Sakarya'nın 8 Vekili, Bir De Ergün Atalay'ı Var
- Bir şehirde yedi milletvekili olabilir
- Ama bazen bir şehrin sesini duyurmak, sekiz vekilin toplamından daha fazla gayret isteyen tek bir insana kalabilir
Bir şehirde yedi milletvekili olabilir. Ama bazen bir şehrin sesini duyurmak, sekiz vekilin toplamından daha fazla gayret isteyen tek bir insana kalabilir!
Sakarya’nın sekiz milletvekili var.
Sekiz ayrı isim, sekiz ayrı makam, sekiz ayrı sorumluluk…
Peki, Sakarya’nın meseleleri Ankara’da ne kadar güçlü yankı buluyor?
İşte asıl soru bu!
Milletvekilliği, yalnızca Meclis sıralarında oturmak, protokolde yer almak, açılışlarda kurdele kesmek ve seçim zamanı vatandaşın kapısını çalmak değildir.
Tam da bu noktada karşımıza bir isim çıkıyor; Ergün Atalay!
Türk-İş Genel Başkanı…
Ama bütün bu yoğunluğun içinde Sakarya’yı da unutmayan, memleketinin sorunlarına duyarsız kalmamaya çalışan bir Sakarya evladı.
İşte onu Sakarya açısından önemli kılan da bu!
Çünkü insanın makamı büyüdükçe memleketine olan mesafesi büyümemeli. Yetkisi arttıkça doğduğu topraklara olan vefası azalmamalı.
Ergün Atalay’ın Sakarya ile kurduğu bağ, bu açıdan üzerinde durulması gereken bir meseledir.
PEKİ, SEKİZ MİLLETVEKİLİMİZ NEREDE?Kimse yanlış anlamasın! Amacımız kimseyi yok saymak, kimsenin emeğini küçümsemek değil. Ancak Sakarya’nın sorunları karşısında daha güçlü bir siyasi irade görmek istiyoruz. Şehrimizin hangi meselesinde ortak bir ses yükseliyor?
Hangi hayati konuda milletvekillerimizin tamamı aynı kararlılıkla harekete geçiyor? Sakarya’nın geleceğini ilgilendiren konularda neden daha fazla ses, daha fazla takip ve daha fazla sonuç göremiyoruz? Elbette her milletvekilinin yaptığı çalışmalar olabilir.
Fakat siyasetçinin başarısı, yalnızca kendi çevresinin anlattıklarıyla değil, vatandaşın hayatında meydana getirdiği değişimle ölçülür. Sakaryalı, kendisi için kimin uğraştığını bilmek istiyor. Bir sorun çıktığında kimin kapısını çalacağını, kimin sesini duyuracağını, kimin meselenin peşini bırakmayacağını görmek istiyor.
Çünkü bu millet artık vaat değil, gayret; görüntü değil, sonuç bekliyor! SAKARYA’NIN TOPRAĞI DA SUYU DA PAZARLIK KONUSU OLAMAZ!Gelelim şehrimizin en hassas meselelerinden birine…
Sanayileşme!
Sakarya elbette büyümeli. Fabrikalar kurulmalı, üretim artmalı, gençlerimiz iş bulmalı. Şehrimizin ekonomik gücü her geçen gün yükselmeli.
Ancak bir şartla;
Sakarya büyürken kendi geleceğini tüketmemeli!
Bereketli ovalarımız, su kaynaklarımız, ormanlarımız ve temiz havamız bu şehrin en büyük zenginliğidir.
Mevcut OSM’ler bu ile fazlasıyla yeterlidir. An itibarıyla Sakarya OSB’ lerinde satılmayı bekleyen 54 fabrikadan söz ediliyor. Tüm organize sanayi bölgelerinde ki doluluk kapasitesi ise yüzde altmış oranında.
Marmara bölgesinin tek ovası olan Akova ve Sakarya’nın topraklarını sanayi rantına çevirmemeliyiz.
Başta Akova olmak üzere, Sakarya’nın tarım arazilerini korumadan elde edilen kalkınma, gelecek nesillere bırakılmış bir miras değil, çözülmesi gereken bir sorun olur.
Kimyasal sanayi ve OSB projeleri söz konusu olduğunda, vatandaşın endişeleri geçiştirilmemeli; çevresel etkiler bilimsel verilerle ortaya konulmalı, denetim mekanizmaları eksiksiz işletilmeli ve kamuoyu şeffaf biçimde bilgilendirilmelidir.
Sakarya halkı şu soruları sormaktadır;
A. Kirli sanayi hangi şehirden gelecektir? B. Bu şehrin toprakları ve insanlarının değeri yok mudur?
Peki, böylesine önemli bir meselede şehrin bütün siyasi temsilcilerinin sesini aynı kararlılıkla duymak istememiz yanlış mı?
