Habermetrik
← Ana Sayfa
27 Ekim 2026 11:20 · Güncelleme 11:27
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Perinçek’ten milletvekillerine mektup: Mekke Anlaşması’nı onaylamak İsrail planlarına hizmet eder

Perinçek’ten milletvekillerine mektup: Mekke Anlaşması’nı onaylamak İsrail planlarına hizmet eder
Görsel kaynağı: aydinlik.com.tr
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, TBMM gündemine getirilen Mekke Ortak Savunma Anlaşması konusunda milletvekillerine yazdığı mektubu kamuoyuna açıkladı
  • Anlaşmanın Türkiye’yi ABD ve İsrail cephesine bağladığını belirten Perinçek, söz konusu mutabakata onay verilmemesi çağrısında bulundu

Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek, İstanbul'da Vatan Partisi İl Merkezinde basın toplantısı düzenleyerek Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine sunulan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması" hakkında milletvekillerine gönderdiği mektubu kamuoyu ile paylaştı.

Anlaşmanın hukuki statüsünün değiştirilerek Mekke Savunma İttifakı'na dönüştürüldüğünü belirten Perinçek, söz konusu sözleşmenin Suudi tahtının ömrünü uzatmayı ve Yemen Cumhuriyeti’nin vatan savaşına karşı konumlanmayı amaçladığını ifade etti. Anlaşmanın Türkiye'yi ABD ve İsrail ile iş birliği yapan Suudi Arabistan ile aynı cepheye taşıdığını vurgulayan Perinçek, söz konusu mutabakatın Anayasa'ya ve Türkiye'nin istiklal savaşı geleneğine aykırı olduğunu kaydetti.‘TÜRKİYE’MİZİN OLANAKLARI ABD-İSRAİL GÜDÜMÜNE SUNULAMAZ’Vatan Partisi Lideri Doğu Perinçek, şu ifadelere yer verdi: Sayın Milletvekilimiz, Sizi saygıyla selamlıyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Yöneticilerinin 7 Ağustos 2026 günü Riyad’da imzaladıkları Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın adı, 24 gün sonra Mekke Savunma İttifakı Stratejik-Siyasî ve Savunma Komitesi’nin hukuk dışı kararıyla, Mekke Savunma İttifakı’na dönüştürüldü. Anlaşma’nın içeriğine ve uygulamasına baktığımız zaman İttifak karakteri taşıyan bu uluslararası sözleşme, 20 Ekim 2026 günü Ortak Savunma için Mekke Anlaşması başlığıyla TBMM gündemine sunulmuş bulunuyor.

Anlaşma bugün TBMM Dışişleri Komisyonu’nda görüşülecektir. Sayın Milletvekilimiz, Mekke İttifakı’nın iki işlevi var: Birincisi bu İttifak, çatırdayan Suudi Tahtının ömrünü uzatmaya yöneliktir. İkincisi ve en önemlisi, Yemen Cumhuriyeti’nin vatan savaşına düşmanlık ittifakıdır.

Aslında bu iki işlev, tek işlevde özetlenebilir: Mekke İttifakı, ABD Emperyalizmine ve İsrail Siyonizmine jandarmalık eğilimini içeriyor. Mekke Savunma İttifakı Stratejik-Siyasî ve Savunma Komitesi’nin, 5 Ekim 2026 günü Riyad’da yaptığı Olağanüstü Toplantıdan sonra yayınladığı Ortak Açıklama, Tarafların ortak itirafı niteliğindedir.

“Kollektif savunma taahhütleri” kapsamında, “Suudi Arabistan’a askerî kuvvet ve yetenek sağlanmasına ve bunların hızla konuşlandırılmasına” karar verilmiştir. Bu karar, Mekke İttifakı’nın Suudi Tahtını koruma görevini ve Yemen Cumhuriyeti’nin vatan savaşına karşı mevzilenmeyi ifade etmektedir.

Eğer TBMM, bu Anlaşmayı onaylarsa, Türkiye, Suudi Krallığı’nın askerî yöntemlerle savunma yükümlülüğü altına giriyor. Yemen’in Vatan Savaşına karşı askerle, silahla, savaş araçlarıyla destek taahhüdü verilmektedir. İşte tehlikeli olan budur.

