Habermetrik
← Ana Sayfa
02 Kasım 2026 20:04 · Güncelleme 20:08
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

İstikbal: "Mısır, tartışmasız deniz alanı istiyor

İstikbal: "Mısır, tartışmasız deniz alanı istiyor
Görsel kaynağı: denizhaber.com
⏱️ 7 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Cahit İstikbal’e göre Ankara ile yapılacak bir deniz yetki anlaşması, Mısır’a daha geniş bir alan sağlayabilir
  • Ancak aynı sularda Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafı da hak iddia ederse Kahire sondaj yaparken, hatta balıkçılığa izin verirken bile yeni bir uyuşmazlıkla karşı karşıya kalabilir

Türkiye, Doğu Akdeniz’de Libya ile imzaladığı deniz yetki alanları mutabakatının bir benzerini Mısır’la da yapabilir mi? Ulusal Kanal’ın 2 Kasım 2026 tarihli Gün İçinden yayınında Nurdan Ebru Erdoğan’ın sorusunu yanıtlayan uluslararası deniz hukuku uzmanı Dr.

Cahit İstikbal, Ankara’nın Kahire’ye el uzatmasını değerli bulduğunu söyledi. Ancak sınırın nereden geçeceği konuşulduğunda Atina’nın hak iddialarının da ele alınması gerektiğini söyledi. “Ama esas bizim masaya oturmamız gereken, Mısır’dan çok daha önce, Yunanistan’dır” dedi.

Kahire’nin önünde iki anlaşma var

Erdoğan, Libya’nın doğusundan gelen onayın ardından Mısır’la da ortak bir zemin bulunup bulunamayacağını sordu. İstikbal, Mısır’ın bu görüşmelere elinde boş bir haritayla gelmeyeceğini anlattı. Kahire, 17 Şubat 2003’te Kıbrıs Rum tarafıyla münhasır ekonomik bölge sınırını belirleyen bir anlaşma imzaladı.

6 Ağustos 2020’de de Yunanistan ile iki ülke arasındaki deniz sınırının bir bölümünü belirledi. Dolayısıyla Ankara ile yapılacak bir görüşmede, Kahire’nin iki ayrı komşusuna karşı üstlendiği yükümlülükler de gündeme gelecek.

Erdoğan’ın, Mısır’ın Türkiye ile anlaşabilmek için mevcut anlaşmalarını değiştirip değiştirmemesi gerektiği sorusuna İstikbal, adaların sınır çizgisine etkisini örnek verdi. Türkiye’nin itiraz ettiği noktalardan biri, Yunan adalarına deniz sınırı belirlenirken ne ölçüde etki tanınacağı.

Diğeri, Ankara’nın Kıbrıs Rum Yönetimi’ni tanımaması. İstikbal, Türkiye’nin iki anlaşmada benimsenen hatları olduğu gibi kabul etmesini bu nedenlerle mümkün görmediğini, yeni bir hat üzerinde uzlaşılacaksa mevcut düzenlemelerin yeniden ele alınması gerekeceğini söyledi.

İki başkent arasındaki diplomatik yakınlaşmanın neyi değiştirebileceği sorulduğunda İstikbal, “Ülkeler iyi ilişkilere bakarlar fakat çıkarlarını da bu ilişkilerin çok gerisine koymazlar” dedi. Ona göre Mısır, komşularının sınırı tanıdığı bir sahada doğal gaz aramanın sağladığı güvenceyi, daha geniş ama kullanımına itiraz edilebilecek bir alanla değiştirmek için güçlü bir neden arayacaktır.

Kahire’nin mevcut anlaşmaları da itirazlara konu oldu. Libya, 27 Mayıs 2025’te Birleşmiş Milletlere verdiği notada Yunanistan ile Mısır’ın 2020 anlaşmasına karşı çıktı.

Ankara’nın iki ayrı alan hesabı

Erdoğan, Türkiye ile anlaşarak daha geniş bir deniz alanı elde edebilecekse Mısır’ın neden Yunanistan’ı tercih ettiğini sordu. Tartışmaya konu olan iki rakamın dayanağı Ankara’nın farklı tarihlerde yaptığı açıklamalar. Millî Savunma Bakanlığı 28 Ekim 2026’da, Mısır’ın Türkiye ile anlaşması halinde, Yunanistan ile yapabileceği muhtemel bir anlaşmaya kıyasla 15 bin kilometrekareden fazla ek deniz yetki alanına sahip olabileceğini bildirdi.