Elbette değil!
İşte burada Ergün Atalay’ın ortaya koyduğu tepkinin önemi ortaya çıkıyor.
Bir insan, sahip olduğu makamı yalnızca kendi görev alanıyla sınırlı görmeyip memleketinin sorunlarına da duyarlılık gösteriyorsa, bu tutumun hakkını teslim etmek gerekir.
Ancak bu sorumluluk sadece ona ait değildir.
Sakarya’nın sekiz milletvekili de bu meselelerde aynı hassasiyeti göstermeli; şehrin geleceğini ilgilendiren projelerde vatandaşın yanında durmalı ve gereken denetim ile şeffaflık için mücadele etmelidir.
Çünkü söz konusu olan siyasi hesaplar değil, Sakarya’nın yarınlarıdır.
ERGÜN ATALAY’IN FARKI, MEMLEKET MESELESİNİ KENDİ MESELESİ BİLMESİDİRBazen bir şehrin ihtiyacı, yeni bir makam sahibi değil; mevcut makamların hakkını veren insanlardır. Bazen de çözüm, kimin hangi koltukta oturduğundan çok, o koltukta oturanın ne kadar sorumluluk aldığıyla ilgilidir.
Ergün Atalay’ın Sakarya’daki karşılığını değerlendirirken bu gerçeği göz ardı edemeyiz. Onun yıllardır Ankara’da üstlendiği görev, elbette Türkiye çapında bir sorumluluk taşıyor. Buna rağmen Sakarya’nın meselelerinde sesini duyurması, şehirle bağını koruması ve memleketinin beklentilerini gündeme taşıması önemlidir.
Elbette eleştirilecek yönleri olabilir. Hiç kimse eleştiriden muaf değildir. Ama memleket için gösterilen gayreti de siyasi hesaplara kurban etmemek gerekir. Bizim istediğimiz, bir kişinin diğerlerinden üstün ilan edilmesi değil; herkesin Sakarya için daha fazla çalışmasıdır.
Ergün Atalay’ın gayreti, diğer temsilcilerimize de örnek olacak bir hizmet yarışına dönüşmelidir. Ne yazık ki siyaset bazen makamları koruma telaşına, seçim hesaplarına ve günlük tartışmalara sıkışabiliyor. Oysa Sakarya’nın kaybedecek zamanı yok!
Gençlerimizin iş beklentisi var. Esnafımızın ekonomik sıkıntıları var. Çiftçimizin üretim mücadelesi var. Şehrimizin çevresini ve doğal kaynaklarını koruma sorumluluğu var. Bunların hiçbiri seçim takvimini beklemiyor. SAKARYA’NIN VEKİLLERİNE AÇIK ÇAĞRIMIZDIR!Gelin, siyasi farklılıkları bir kenara bırakalım.
Sakarya’nın geleceği söz konusu olduğunda ortak hareket edelim.
Ergün Atalay’ın Sakarya için gösterdiği çabayı bir eleştiri vesilesi olarak görmek yerine, hep birlikte daha fazlasını yapmanın başlangıcı kabul edelim.
Çünkü bu şehrin ihtiyacı, kimin daha fazla alkış aldığı değil, kimin daha fazla hizmet ürettiğidir.
Sakarya insanı vefalıdır. Kendisi için çalışanı da kendisini unutanı da zamanı geldiğinde değerlendirir.
Ve vatandaşın hafızası, siyasi sloganlardan çok yaşadığı gerçeklerle şekillenir.
Son sözümüz şudur;
Sakarya’nın kâğıt üzerinde sekiz milletvekili var.
Bir de Ankara’da yıllardır görev yapan, Türk-İş Genel Başkanlığı sorumluluğunu taşıyan ve memleketinin meselelerinde sesini duyurmaya çalışan Ergün Atalay var.
Bizim beklentimiz, sekiz milletvekilimizin de Sakarya için aynı kararlılıkla mücadele etmesi.
Kimse birbirine rakip olmak zorunda değil. Ama herkes bu şehre karşı sorumludur.
Çünkü Sakarya sahipsiz kalmamalı. Sakarya’nın sesi kısılmamalı. Sakarya’nın geleceği siyasi hesaplara kurban edilmemeli.
Ve unutulmasın;
Bir şehre hizmet etmek, o şehrin adını anmakla değil, gerektiğinde o şehir için sorumluluk almakla mümkündür!
Selam ve Dua İle
Ne Zaman İnsan Oluruz “değerlerimizin, değerini bildiğimizde”
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 26 Ekim 2026 21:34 · Kaynak: netgaste.com