Mekke İttifakı, Türkiye’yi Suudi Krallığı ile birliktelik üzerinden ABD-İsrail cephesine bağlamaktadır. Bütün dünyanın bildiği üzere, Suudi Krallığı, İsrail ile işbirliği halindedir. İsrail komutanları, Suudi Arabistan’ın silahlı güçlerine kumanda ediyor.

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da İsrail generallerinden oluşan bir Komuta Merkezi bulunuyor. İsrail Hükümeti yetkilileri, Yemen’e karşı savaşında Suudilere “olağanüstü yetenekler” sağladıklarını ilan ediyorlar.” Riyad’da bulunan Pakistanlı yüksek rütbeli bir subay, “Riyad’daki İsrailli komutanların bütün istihbarat toplantılarına katıldıklarını kendi gözleriyle gördüğünü” açıklamıştır.

Mekke İttifakı, Türkiye’yi ABD ve İsrail’e karşı savaşan devletlerle karşı karşıya getirmektedir. Yemen 2014 yılından bu yana vatan savaşı veriyor. İran savaşıyor. Filistin ve Gazze savaşıyor. Hizbullah, Lübnan cephesinde savaşıyor.

Suriye, İsrail’in işgali altındaki güney topraklarını kurtarma sorunuyla karşı karşıyadır. Libya, Doğu Akdeniz’de Türkiye ile ortak cephede mevzilenmiştir. Bütün bu devletler ve halklar, Yemen ile aynı cephededir ve Mekke İttifakı onlara karşı kurulmuştur.

Sayın Milletvekilimiz, Türk Silahlı Kuvvetleri, ABD emperyalizmi ve İsrail Siyonizmiyle aynı cephede Yemen’in İstiklal Mücadelesine karşı savaşmaz. Mehmetçiği ABD ve İsrail güdümünde İstiklâl Savaşlarının üzerine sürebilecek bir kuvvet bulunmuyor.

TBMM’nin bu olasılıklara kapı açan bir Anlaşmaya onay vermemesi, Türk Milletinin talebidir. ABD ve İsrail yöneticileri, İran’a karşı çok şiddetli bir saldırıya hazırlandıklarını ilân ediyorlar. Bu koşullarda, Mekke İttifakı’nın hangi tehlikeleri içerdiğini Siz Milletvekillerimizin değerlendirmesine sunuyoruz.

Dün (26 Ekim 2026 günü) Mekke İttifakı Heyetinin İran’a gitmesi, bölgemiz kamuoyunda bir umut yarattı. Ancak kaygıyla belirtelim, bu ziyaret İran’ı ittifaka kazanmak için değil, Suudi Tahtını kurtarmak içindir. Yemen Cumhuriyetinin Vatan Savaşı Suudi Yönetimini çok zor duruma düşürdü ve kesin zafere ilerliyor.

Bu durumda Türkiye, Pakistan ve Suudi Krallık Heyeti Tahran’a koşarak, barış benzeri söylemlerle Yemen’in durdurulması gayreti içine girmiştir. Yapılan görüşmeler bu merkezdedir. Batı Asya devletleri ve halklarının vatan savaşlarını önlemek, bir güvenlik ve barış faaliyeti değildir.

Batı Asya’da güvenlik, ABD ve İsrail saldırganlığına karşı mücadeleyle sağlanır. Türkiye, Batı Asya’da güvenlik, istikrar ve refah için en başta İran, Yemen, Filistin, Lübnan, Suriye ve Libya ile ittifak yapmak sorumluluğuyla karşı karşıyadır.

Mekke İttifakının Türkiye’nin güvenliğine hiçbir katkısı yoktur. Doğu Akdeniz’de ABD-İsrail-Yunanistan donanmaları, Türkiye’yi hedef alan tatbikatlar yapıyor. Peki Mekke İttifakı’nın ortakları olan Suudi Krallığı ve Pakistan, Doğu Akdeniz’de ABD-Yunanistan-İsrail tehdidine karşı Türkiye ile birlikte cephe tutacaklar mı?

