Habermetrik
← Ana Sayfa
08 Kasım 2026 08:43
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Siber saldırıların hedefi değişiyor: Buzdolabı, otomobil ve akıllı ev cihazları risk altında

Siber saldırıların hedefi değişiyor: Buzdolabı, otomobil ve akıllı ev cihazları risk altında
Görsel kaynağı: istanbulticaretgazetesi.com
⏱️ 8 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş

Dünya genelinde sayıları yaklaşık 21 milyara ulaşan internete bağlı cihazlar, siber güvenlik açısından yeni riskleri beraberinde getiriyor. Fransa'da market zincirlerinin soğutma sistemlerine düzenlenen siber saldırıda sıcaklıkların 50 dereceye kadar yükselmesi, gıda ürünlerinin imha edilmesine ve bazı mağazalarda yangın çıkmasına neden oldu.

Özyeğin Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selim Akyokuş, siber saldırıların ekonomik kayıpların ötesinde fiziksel zararlara ve toplumsal etkilere yol açabileceğini belirtti. SİBER SALDIRILARDA YENİ TEHLİKE: KÜÇÜK HEDEFLER, BÜYÜK TOPLUMSAL ETKİLER Dijitalleşmenin hızlanması ve internete bağlı cihazların günlük yaşamda yaygınlaşması, siber saldırıların etkilediği alanları genişletiyor.

Enerji santralleri, elektrik şebekeleri ve veri merkezleri gibi büyük ölçekli kritik altyapıların yanı sıra evlerde kullanılan akıllı cihazlar, marketlerdeki soğutma sistemleri ve otomobillerdeki bilgisayarlar da siber saldırıların hedefi haline gelebiliyor. Bu durum, siber güvenlik açıklarının yalnızca ekonomik kayıplara değil, fiziksel zararlara ve günlük yaşamı etkileyen toplumsal sonuçlara da yol açabileceğini ortaya koyuyor.

Fransa'da market zincirlerinin soğutma sistemlerine yönelik gerçekleştirilen saldırı, küçük ölçekli sistemlerin siber güvenlik açısından taşıdığı riskleri yeniden gündeme getirdi. FRANSA'DA SİBER SALDIRI: MARKETLERDE SICAKLIK 50 DERECEYE YÜKSELDİ Fransa'da Intermarche, Netto ve Cooperative U zincirlerine ait çok sayıda marketin soğutma sistemleri siber saldırıların hedefi oldu.

İnternete bağlı soğutma sistemlerine yönelik saldırı sonucunda sistemlerdeki sıcaklıklar 50 dereceye kadar yükseldi. Yaşanan olay nedeniyle çok sayıda taze ve dondurulmuş gıda ürünü imha edilirken bazı mağazalarda yangın çıktı.

Saldırı, marketlerin günlük faaliyetlerini etkilerken internete bağlı cihazların güvenliği ve eski sistemlerde bulunabilecek güvenlik açıklarına ilişkin endişeleri artırdı. SİBER SALDIRILAR FİZİKSEL VE EKONOMİK ZARARLARA YOL AÇABİLİYOR Fransa'daki olay, büyük ölçekli kritik altyapıların dışında günlük yaşamda kullanılan daha küçük sistemlerin de ciddi siber güvenlik riskleri taşıdığını gösterdi.

Marketlerdeki soğutma sistemlerinin hedef alınması, siber saldırıların yalnızca bilgisayar sistemleri ve dijital veriler üzerinde değil, fiziksel ortamda da zarara yol açabileceğini ortaya koydu. Olay aynı zamanda hibrit tehditler kapsamında kullanılabilecek siber saldırıların toplumun günlük yaşamını nasıl etkileyebileceğine ilişkin tartışmaları gündeme taşıdı.

DÜNYADA 21 MİLYAR BAĞLANTILI CİHAZ BULUNUYOR Özyeğin Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selim Akyokuş, siber güvenlik tehditlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Siber güvenliğin bilgisayar sistemlerini, ağları, yazılımları, verileri ve veri merkezleri gibi dijital altyapıları yetkisiz erişime, saldırılara, zarar verme girişimlerine ve veri hırsızlığına karşı korumayı ifade ettiğini belirten Akyokuş, internete bağlı cihazların yaygınlaşmasının güvenlik risklerini artırdığını söyledi. Nesnelerin İnterneti (IoT) kapsamındaki bağlantılı cihazların sayısında önemli artış yaşandığını ifade eden Akyokuş, şu açıklamada bulundu: "Günümüzde siber güvenliğin önemi giderek artıyor.

Bunun nedenlerinden biri de bağlantılı cihazların sayısındaki artış. Şu anda dünya genelindeki bağlantılı cihaz sayısının yaklaşık 21 milyar olduğu belirtiliyor." AKILLI CİHAZLARDAKİ GÜVENLİK AÇIKLARI SİBER SALDIRI RİSKİNİ ARTIRIYOR Fransa'daki siber saldırının internete bağlı cihazların güvenliği açısından önemli bir örnek olduğunu belirten Akyokuş, marketlerdeki buzdolaplarının merkezi sistemler üzerinden yönetildiğine dikkati çekti.