Türk Dışişleri Bakanlığı ise 2003’te Mısır ile Kıbrıs Rum tarafı arasında çizilen sınırı değerlendirirken 11 bin 500 kilometrekarelik bir farktan söz etti. Her iki rakam da hangi sınır çizgisinin esas alındığına bağlı.

MSB açıklaması · Dışişleri açıklaması

İstikbal’e göre güçlük, bu çizgiler haritadan denize taşındığında ortaya çıkıyor. Ankara, Mısır’a kimsenin itiraz etmeyeceği bir saha önermek isterse bu kez kendi kıta sahanlığı için savunduğu sınırlardan ödün vermek durumunda kalabilir.

Türkiye kendi çizgisini koruduğunda ise Yunanistan’ın veya Kıbrıs Rum tarafının hak iddiaları sürecektir. İstikbal bunu, “Oysa bizim yaptığımız davet Mısır’a tartışmasız bir deniz alanı sözünü veremiyor maalesef” sözleriyle anlattı.

Bir sondaj gemisinin ulaşamadığı saha

İstikbal, Şubat 2018’de Kıbrıs açıklarında yaşanan bir olayı hatırlattı. İtalyan enerji şirketi Eni adına çalışan Saipem 12000 sondaj gemisi, adanın güneydoğusunda 3 numaralı parseldeki hedefine ulaşamadı. Eni, 20 Şubat’ta geminin sahaya girmek için beklediğini duyurdu.

İstikbal, Türk savaş gemileriyle karşılaşan sondaj gemisinin geri dönmek zorunda kaldığını anlattı. Bir kıyı yönetiminin verdiği arama ruhsatının, denizde bir kuyuyu açmaya yetmeyebileceğini bu örnekle açıkladı.

Eni’nin duyurusu · Avrupa Parlamentosu soru belgesi

İstikbal, Ege’deki arama faaliyetleri konusunda da Türkiye ile Yunanistan’ın 1976’da vardığı Bern Mutabakatı’nı hatırlattı. Ankara, Ege kıta sahanlığı görüşmelerine ilişkin mutabakatın geçerliliğini koruduğunu savunuyor. Atina ise uygulamasının 1981’de müzakerelerin sona ermesiyle birlikte bittiği görüşünde.

İstikbal aynı sorunu balıkçılar açısından da tarif etti. “Balıkçılık konusunda bile bir araya gelip geçici çözümler aramak zorundadırlar” dedi. Petrol ve doğal gaz için de bir yol tarif etti. Taraflar, nihai sınır konusundaki görüşlerini saklı tutarak belirli bir sahada birlikte üretim yapmayı görüşebilir.

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin 74. ve 83. maddeleri, sınır üzerinde anlaşma beklenirken geçici düzenlemeler için çaba gösterilmesini ve bunların nihai sınırı etkilememesini öngörüyor. İstikbal’e göre Ankara ile Atina arasındaki güçlük, birlikte atılacak bir adımın karşı tarafın iddiasına örtülü onay olarak okunabileceği endişesi.

Mısır’ın gaz ihtiyacı ve Avrupa pazarı

Kahire için bu hesabın bir de iç tüketim boyutu var. İstikbal, Mısır’ın kendi sahalarından elde ettiği gazı kullanmak istediğini vurguladı. ABD Enerji Enformasyon İdaresine göre iç piyasadaki arz açığı, Mısır’ın sıvılaştırılmış doğal gaz ithalatını artırdı.

Ülkenin 2025’teki günlük ortalama ithalatı, 2024’tekine göre yaklaşık dört katına çıktı. ABD Enerji Enformasyon İdaresi

İstikbal, Doğu Akdeniz gazının üretilememesinin Avrupa pazarındaki tedarikçiler bakımından da sonuçları olduğunu savundu. Avrupa’nın ABD’den gemilerle gaz almasına dikkat çeken İstikbal, bu tablonun Washington’a yaradığı görüşünde.

Eurostat’a göre 2025’te Avrupa Birliği’nin ithal ettiği sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 56’sını ABD sağladı. İstikbal’e göre Doğu Akdeniz’deki ülkeler kendi aralarında anlaşabildikleri ölçüde hem bu kaynakları kullanma hem de Avrupa’ya ulaştırma olanağı bulacak.

