Habermetrik
← Ana Sayfa
Yalova 27 Ekim 2026 13:38 · Güncelleme 13:42
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Zandan Sakının!

Zandan Sakının!
⏱️ 3 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Her şeyin görsellik ve görünürlük üzerinden değerlendirildiği bir zamanda kişilerin zan ile hareket etmesi normalleşir hale geldi
  • Zan ile hareket etmek, “bana göre..!” ile fertleri ve aileleri değerlendirmek

Her şeyin görsellik ve görünürlük üzerinden değerlendirildiği bir zamanda kişilerin zan ile hareket etmesi normalleşir hale geldi.

Zan ile hareket etmek, “bana göre..!” ile fertleri ve aileleri değerlendirmek… Kendinde değerlendirme hakkını görme…

Oysa “hüsn-ü zan” gibi kişiye ve topluma daima dünyada da ahirette de- kazandıran bir ahlâk ilkesi varken neden Rabbimizin yasakladığı kötü zan ile hareket edilir ki! Toplumsal kırılmaların, kuşaklar arası çatışmaların, aile krizlerinin arttığı; kardeşlik bağlarının, komşuluk ilkelerinin gittikçe zayıfladığı bir dönemde en büyük suçlulardan birisi hiç şüphesiz bu yanlış davranış şeklidir diyebiliriz.

Hakkında bilgi sahibi olmadığı bir hususta konuşunca; ihtimaller, ön yargılar ve şüpheler ile hareket edince yol alacağını veya bir şekilde müstefid olacağını düşünen insandan daha gafili ve cahili var mıdır?

Oysa Rabbimiz bizleri Kitab-ı kerim’inde açıkça uyarmaktadır: “Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin.” (Hucurât Suresi, 12)

Burada açıkça yasaklandığımız ve sakındırıldığımız zan “sû-i zan” işte tam olarak budur. Yani herhangi bir kişi hakkında sergilenen kötü niyetli yaklaşımlar; peşinen suçlu veya kusurlu ilan etmeye çalışmalar; yalan ve iftira niteliği taşıyan arkadan yorumlar; söz hakkı vermeden yaftalamalar…

Gayet açık bir şekilde kötü ve gayr-ı ahlâkî olan bu davranışların insanî tüm ilişkilere zarar vereceği kesindir. Toplumsal huzurun ve güvenin ciddi anlamda kaybolduğu bu dönemde en çok sorgulamamız ve değiştirmemiz gereken gidişat bu minvaldedir, dikkat edelim.

Dostluklar bitiyor, akrabalık bağları kopuyor, yuvalar yıkılıyor, genç nesiller önceki kuşaklara olan saygısını kaybediyor….

Bir de her şeyden önemlisi kul hakkına giriliyor. Kesin olarak bilmediğimiz bir konuda bir kardeşimizi suçlamak, onun onurunu, haysiyetini ve şerefini zedelemek.. hesabı çok çetin olacak bir haktır. Rabbimiz ve kutlu elçisi bizleri uyarıyor, aklımızın bir köşesinde tutalım.

Merak gibi başlayan ve zamanla kötü zanna dönüşen ve yayıldıkça insanı karalayan düşünce ve davranışlar insanı telafisi zor günahlara sürüklüyor. Zanla hareket eden kişi, şüphesini ispat etmek için başkalarının gizli hallerini, kusurlarını araştırmaya başlıyor.

Sosyal medya da buna kişileri sevk ediyor. Tecessüs denilen sinsi hastalık devreye giriyor, yani kusur arama hastalığı baş gösteriyor. Ardından dedikodu ve gıybet ve bazen de iftira geliyor ki bunlar da manevi hayatımızı tamamen bitiren felaketler oluyor.

Halbuki müslüman, ağzından çıkan her sözün hesabını vermesi gerektiğini bilmelidir. Bir fotoğraf, bir söz, bir haber veya iddia duyduğunda buna dair önce “beni ilgilendiren bir durum mu?” diye değerlendirmeye tabi tutmalıdır.

Nitekim Hz. Peygamber Efendimiz: “Kişiye yalan olarak, her duyduğunu anlatması yeter!” diye buyurmuştur. Sonra haber olarak bize ulaşan bilgi bizi ilgilendiriyorsa da bu sefer sıhhati veya gerçekliliği boyutunu araştırmamız gerekir.

Rabbimiz ayet-i kerimede “Ey iman edenler! Bilmeden birilerine zarar verip de sonra yaptığınıza pişman olmamanız için, yoldan çıkmışın biri size bir haber getirdiğinde doğruluğunu araştırın” (Hucurât Suresi, 6) diye buyurmaktadır.

Çünkü o bilgi başkalarını da bağlayan bir mevzu ise ve de asılsız ise yayılması her türlü zararla sonuçlanacaktır. Kulaktan dolma bilgilerle, “bana öyle geldi”, “galiba öyle yaptı” diyerek insanlar hakkında zanda bulunmak yargılamak hakkına kimse sahip değildir.

Sonuç olarak Müslüman, elinden ve dilinden diğer Müslümanların güvende olduğu kimsedir. Su-i zannın bu güveni ihlal edecek bir leke olduğunu unutmamak gerekir. İnsanların eksiklerini aramak yerine, kendi kusurlarımızla meşgul olalım. Birbirimize sevgiyle, saygıyla ve hüsn-i zanla yaklaşalım.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: haberci.com.tr
Haber metni ve görseller haberci.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Sağlık · Bölge: Yalova
Yayın: 27 Ekim 2026 13:38 · Kaynak: haberci.com.tr
Kaynağı Oku ↗