Habermetrik
← Ana Sayfa
29 Ekim 2026 03:08
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Destansı Cumhuriyetimizin 103. Yılı Kutlu Olsun

Destansı Cumhuriyetimizin 103. Yılı Kutlu Olsun
Görsel kaynağı: gercekgundem.com
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Nüfusumuz 13 milyon; 7 milyon kadın, 6 milyon erkek
  • Halkın yüzde 85’i köylerde yaşıyor, yüzde 95’i okuma yazma bilmiyor
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Nüfusumuz 13 milyon; 7 milyon kadın, 6 milyon erkek. Halkın yüzde 85’i köylerde yaşıyor, yüzde 95’i okuma yazma bilmiyor. Okuryazarlık oranı erkeklerde yüzde 7, kadınlarda binde 4. Yani 10 kişiden ancak 1’i okuma yazma biliyor.

Devletin elinde 377 doktor, sadece 40 mühendis var. Bulaşıcı hastalıklar son derece yaygın; ilaç yok, derman yok, borçlu bir ülke var, yoksul bir halk var…Tüm bu yoklara karşın ne var? Çok güven duyulan bir lider var. Umutlarını, hayallerini, sevdiklerini, yaşamlarını geride bırakarak yurt savunması için savaşa, cepheye koşan her yaştan kadın erkek, çoluk çocuk, dede nine yüz binler var.

Kayseri Lisesi ve İstanbul Tıp Fakültesi’nin mezun veremediği yıllar var. 15 yılda bir toprağı vatan, bozkırı başkent yapan Büyük Atatürk var…Ne var? Derinliğine, vizyonuna, tarih bilincine, yurt sevgisine, kadın-erkek eşitliğine, çocuklara, doğaya, çevreye, hayvanlara duyarlı; kültüre, sanata önem veren dev ve devrimci bir lider var…Tam da burada o yıllara, yaşadıklarımıza, yaşananlara bakalım!

Eğitimin yaygın hale getirilmesi, kadın hakları, bankaların açılması, fabrikaların kurulması, üretimin planlanması, sanayileşmeye geçiş, salgın hastalıklarla mücadele, eşit yurttaşlığın ve liyakatin esas alınması... Özetle bir ülkenin kendi imkân ve kabiliyetiyle ayağa kalkmasına bakalım…Yetinmeyelim; Büyük Atatürk’ün derinliğine, vizyonuna, uzak görüşlülüğüne, tarih bilincine, yurt sevgisine, o kısacık ömrüne sığdırdıklarına, yaşadıklarına, yaşananlara bakalım.

Tarımı ayağa kaldıran, köylüye fide, tohum, fidan, hayvan, traktör desteği sağlayan dönemin tarım politikalarına bakalım. “Köylü yurdun efendisidir!” sözündeki derinliğe bakalım…Erkek egemen bakışı yıkarak kadınlara verdiği değere, sağladığı haklara bakalım.

Savaşlardan çıkan, ağır kayıplar veren, kalemlerini sıralarına bırakıp kılıçlarını kuşanarak cephelere koşan gençlere bakalım…Savaşlardan çıkan, kayıplar veren ülkemizin kazandığı zaferin arka planına bakınca, 1923 yılında nasıl bir beşerî sermaye ile yola çıkıldığını görürüz. Büyük önderin, yol ve dava arkadaşlarının azim ve kararıyla kazanılan savaşları görürüz...Halk odaları, Millet Mektepleriyle eğitimi kırsala taşıyan bir eğitim anlayışını görürüz; kısa sürede alınan yolu, katedilen mesafeyi, 1930 yılında okuryazarlık oranının yüzde 30’lara çıktığı ülkemizi görürüz.

Okuryazarlık oranının son derece düşük olduğu yıllarda 21 Köy Enstitüsü açmayı planlayarak aydınlanmayı kırsaldan başlatan eşitlikçi eğitim anlayışını görürüz. Çünkü gelişmenin, özgürleşmenin, ilerlemenin yolu iki cinsin el ele, yan yana toplumsal hayata katılımıyla olur…Nedir Cumhuriyet?

Düşünmek, planlamak, çalışmaktır Cumhuriyet…Kişisel olarak ben; Büyük Atatürk'ün biz kadınlara sağladığı haklar olmasaydı Kars’ın karlı dağlarından çıkıp bir baltaya sap olamazdım. Bugün oy veriyor, ders veriyor, eğitim veriyor, para kazanıyor, ekonomik özgürlüğü olan bir kadın olarak istediğimi alabiliyorsam bunu kişisel çabamdan çok Atatürk’ün bana sağladığı kadın haklarına borçluyum.

O nedenle Cumhuriyet öncelikle ve özellikle bir kadın devrimidir. Barıştır, kadın-erkek eşitliğidir, özgürlüktür, gelişmiş Batı'dan çok daha önce haklara sahip olmamızdır, kültürdür, sanattır, operadır, tiyatrodur…“Gençler, bizim çektiklerimizi çekmemek ve bu ulusa çektirmemek istiyorsanız siz de onu iyi tanıyınız.

Mustafa Kemal bizimdi, Atatürk sizindir!” diyen Falih Rıfkı Atay’ın anlam yüklü sözleridir…Kırşehir valisine çektiği telgrafta; “İlinize öğretmen gönderiyorum, onu karşılayınız!” diyen dönemin MEB Mustafa Necati’nin telgrafında vücut bulan, öğretmene verilen değerin göstergesidir…Kurtuluş Savaşı'yla bir mucizeye atılan imzadır. Çaresizliğe karşın kazanılan zaferdir, yeniden doğuştur.

Sadece bir yönetim biçimi değildir; bağımsız düşünce, özgür bireyler, eşit yurttaşlık demektir…Yoktan var edilen yiğit, destansı, görkemli Cumhuriyetimizin mayasında felsefe, mantık, sosyoloji kitabı yazan bakanlar vardır. O bakanların yazdığı kitaplarla aydınlanan ve aydınlatan Cumhuriyetin vazife kuşağı vardır…Sarıkamış’ta donarak ölenler, Çanakkale’de toprağa düşen 14-15 yaşındaki gençler, kalemlerini bırakıp kılıçlarını kuşanan delikanlılar vardır.

Ülke kan ve barut kokuları içinde ölüm kalım savaşı verirken 750 genci eğitim için yurt dışına gönderen bir öngörü vardır. Harika Çocuklar Yasası'yla İdil Biret’leri, Suna Kan’ları, Gülsin Onay’ları, Fazıl Say’ları dünya çapında sanatçı yapmak gibi bir atılım vardır…Tam da burada sorum şu: Nedir Cumhuriyet?

Yanıt net: Doktorun çok az olduğu bir dönemde halkın ayağına sağlık hizmeti götürmek, salgın hastalıklarla yerinde mücadele etmektir… Öğretmenin çok az olduğu yıllarda kırsalda eğitim seferberliği başlatmaktır, eğitimi yaygın hale getirmektir, köylüye "yurdun efendisidir" demek, ülkeyi demir ağlarla örmektir. Uykusuz gecelerini okuyarak, notlar çıkararak, yabancı diller öğrenerek ufuk çizen bir liderin yol göstermesidir…Nedir Cumhuriyet?

Arkasında kan, can, gayret, özveri, gözyaşı, ayrılık olan toplumsal, kültürel, ekonomik dönüşümdür; sadece toplumu değil, bireyi de bağımsızlaştıran ve özgürleştiren sistemin adıdır. Sevgidir, dostluktur, vefadır, insanlıktır, barıştır, akıldır, bilimdir, sosyal devlet, hukuk devleti, laikliktir…Nedir Cumhuriyet?

Yanmış yıkılmış Anadolu’dan yepyeni bir devlet kurmaktır. Rize’nin çayına Turhal’ın şekerini katıp içmektir. Karanlığın üstüne bir güneş gibi doğan bir liderin, bir dehanın, bir vicdanın, sevginin, sabrın, vatanseverliğin ete kemiğe bürünmesidir…Özetle Nedir Cumhuriyet?

Hayatın her safhasında ve her sayfasında yer alan bir liderin 15 yıla sığdırdığı destanın adıdır. O nedenle Cumhuriyeti anlamak yetmez; yaşatmak, anlatmak bir sorumluluktan öte zorunluluktur. Cumhuriyet bugünü, yarını, geleceğimizi güvence altına alan bir çift mavi gözün yaydığı güçlü, parlak ve sönmeyecek olan ışığın adıdır…Dilek ve Kutlama: Sorunların az, sorumluların çok olduğu günlerin özlem ve hayaliyle Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.

Davet: 1 Kasım 2026 Pazar günü saat 13.00’te Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde “Atatürk ve Cumhuriyet” konulu konuşmam var. Yolu düşenleri beklerim.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: gercekgundem.com
Haber metni ve görseller gercekgundem.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Eğitim
Yayın: 29 Ekim 2026 03:08 · Kaynak: gercekgundem.com
Kaynağı Oku ↗