99 Yaşındaki Remzi Altıntaş’ın Unutmadığı İsim: İlkokul Öğretmeni
- Bir akrabasını ziyaret etmek için Balıkesir’e gelen 99 yaşındaki Remzi Altıntaş, köyünden Almanya’ya uzanan hayatını anlattı
- İlkokul öğretmeni Mehmet Yücel’i hâlâ hatırlayan Altıntaş, “Hayatımda hiç yalan söylemedim” sözleriyle yaşam ilkesini paylaştı
Uşak’ın Banaz ilçesine bağlı Paşacık köyünde doğan Remzi Altıntaş, 99 yaşında. Bir asra yaklaşan ömründe köyünden Almanya’ya uzanan yolları aşmış, alın teriyle ekmeğini kazanmış. Çocukluğundan bugüne taşıdığı unutulmaz isim ise ilkokul öğretmeni Ankaralı Mehmet Yücel.
Hayatının değişmeyen ilkesini de şu sözlerle anlatıyor: “Hayatımda hiç yalan söylemedim.”Hayatın içinden insan hikâyeleri…Bazı insanlar, yaşadıkları yıllardan çok hatırladıklarıyla anlatır ömrünü. Bir köy, bir öğretmen, günler süren bir yolculuk… Aradan onlarca yıl geçse de hafızadaki yerini koruyan hatıralar vardır.99 yaşındaki Remzi Altıntaş’ın hikâyesi, Uşak’ın Banaz ilçesine bağlı Paşacık köyünde başlıyor.
Bugün İzmir’in Şirinyer semtinde yaşayan, bir akrabasını ziyaret etmek için Balıkesir’e gelen Altıntaş, geçmişini anlatırken çocukluğunu ve öğretmenini de anıyor. Paşacık’tan silinmeyen bir isim: Mehmet YücelRemzi Altıntaş, ilkokul öğretmeni Ankaralı Mehmet Yücel’i hiç unutmamış.
Çocukluk yıllarının üzerinden uzun bir ömür geçmiş. Çalışmış, gurbete gitmiş, emekli olmuş. Ancak öğretmeninin adı hafızasındaki yerini hep korumuş. Onun hayat hikâyesinde Mehmet Yücel, yıllar önce sınıfta ders anlatan bir öğretmenden çok daha fazlası.
Paşacık’taki çocukluğunu bugününe bağlayan, adı unutulmayan bir insan.99 yaşındaki bir öğrencinin öğretmenini hâlâ hatırlaması, bir eğitimcinin insan hayatında bırakabileceği izin en duygulu örneklerinden biri. Bir tren, dört günlük yol, bir ömürlük hatıraAltıntaş’ın çocukluğundan taşıdığı en güçlü hatıralardan biri de Atatürk’ü görmek amacıyla çıktıkları yolculuk.
Kendi anlatımına göre, henüz ilkokul öğrencisiyken öğretmeni ve beraberindekilerle Banaz’dan Uşak’a kağnıyla gittiler. Gidiş iki gün sürdü. Küçük Remzi’nin hafızasında o yolculuktan Atatürk’ün beyaz treni kaldı. Dönüş için de iki gün yol aldılar.
Bugünün ulaşım imkânlarıyla düşünüldüğünde uzun ve zahmetli görünen bu dört gün, onun için bir ömür boyunca anlatılacak çocukluk hatırasına dönüştü. Aradan geçen yıllar ne öğretmeninin adını sildi ne de o yolculuğun izini…Vergi dairesinden inşaatlara uzanan emekÇocukluk yıllarının ardından çalışma hayatı başladı.
Altıntaş, ilkokulu bitirdikten sonra Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairesinde çalıştığını, üç yıl altı ay vergi toplama görevinde bulunduğunu anlatıyor. Ardından inşaatlarda çalıştı. Geçimini sağlamak için farklı işlerde emek verdi.
Paşacık köyünde başlayan hayat, zamanla onu başka şehirlere ve başka bir ülkeye taşıdı. Bu yolculuğun ortak noktası ise çalışmak, üretmek ve ekmeğini alın teriyle kazanmaktı. Gurbetin soğuğunda geçen 15 yıl1975 yılında Almanya’ya giden Remzi Altıntaş, anlatımına göre Geisleden belediyesinde 15 yıl çalıştı.
Kış aylarında kar küreme işlerinde görev aldı. Köy yollarından Almanya’nın karla kaplı sokaklarına uzanan bu yıllar, hayatının uzun gurbet dönemini oluşturdu. Çalışma hayatının ardından emekli oldu. Bugün geriye dönüp baktığında anlattıkları arasında yalnızca yaptığı işler bulunmuyor; insanlara nasıl davrandığı, hangi değerlerle yaşadığı da öne çıkıyor.“Bütün kötülüklerin başı yalan”Remzi Altıntaş, 99 yıllık ömrünü anlatırken dürüstlük üzerinde özellikle duruyor.
Hayat anlayışını kendi sözleriyle şöyle ifade ediyor:“Bütün kötülüklerin başı yalan. Hayatımda hiç yalan söylemedim. Elimden geldiği kadar insanlara yardımcı oldum. Yardım etmek sadece para vermek değildir. İnsanları sevdim.”Bu sözlerde, uzun bir ömrün ardından geride bırakmak istediği değerler de var: Dürüstlük, yardımseverlik ve insan sevgisi.
Bir ömrün içinde köyü de var, öğretmeni dePaşacık köyünde bir çocuk… Atatürk’ü görmek için kağnıyla yola çıkan bir öğrenci… Vergi dairesinde, inşaatlarda, Almanya’nın soğuk sokaklarında çalışan bir emekçi…Remzi Altıntaş, bugün 99 yaşında bütün bu yılları aynı hayatın içinde buluşturuyor. Onun hikâyesinde doğduğu köyün de unutamadığı öğretmeni Mehmet Yücel’in de ayrı bir yeri var.
İnsan bazen uzak ülkelere gidiyor, yıllar boyunca başka şehirlerde yaşıyor; ama çocukluğunda kendisine yol gösteren bir ismi hep yanında taşıyor. Banazlı Remzi’nin bir asra yaklaşan ömründen geriye kalan da yalnızca yılların toplamı değil; öğretmenine vefa, emeğine saygı ve insanlara duyduğu sevgi oluyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Eğitim
Yayın: 30 Ekim 2026 10:30 · Kaynak: gazetemerhaba.com