültürün ürünü. Bir yanda geleneksel ustalık, diğer yanda teknolojinin getirdiği farklı çözümler. Küçücük bir ayrıntı bile bana üretimin nasıl geliştiğini düşündürdü. Bazen bir duvar, bir kitaptan daha çok şey anlatabiliyor insana.
Ama beni en çok etkileyenlerden biri de odunların dizilişiydi. Odunlar öylesine muntazam yerleştirilmişti ki, her biri adeta cetvelle ölçülmüş gibiydi. İşte o anda Yunus Emre'nin o derin sözü düştü gönlüme.
"İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir."
Çünkü düzen, insanın iç dünyasının aynasıdır. Bahçedeki nizam, evdeki tertip ve yapılan işçilik, sahiplerinin karakterini sessizce anlatıyordu. Atalarımız, "Çok okuyan değil, çok gezen bilir." demiş. Ben de bu gezi sayesinde bir kez daha gördüm ki insan, bazen en güzel hayat derslerini üniversite kürsülerinde değil, alın teriyle yoğrulmuş bahçelerde öğreniyor.
Sebahattin ve Asım Ok kardeşler, gurbetin kazandırdığı disiplini memleket sevgisiyle birleştirmişler. Ortaya da yalnızca güzel bir ev ya da verimli bir bahçe değil, örnek alınacak bir yaşam anlayışı çıkmış.
Ben, bu güzel misafirperverlikleri için Sebahattin ve Asım Ok kardeşlerime gönülden teşekkür ediyor; değerli aileleriyle birlikte sağlık, huzur ve bereket dolu nice yıllar diliyorum.
Kalemim toprağın sesini yazmaya devam ettikçe, böylesine güzel insanların hikâyeleri de gelecek kuşaklara umut olmaya devam edecektir.

Kaynaklar: gazetesehir.com
Haber metni ve görseller gazetesehir.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel
Yayın: 29 Eylül 2026 05:05 · Kaynak: gazetesehir.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp