Etiyopya'nın 'Deniz Kapısı' Arayışı Bölgesel Gerilimi Tırmandırıyor
- Etiyopya'nın denize erişim sağlama hedefi, bölgesel aktörler arasında ciddi bir diplomatik gerilime yol açıyor
- Uzmanlar, Addis Ababa'nın bu stratejik arayışının askeri değil ticari bir çerçevede ele alınması gerektiğini vurgularken, kısa vadede bir uzlaşıya varılmasını güç görüyor
Etiyopya, 1993 yılında Eritre'nin bağımsızlığını kazanmasıyla kıyı hattını kaybederek denize kıyısı olmayan bir ülke konumuna düştü. Dış ticaretinin büyük bölümünü Cibuti Limanı üzerinden yürüten Addis Ababa yönetimi, bu bağımlılığı kırmak ve Kızıldeniz'e doğrudan erişim sağlamak için uzun süredir diplomatik çaba gösteriyor.
Başbakan Abiy Ahmed, bu hedefi ülkesinin medeniyet yolculuğunun bir gerekliliği ve varoluşsal bir mesele olarak tanımlarken, hedefe ulaşmak için al-ver prensibine dayalı bir diplomasi yürütmeye hazır olduklarını ifade ediyor. Etiyopya'nın bu ısrarı, Kızıldeniz'e kıyısı olan bölge ülkeleri arasında endişeyle karşılanıyor.
Mısır, Sudan, Eritre ve Somali, 4 Ekim'de imzaladıkları El-Alameyn Bildirisi ile Kızıldeniz'in yönetiminin yalnızca kıyıdaş ülkelerin sorumluluğunda olduğunu ilan etti. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, bölgenin askerileştirilmesine ve denize kıyısı olmayan ülkelerin askeri varlık oluşturmasına kesinlikle karşı olduklarını vurgularken, 2 Kasım'daki Mısır-Sudan ortak toplantısında da kıyıdaş ülkelerin egemenlik haklarının korunması gerektiği yinelendi.
Gerilimi tırmandıran bir diğer unsur ise Etiyopya'nın askeri modernizasyon hamleleri oldu. Başbakan Ahmed, 28 Ekim'de Rus yapımı Su-35 savaş uçaklarının ilk teslimatının yapıldığını duyurarak bunu stratejik caydırıcılık kapasitesinin güçlendirilmesi olarak nitelendirdi.
Bu süreçte diplomatik ilişkiler de sarsıldı; Etiyopya ve Eritre karşılıklı olarak diplomatlarını sınır dışı etti. Ayrıca Etiyopya, Sudan'ın suçlamaları üzerine 2 Kasım'da Asosa kentindeki konsolosluğunu kapatma kararı aldı.
Konuyu değerlendiren uzmanlar, Etiyopya'nın denize erişim arayışını ekonomik bir zorunluluk olarak görürken, Mısır tarafı bu erişimin yalnızca ticari faaliyetlerle sınırlı kalması gerektiğinde ısrarcı. Etiyopyalı araştırmacı Musa Şeyhu, ülkesinin hedefinin askeri bir işgal değil, ekonomik bağımsızlık olduğunu savunuyor.
Şeyhu'ya göre, bu mesele doğru yönetilirse Afrika Boynuzu'nda bir istikrar ve ekonomik bütünleşme projesine dönüşebilir; ancak mevcut kutuplaşma ortamında kısa vadede bir uzlaşı sağlanması oldukça zor görünüyor. Bölgesel krizin geleceğine dair dört ana senaryo öne çıkıyor.
Bunlar; kıyıdaş bir ülkeyle uzun vadeli ticari anlaşma yapılması, mevcut liman kullanım kapasitesinin çeşitlendirilmesi, diplomatik girişimlerin yoğunlaştırılması veya mevcut anlaşmazlıkların sürmesi nedeniyle uzlaşmanın daha da gecikmesi olarak sıralanıyor. Etiyopya'nın stratejik hedefinden vazgeçmeyeceği öngörülürken, sürecin nasıl sonuçlanacağı büyük ölçüde tarafların diplomasiye vereceği ağırlığa bağlı kalmaya devam ediyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 06 Kasım 2026 12:55 · Kaynak: ensondakika.com.tr