Merkezi yönetim sistemleri aracılığıyla soğutma cihazlarının sıcaklıklarının takip edildiğini ve kontrol edildiğini ifade eden Akyokuş, cihazların bu sistemlere bağlanması sırasında siber güvenlik zafiyetlerinin yeterince dikkate alınmamış olabileceğini söyledi. Akyokuş, elektronik cihazlarda genellikle sistemin çalışıp çalışmadığına odaklanıldığını, cihaz işlevini yerine getirdiği sürece güvenlik altyapısına müdahale edilmediğini belirtti.

10-15 YIL KULLANILAN SOĞUTMA SİSTEMLERİNDE GÜVENLİK RİSKİ Endüstriyel soğutma sistemlerinin uzun yıllar kullanılabildiğini belirten Akyokuş, bu durumun eski yönetim altyapılarındaki güvenlik açıklarını gündeme getirdiğini ifade etti. Fransa'daki saldırıyı değerlendiren Akyokuş, şunları kaydetti: "Bu merkezi sistem aracılığıyla dolapların sıcaklıkları takip ediliyor ve kontrol ediliyor.

Ancak bu cihazlar merkezi sisteme bağlanırken bazı siber güvenlik zafiyetlerine yeterince dikkat edilmemiş olabilir. Çünkü bu tür sistemlerde genellikle cihazın çalışıp çalışmadığına odaklanılıyor. Buzdolabı çalışıyorsa herhangi bir müdahaleye ihtiyaç duyulmuyor.

Aslında bu yaklaşım yalnızca buzdolapları için değil, pek çok elektronik cihaz ve makine için de geçerli. Cihaz çalıştığı sürece sisteme dokunulmuyor. Bunun yanında cihazların kullanım ömürleri de birbirinden farklı. Büyük endüstriyel soğutma sistemleri 10-15 yıl boyunca kullanılabiliyor.

Bu sistemler merkezi olarak yönetilse de yönetim altyapılarında çeşitli siber güvenlik açıkları ve zafiyetleri bulunabiliyor." SİBER SALDIRILAR SADECE SANAL DÜNYAYI HEDEF ALMIYOR Siber saldırıların yalnızca internet sitelerinin çökertilmesi veya bankacılık sistemlerine izinsiz erişim sağlanması gibi olaylarla sınırlı olmadığını belirten Akyokuş, fiziksel sistemlerin de saldırılara maruz kalabileceğini söyledi. Evlerdeki akıllı termostatlar, robot süpürgeler, internete bağlı üretim tesislerindeki makineler ve soğutma sistemlerinin de bilgisayar altyapısına sahip olduğunu ifade etti.

Bağlantılı cihazların donanım, işletim sistemi ve internet bağlantısı açısından normal bilgisayarlarla benzer özellikler taşıdığını belirten Akyokuş, bu sistemlerdeki güvenlik açıklarının siber saldırılara zemin hazırlayabileceğini vurguladı. Akyokuş, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: "Normal bir bilgisayarı düşündüğümüzde donanımı, işletim sistemi ve internet bağlantısı bulunuyor.

Bağlantılı cihazlar da aynı özelliklere sahip. Dolayısıyla işletim sistemlerinde veya şifreleme mekanizmalarında güvenlik açığı bulunan bağlantılı cihazların, siber saldırılara maruz kaldığında normal bir bilgisayardan farkı bulunmuyor." SİBER SALDIRILARIN HEDEFİNDE HANGİ CİHAZLAR BULUNUYOR?

Günlük yaşamda kullanılan çok sayıda internete bağlı sistem, siber güvenlik açıkları nedeniyle saldırılara maruz kalabiliyor. Akyokuş'un değerlendirmeleri ve Fransa'daki olay kapsamında öne çıkan sistemler şöyle: Sistem veya cihaz Haberde öne çıkan siber güvenlik konusu Enerji santralleri Kritik altyapıların hedef alınabilmesi Elektrik şebekeleri Enerji altyapısına yönelik saldırılar Veri merkezleri Dijital altyapıların korunması Market soğutma sistemleri Merkezi yönetim sistemlerindeki güvenlik açıkları Akıllı termostatlar İnternete bağlı cihazların güvenliği Robot süpürgeler İşletim sistemi ve bağlantı güvenliği Üretim tesislerindeki makineler Fiziksel sistemlere yönelik siber tehditler Otomobillerdeki bilgisayarlar Bağlantılı sistemlerin saldırıya açık olabilmesi SİBER SALDIRININ ZARARINI GİDERMEK İÇİN ÇOK SAYIDA KİŞİ ÇALIŞABİLİYOR Siber saldırıların ekonomik ve fiziksel etkilerine değinen Akyokuş, bir kişinin uzaktan gerçekleştirdiği saldırının sonuçlarını gidermek için çok sayıda insanın çalışmasının gerekebildiğini belirtti.