Bunu hayâl bile edemezsiniz! Mekke Anlaşması’nı onaylamak, İsrail planlarını onaylamaktır. Mekke Anlaşması’nda, evet Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin imzası var ama o imzayı şöyle bir kazıyın; altında Netanyahu’nun imzasını göreceksiniz.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, Mehmetçiği Mazlum milletlerin İstiklâl Savaşlarının üzerine sürecek bir sorumluluğun altına giremez! ABD ve İsrail dostu askerî uzmanların da kabul ettikleri üzere, Suudi Arabistan, Yemen Cumhuriyeti’ne karşı savaşta yenilginin eşiğindedir.

İsrail Komutanlarının emrine verilmiş olan Suudi Arabistan silahlı güçleri, vatan savaşı veren Yemen Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri karşısında perişan durumdadır. Suudi güdümündeki Yemen Kukla Otel Yönetiminin, Yemen’de kendisini koruyacak gücü bile bulunmuyor.

Bu yönetim, 2015 yılından beri Suudi Arabistan başkenti Riyad’daki lüks otellerde sözümona hükümet yetkileri kullanıyor. Buna karşılık Yemen Cumhuriyeti Hükümeti, kendi vatan topraklarında önderlerini şehit vererek vatan savaşı yürütmektedir.

Yemen halkının yüzde 83’ü, Yemen Cumhuriyetinin yönetimi altındadır ve büyük fedakârlık ve kahramanlıkla vatan savaşı cephesindedir. Vatan Savaşının yenilmez gücü, Yemen topraklarında bir kez daha kanıtlanıyor. İsrail cephesini paylaşanlar, yarın İsrail’in yenilgisini paylaşır.

Pakistan Ordu Sözcüsü Korgeneral Ahmed Şerif Chaudhry, 16 Eylül 2026'da Al Arabiya English'e verdiği röportajda, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın “kamuoyuna açıklanmayacak savunma taahhütleri içerdiğini” belirtmektedir. Milletten ve Meclis’ten gizli ittifaklar yapmak, anlaşmaların içine Türkiye’nin başına belâ açacak birtakım gizli taahhütler koymak suçtur.

Hükümet, Mekke Anlaşması’ndaki gizli hükümleri Meclisimize ve halkımıza açıklamak zorundadır. TBMM, bilmediği gizli yükümlülüklerin sorumluluğuna ortak olamaz. Mekke Anlaşması, ABD-İsrail-Suudi Tahtı cephesinde konumlanıyor ve bölgemizdeki vatan savaşlarına karşı silahlı yükümlülükler getiriyor.

Bu nedenle Anayasamıza ve Türkiye’nin İstiklâl Savaşı geleneğine aykırıdır. Mehmetçiği Yemen Cephesi’ne yollamak ya da ABD ve İsrail’i Suudi Arabistan aracılığıyla desteklemek, Filistin düşmanlığıdır, Gazze düşmanlığıdır, İran düşmanlığıdır, İslam dünyasına düşmanlıktır, insanlığa düşmanlıktır ve en önemlisi Türkiye’nin geleceğine sadakatsizliktir.

Sayın Milletvekilimiz, ABD ve İsrail’in savaş tamtamları çaldığı çok nâzik koşullarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ve Türk milletine çok büyük sorumluluklar düşüyor. Türkiye’yi Yemen, İran, Filistin ve Gazze karşıtı bir cepheye sürüklemek, ülkemizin bağımsızlığı, bütünlüğü, güvenliği, istikrarı ve halkımızın refah özlemi için ciddî tehlikeleri davet eder.

Türkiyemizin silahlı olanakları ve savunma sanayisi, ABD-İsrail güdümüne sunulamaz. Mehmetçik, ABD emperyalizminin, İsrail Siyonizminin ve Suudi tahtının çıkarları için ateşe sürülemez. Türk milleti ve insanlık, Gazi Meclisimizden milletimize, kardeş milletlere ve bağımsızlık için savaşan devletlere güven veren bir karar almasını bekliyor. Saygılarımla."

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: aydinlik.com.tr
Haber metni ve görseller aydinlik.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 27 Ekim 2026 11:20 · Kaynak: aydinlik.com.tr
Kaynağı Oku ↗