Atina’yla görüşme önerisinin gerekçesi

İstikbal, Mısır’la diyaloğa açık olunmasını desteklediğini, “Her zaman el uzatmak iyidir” sözleriyle ifade etti. Buna karşılık yeni bir sınırın geçmesi düşünülen sularda karşı karşıya gelen iddiaların öncelikle Türkiye ile Yunanistan arasında olduğunu söyledi.

Ona göre Kahire’ye daha geniş bir saha önermek, Atina’nın o sahaya ilişkin iddiasını kendiliğinden ortadan kaldırmayacak. Önce Yunanistan’la masaya oturulması önerisini de buna dayandırdı.

Kıbrıs çevresinde ise görüşmenin kiminle ve hangi sıfatla yürütüleceği ayrı bir sorun. İstikbal, Ankara’nın tanımadığı Kıbrıs Rum Yönetimi ile deniz sınırı müzakeresine başlamasının tanıma meselesini de gündeme getireceğini söyledi.

Adadaki siyasi uyuşmazlık çözülmeden bu çevredeki münhasır ekonomik bölge sınırının belirlenmesini güç gördüğünü belirtti. Erdoğan’ın, iki devletin anlaşmasının enerji ve balıkçılık faaliyetleri için yeterli olup olmayacağı yönündeki sorusuna Libya örneğiyle karşılık verdi.

Libya’daki onayın kapsamı

Türkiye ile Libya’nın Ulusal Mutabakat Hükümeti, deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı 27 Kasım 2019’da İstanbul’da imzaladı. BM Antlaşmalar Koleksiyonu’nda yürürlük tarihi 8 Aralık 2019, tescil tarihi 11 Aralık 2019 olarak kayıtlı.

Libya Temsilciler Meclisinin 20 Ekim 2026’da verdiği onayın önemini İstikbal, Libya içindeki görüş ayrılığı üzerinden anlattı. Trablus’taki hükümetin imzasına daha önce karşı çıkan doğudaki meclisin de onay vermesi, ona göre mutabakatın Libya’daki siyasi dayanağını güçlendirdi. BM antlaşma kaydı · Türkiye Dışişleri

Erdoğan’ın bu kararın denizdeki pratik karşılığını sorması üzerine İstikbal, Türkiye ile Libya’nın kendi aralarındaki uzlaşmasının, aynı sularda hak ileri süren diğer kıyıdaşları bağlamadığını vurguladı. Karara verilen tepkiler de bu ayrımı gösterdi.

Ankara, Libya Meclisinin kararını memnuniyetle karşıladı. Atina 20 Ekim’de itirazını yineledi. Kahire ise 21 Ekim’de onayın Mısır açısından hukuki sonuç doğurmadığını açıkladı.

Müzakerelerin sonuçsuz kalması halinde uluslararası yargıya başvurma seçeneği de yayında gündeme geldi. İstikbal, Uluslararası Adalet Divanı ile Hamburg’daki Uluslararası Deniz Hukuku Mahkemesini andı. Türkiye’de, bu mercilerden hakkaniyete uygun bir karar çıkıp çıkmayacağına ilişkin çekinceler olduğunu söyledi.

Deniz Hukuku Mahkemesinin bir uyuşmazlığa bakabilmesi, sözleşmede veya ayrıca yapılmış bir anlaşmada yargı yetkisinin dayanağının bulunmasına bağlı.

Mahkemenin yetkisi

İstikbal’e göre kamuoyuna anlatılması gereken de bir imzanın denizde neyi çözebildiği ve neyi açık bıraktığı. Aynı sahada hak ileri süren ülkeler itirazlarını sürdürdükçe bir balıkçı teknesinin ya da bir araştırma gemisinin faaliyeti yeniden anlaşmazlık konusu olabilir.

“Biz ilgili bütün kıyıdaş devletleri antlaşmalara dâhil etmeksizin tartışmasız bir deniz alanı elde etmiş olmuyoruz” dedi.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: denizhaber.com
Haber metni ve görseller denizhaber.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Tarım
Yayın: 02 Kasım 2026 20:04 · Kaynak: denizhaber.com
Kaynağı Oku ↗