Fransa'daki market zincirlerine yönelik saldırı sonucunda milyonlarca dolarlık zarar meydana gelmiş olabileceğini ifade eden Akyokuş, olayın yalnızca şirketleri değil, doğrudan vatandaşları da etkilemiş olabileceğine dikkati çekti. Soğutma sistemlerinde yaşanan sorunların bazı gıda ürünlerinin mağazalarda bulunamamasına neden olmuş olabileceğini söyleyen Akyokuş, siber saldırıların günlük yaşam üzerindeki etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.

SİBER SALDIRILAR TOPLUMSAL GÜVENİ SARSMAK İÇİN KULLANILABİLİR Mİ? Fransa'daki olayın toplumsal etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akyokuş, siber saldırıların insanların günlük yaşamını etkilemesinin saldırganlar açısından bir hedef olabileceğini belirtti.

Akyokuş, saldırının toplumun devlete veya mevcut sisteme duyduğu güveni sarsma amacı taşıyabileceği ihtimaline de değindi. Ancak olayın ne kadar planlı olduğu veya arkasında nasıl bir organizasyon bulunduğuna ilişkin bilgi sahibi olmadıklarını özellikle vurguladı.

Akyokuş, şunları söyledi: "Bunun yanında saldırı yalnızca ilgili şirketleri değil, doğrudan vatandaşları da etkilemiş olabilir. İnsanlar marketlere gittiklerinde soğutma sistemlerinde yaşanan sorunlar nedeniyle bazı ürünleri birkaç gün boyunca bulamamış olabilir.

Dolayısıyla burada siber saldırının fiziksel sonuçlar doğurduğunu ve insanların günlük yaşamını etkileyebildiğini görüyoruz. Fransa'daki olayı bu açıdan değerlendirdiğimizde saldırının amacının toplumsal bir etki oluşturmak olabileceğini de düşünebiliriz.

Hatta toplumun devlete veya mevcut sisteme duyduğu güveni sarsmak da hedeflenmiş olabilir. Ancak bunun ne kadar planlı bir saldırı olduğunu veya arkasında nasıl bir organizasyon bulunduğunu bilmiyoruz. Dolayısıyla bu ihtimalleri de göz önünde bulundurmak gerekiyor." SİBER GÜVENLİKTE ÜLKELER ARASINDA İSTİHBARAT PAYLAŞIMI HER ZAMAN MÜMKÜN OLMAYABİLİR Siber güvenliğin uluslararası boyutuna da değinen Akyokuş, dost ülkeler arasında belirli istihbarat paylaşımlarının yapılabileceğini söyledi.

Bir güvenlik açığının çok sayıda ülkeyi etkileyebileceği durumlarda ortak çıkarlar doğrultusunda hareket edilebileceğini belirten Akyokuş, ülkelerin çıkarlarının çatışması halinde bu işbirliğinin sınırlanabileceğini ifade etti. Akyokuş, bir ülkenin kendisini etkileyen güvenlik açığını başka ülkelerle paylaşmayabileceğine dikkati çekti.

SİBER SALDIRILARDA SAVUNMA KADAR CAYDIRICILIK DA ÖNEM TAŞIYOR Siber güvenliğin hem savunma hem de saldırı boyutu bulunduğunu belirten Akyokuş, ülkelerin yalnızca kendilerini korumaya yönelik sistemlere sahip olmasının yeterli olmayabileceğini ifade etti. Uluslararası ilişkilerdeki mütekabiliyet ilkesine işaret eden Akyokuş, siber saldırılara karşılık verebilecek teknik kapasitenin de önem taşıdığını söyledi.

Siber caydırıcılığı askeri caydırıcılığa benzeten Akyokuş, ülkelerin karşılık verebilme yeteneklerinin saldırıların sürdürülmesini engellemede etkili olabileceğini belirtti. Akyokuş, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı: "Uluslararası ilişkilerde mütekabiliyet diye bir ilke var.

Dolayısıyla siber saldırı durumunda sizin de karşılık verebilecek yeteneklere sahip olmanız gerekiyor. Yani yalnızca savunma sistemlerinin bulunması yeterli olmayabilir. Gerektiğinde saldırı gerçekleştirebilecek ekiplerinizin ve teknik kapasitenizin de olması önemli.

Çünkü karşı tarafı caydırabilmek için sizin de benzer yeteneklere sahip olduğunuzu göstermeniz gerekebilir. Bunu askeri caydırıcılığa benzetebiliriz. Askeri açıdan ne kadar güçlü olursanız karşı tarafı da o ölçüde caydırabilirsiniz.

Siber güvenlikte de benzer bir durum söz konusu. Size yönelik bir saldırı gerçekleştirildiğinde buna karşılık verebilecek kapasiteye sahip olmanız, karşı tarafın saldırılarını sürdürmesini engellemek açısından caydırıcı bir unsur olabilir."

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: istanbulticaretgazetesi.com
Haber metni ve görseller istanbulticaretgazetesi.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Teknoloji
Yayın: 08 Kasım 2026 08:43 · Kaynak: istanbulticaretgazetesi.com
Kaynağı Oku ↗