Habermetrik
← Ana Sayfa
31 Ekim 2026 13:07 · Güncelleme 13:22
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Cumartesi Anneleri’nden Dargeçit Dosyası için adalet çağrısı

Cumartesi Anneleri’nden Dargeçit Dosyası için adalet çağrısı
Görsel kaynağı: habersunum.com, politikahaber.com
⏱️ 4 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 2 Kaynak
WhatsApp Paylaş
Hukuki not: Bu içerik adli süreçlere ilişkindir; suçluluğu kanıtlanana kadar kişiler masumdur (masumiyet karinesi).

Cumartesi Anneleri/İnsanları ile İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon, 1127’nci hafta buluşmasında Galatasaray Meydanı’nda Dargeçit Dosyası’nı gündeme taşıdı. Açıklamada, 1995 yılında Mardin’in Dargeçit ilçesinde gözaltına alınan Davut Altunkaynak, Seyhan Doğan, Nedim Akyön, Mehmet Emin Aslan, Abdurrahman Olcay, Abdurrahman Coşkun ve Süleyman Seyhan ile daha sonra kaybolan uzman çavuş Bilal Batırır’ın akıbetinin açıklanması ve sorumluların yargı önünde hesap vermesi istendi.

Basın açıklamasının tamamı şöyle:

Dargeçit Kayıpları için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz!

1127. haftamızda bir kez daha Galatasaray Meydanı’ndayız. Buradan devleti yönetenlere ve kamuoyuna sesleniyoruz: Gözaltında kaybedilen sevdiklerimizin akıbetini öğrenmeden, hakikat açığa çıkarılmadan ve sorumlular hesap vermeden mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.

Bu hafta, zamanaşımı gerekçe gösterilerek suçun faillerinin ve sorumlularının hesap vermesinin engellendiği Dargeçit Dosyası’nı kamuoyuyla paylaşıyoruz.

29 Ekim–8 Kasım 1995 tarihleri arasında Mardin’in Dargeçit ilçesinde, ağır silahlı askerler ve korucular tarafından ev baskınları düzenlendi. Aralarında dört çocuk, iki lise öğrencisi ve iki kadının da bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı ve Dargeçit Jandarma Taburu’na götürüldü.

Gözaltına alınanlardan bazıları bir süre sonra serbest bırakıldı. Ancak 12 yaşındaki Davut Altunkaynak, 13 yaşındaki Seyhan Doğan, 16 yaşındaki Nedim Akyön, 19 yaşındaki Mehmet Emin Aslan, 20 yaşındaki Abdurrahman Olcay, 21 yaşındaki Abdurrahman Coşkun ve 57 yaşındaki Süleyman Seyhan’dan bir daha haber alınamadı.

Yakınlarının akıbetlerini öğrenmek için başvurduğu yetkililer, ailelere “Sorgu sonrası serbest bıraktık, dağa gitmişler” yanıtını verdi.

Olaydan dört ay sonra, 6 Mart 1996 tarihinde, Süleyman Seyhan’ın başı olmayan, yakılmış bedeni bir kuyuda bulundu. Seyhan’ın bulunmasından yalnızca iki gün sonra, Dargeçit Jandarma Taburu’nda görevli uzman çavuş Bilal Batırır da kaybedildi.

Batırır’ın, taburda yaşananları üst makamlara aktarabilecek olması nedeniyle kaybedildiği değerlendirildi.

Kayıplarının akıbetini öğrenmek ve sorumluların ortaya çıkarılmasını sağlamak için ailelerin yaptığı suç duyuruları etkin biçimde soruşturulmadı; takipsizlik kararlarıyla sonuçlandırıldı.

Ancak aileler adalet arayışından vazgeçmedi. Ailelerin ve İnsan Hakları Derneği’nin 29 Mayıs 2009 tarihli başvurusu ile İHD Mardin Şubesi’nin yürüttüğü çalışmalar sonucunda Dargeçit Cumhuriyet Başsavcılığı dosyayı yeniden açarak soruşturma başlattı.

Bu soruşturma, yıllardır inkâr edilen gerçeği ortaya çıkardı: Dargeçit’te gözaltına alınan kişiler öldürülmüş ve kuyulara gömülmüştü.

2012–2015 yılları arasında tanık beyanları doğrultusunda gerçekleştirilen kazılarda, gözaltına alınan kişilere ait kemiklere ulaşıldı. Kemikler, geçmişte sivillerin girişine yasaklanmış özel askerî bölgedeki kuyularda bulundu. Kemiklerde ağır işkence izleri tespit edildi.

Savcılık tarafından hazırlanan iddianamenin mahkemece kabul edilmesi üzerine dava açıldı. Dönemin Mardin Jandarma Komando Tabur Komutanı Hurşit İmren, Dargeçit İlçe Jandarma Komutanı Mehmet Tire, Dargeçit Merkez Jandarma Karakol Komutanı Mahmut Yılmaz, Karakol Komutan Yardımcısı Haydar Topçam ile uzman çavuş ve koruculardan oluşan toplam 18 kişi hakkında “taammüden öldürme” suçlamasıyla yargılama başlatıldı.

Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, yedi Dargeçitlinin ve uzman çavuş Bilal Batırır’ın nasıl ve kimler tarafından kaybedildiğine ilişkin bilgiler, tanık anlatımları ve delillerle birlikte mahkeme kayıtlarına geçti.

Dosyada, sanıkların sorumluluğuna işaret eden, birbirleriyle tutarlı çok sayıda tanık beyanı ve bu beyanları destekleyen deliller bulunuyordu.

Bütün bunlara rağmen mahkeme, 4 Temmuz 2022 tarihinde “somut, kesin, inandırıcı delil elde edilemediği” gerekçesiyle 18 sanığın beraatine karar verdi.

Bu karara karşı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi’ne yapılan istinaf başvurusu 7 Mayıs 2024 tarihinde reddedildi. Bunun üzerine Yargıtay’a temyiz başvurusu yapıldı. Ancak Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 2026 yılında 30 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın düşmesine karar verdi.

Yargının zamanaşımını, failleri korumanın ve cezasızlığı kalıcılaştırmanın aracı olarak kullanılma geleneği devam etti.

Dargeçit Dosyası’nda adaletin sağlanması; kimin, hangi emirle, hangi sorumlulukla bu suçlara karıştığının ortaya çıkarılması ve tüm sorumluların hukuk önünde hesap vermesinin sağlanmasıyla mümkündür.

1127. haftamızda bir kez daha söylüyoruz:

Kayıplarımızın akıbeti açıklanana, tüm sorumlular hesap verene ve adalet sağlanana kadar Dargeçit Dosyası bizim için kapanmayacak!

Kaç yıl geçerse geçsin; Davut Altunkaynak, Seyhan Doğan, Nedim Akyön, Mehmet Emin Aslan, Abdurrahman Olcay, Abdurrahman Coşkun ve Süleyman Seyhan ve Bilal Batırır için, tüm kayıplarımız için, adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: habersunum.com, politikahaber.com
Haber metni ve görseller habersunum.com, politikahaber.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Asayiş
Yayın: 31 Ekim 2026 13:07 · Kaynak: habersunum.com, politikahaber.com
Kaynağı Oku ↗