Ünlülerin en garip son dilekleri: Elizabeth Taylor'ın cenazesini ertelemesi, Tupac'ın küllerinin yakılması ve diğerleri
Dünya çapında ünlülerin vasiyetnamelerindeki tuhaf maddeler, cenaze törenlerini nasıl şekillendirdiğini ve miras paylaşımlarını nasıl etkilediğini inceliyoruz.
Linki kopyala · 2 dk 1 okunma Google News'te Takip Et Ünlülerin en garip son dilekleri: Elizabeth Taylor'ın cenazesini ertelemesi, Tupac'ın küllerinin yakılması ve diğerleri Gözden Kaçırmayın Gözden Kaçırmayın Tommy Lee Jones: 70'lerin Kalp Hırsızından Oscar Kazanan Usta Oyuncuya Dönüşüm Habere git Dünya ünlülerinin ölümden sonraki istekleri, bazen mülkiyet paylaşımından öte, cenaze törenlerinin zamanlamasını ve ritüellerini de belirleyen hukuki belgeler haline geliyor. Elizabeth Taylor'ın "hep geç kaldığı" için cenazesinin 15 dakika ertelendiği anekdotu, bu listeye giren en bilinen detaylardan biri.
Oscar ödüllü oyuncu Elizabeth Taylor, 2011 yılında vefat etmeden önce vasiyetnamesine cenazesinin "kesinlikle zamanında başlamaması" maddesini ekletti. Taylor, hayat boyu randevularına geç gelmesiyle tanınırken, son yolculuğunda bile bu alışkanlığını yasal bir zorunluluk haline getirmişti. 23 Mart 2011 tarihinde Forest Lawn Anıt Mezarlığı'nda gerçekleştirilen tören, planlanan saatten 15 dakika sonra başlatılmıştı.
1996 yılında öldürlenen rap efsanesi Tupac Shakur'un külleri, ailesinin ve yakın arkadaşlarının (Outlawz grubu üyeleri) 1997 yılında Malibu sahilinde yaptığı bir törenle sigara içilerek savuruldu. Bu istek, Tupac'ın "Black Jesus" adlı parçasındaki "Son nefesimde küllerimi duman yapın" dizelerinden ilham alındığı söylenir. Bu ritüel, hip-hop kültüründe meşhur bir efsane haline gelmiştir.
Gonzo gazeteciliğin kurucusu Hunter S. Thompson, 2005 yılında intihar ederek hayatını sonlandırmıştı. Yazarın vasiyetnamesine göre külleri, onun simgesel "Gonzo Kafesi" (iki avuç parmak birbiriyle çapraz bir küre) heykeli üzerine monte edilmiş bir topun içine konuldu ve patlatılarak atmosfere savuruldu. Tören, Johnny Depp ve Bill Murray gibi yakın dostların katıldığı özel bir etkinlikte gerçekleşmişti.
Oscar kazanan oyuncu Philip Seymour Hoffman, 2014'te vefat ettiğinde 35 milyon dolarlık bir miras bıraktı. Ancak vasiyetnamesinde üç çocuğuna (o dönemde en büyüğü 10 yaşındaydı) "güven fonu" (trust fund) kurulmaması talimatı vermişti. Hoffman, çocuklarının "yürekten çalışıp kendi paralarını kazanmalarını" istediğini, büyük birikimlerin onları tembelleteceğini belirtmişti. Mirasın büyük kısmı eşine Mimi O'Donnell'a bırakılmıştı.
Rock tarihinin en sesli kadınlarından Janis Joplin, 1970 yılında 27 yaşında hayatını kaybetti. Vasiyetnamesinde cenazesi yerine "harika bir parti" düzenlenmesini istemişti. 2.500 davetlinin katıldığı tören, San Francisco'daki Lion's Share klubünde açık bar ve canlı müzikle gerçekleşmişti. Joplin, cenaze masrafları için 2.500 dolar ayırmış, kalan paranın davetlilerin içkisi için harcanmasını istemişti.
Modern ünlü kültürünün ötesine geçen tarihi bir örnek de Napoleon'dur. 1821'de Saint Helena'da vefat eden İmparator, küllerinin Paris'in Seyitleri'ne (Les Invalides) taşınmasını istemişti. Ancak ölümünden hemen sonra doktorları François Antommarchi, yüzünün bir ölüm maskesini almış ve saçlarından örnekler kesip yakınlarına hediye etmiştir. Bu nesneler bugün yine de müzelerde ve özel koleksiyonlarda sergilenmektedir.
Bu örnekler, ünlülerin ölümden sonraki kontrol arzusunun, hukuki çerçevede nasıl somutlaşabileceğini gösteriyor. Hukukçular, bu tür "şartlı vasiyetler"in yerel kanunlara (Türk Hukuku'nda Medeni Kanun Madde 507 ve devamı) uygunluğu ve mirasçıların reddi hakları çerçevesinde değerlendirildiğini hatırlatıyor.
Kategori: Genel · Bölge: Çankırı/Bayramören
Yayın: 16 Eylül 2026 06:01 · Kaynak: habergo.com.tr