Evliya Çelebi’nin gözünden Osmancık! Kalesi, Köprüsü ve Unutulan Lezzeti
- Çorum’un tarihi ilçelerinden Osmancık, ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde ayrıntılı biçimde anlatılan yerleşim yerleri arasında bulunuyor
Çorum’un tarihi ilçelerinden Osmancık, ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde ayrıntılı biçimde anlatılan yerleşim yerleri arasında bulunuyor. Çelebi, Hacı Hamza’dan başlayarak Osmancık’a uzanan yolculuğunda karşılaştığı zorlu yolları, Kızılırmak kıyısındaki kaleyi, ilçenin mahallelerini, evlerini, bağlarını ve bahçelerini aktarıyor.
Millî Eğitim Bakanlığı yayınlarından çıkan Evliya Çelebi Seyahatnamesinden Seçmeler adlı eserden Abdullah Keskin tarafından araştırılıp derlenen bilgiler, Osmancık’ın geçmişteki sosyal yaşamına ve tarihi dokusuna ışık tutuyor.
HACI HAMZA’DAN OSMANCIK’A 9 SAATLİK ZORLU YOLCULUK
Evliya Çelebi, Hacı Hamza’dan yola çıkarak doğuya doğru ilerlediğini, yol boyunca kimi zaman dağlardan, kimi zaman da Kızılırmak kıyısından geçtiğini anlatıyor.
Sarmaşıklı Kaya adı verilen yüksek bir dağın eteğindeki dar yoldan geçerken bir tarafın yalçın kayalarla, diğer tarafın ise uçurumla çevrili olduğunu belirten Çelebi, yolculuğun zorluklarını şu sözlerle aktarıyor:
“Buralarda nice defa Kızılırmak’a batarak 9 saatte Osmancık Kale'sine geldik.”
OSMANCIK KALESİ'NİN TARİHİNE DİKKAT ÇEKİYOR
Evliya Çelebi, Osmancık Kalesi'nin geçmişine ilişkin bazı tarihi anlatılara da yer veriyor.
Seyahatname'de, bazı kaynaklarda Osmancık'ın burada doğduğu ve kaleyi beylik döneminde yaptırdığı yönünde bilgiler bulunduğu belirtiliyor.
Çelebi'nin aktarımına göre kale, Hicri 795 yılında, yani 1392-1393 yıllarında Yıldırım Bayezid Han tarafından Türk oymaklarının elinden fethedildi.
Osmancık'ın o dönemde Çorum sancağına bağlı bir voyvodalık olduğu ve 110 akçalı kaza olarak anıldığı da Seyahatname'de yer alıyor.
KALE 800 ADIMLIK BİR ALANI ÇEVRELİYORDU
Evliya Çelebi'nin anlatımına göre Osmancık Kalesi, Kızılırmak'ın doğu kıyısında, ırmağa yakın yalçın bir kayanın üzerinde bulunuyordu.
Küçük ancak sağlam bir yapı olarak tanımlanan kalenin çevresinin 800 adım olduğu, kare biçiminde inşa edildiği ve demir bir kapısının bulunduğu belirtiliyor.
Çelebi, kalenin oldukça yüksek bir noktada yer alması nedeniyle içine giremediğini de aktarıyor.
OSMANCIK’TA 7 MAHALLE, 7 CAMİ VE 10 HAN VARDI
Seyahatname'de Osmancık'ın yerleşim yapısına ilişkin dikkat çekici ayrıntılar bulunuyor. Evliya Çelebi'nin anlatımına göre kale dışındaki yerleşim alanında yaklaşık bin bağ ve bahçeli ev yer alıyordu.
Eski Türk mimarisinin özelliklerini taşıyan evlerin üzerleri tahta ve toprakla örtülüydü. Çelebi, Osmancık'ta 7 mahalle, 7 cami ve 10 han bulunduğunu belirtiyor. İlçedeki dükkânların sayısının az olduğunu ancak ihtiyaç duyulan her şeyin bulunabildiğini de ifade ediyor.
Kızılırmak kıyısında küçük bir hamamın bulunduğunu anlatan Çelebi, hamamın suyunun dolap yardımıyla ırmaktan çekildiğini kaydediyor.
OSMANCIK’IN MEŞHUR LEZZETİ: GEBRE TURŞUSU
Evliya Çelebi'nin Osmancık hakkında verdiği bilgiler arasında ilçenin toprak yapısı, iklimi ve yetişen ürünler de bulunuyor. Seyahatname'de şehrin üç tarafının kumluk olduğu, bu nedenle çamur oluşmadığı anlatılıyor. Havanın sıcak olması nedeniyle Osmancık'ta yetişen üzümlerin lezzetli ve sulu olduğu ifade ediliyor.
Çelebi'nin özellikle üzerinde durduğu ürünlerden biri ise “gebre” adı verilen yabani çalı yemişi. Osmancık'ın kumlu topraklarında yetiştiği belirtilen gebrenin sirkeyle turşusunun yapıldığı ve bu turşunun şehirde meşhur olduğu aktarılıyor. Evliya Çelebi, gebre turşusunu faydalı bir yiyecek olarak nitelendiriyor.
OSMANCIK’TA BEKTAŞİ GELENEĞİ
Evliya Çelebi, Osmancık'ın manevi ve sosyal yaşamına ilişkin gözlemlerini de Seyahatname'sine taşıyor. Şehirdeki evleri dervişane olarak nitelendiren Çelebi, halkın Bektaşi geleneğiyle bağlantısına dikkat çekiyor.
Bu durumun nedenini ise şehrin batı tarafındaki yüksek bir yerde Bektaşilerin şeyhinin gömülü olmasıyla ilişkilendiriyor.
DİREKLİBEL GEÇİDİNİ ANLATTI: “CAN PAZARI BİR YER”
Osmancık'ta bir gün kaldığını belirten Evliya Çelebi, ertesi gün göç davullarının çalınmasıyla yeniden yola çıktıklarını anlatıyor.
Kızılırmak üzerindeki köprüyü geçtikten sonra dağlar ve bağlar arasından ilerleyen kafile, Direklibel adı verilen dar ve taşlık geçide ulaşıyor.
Çelebi, geçidin son derece tehlikeli olduğunu belirterek burayı şöyle tanımlıyor:
“Burası can pazarı bir yerdir ki bir kişi kayalara çıkıp bir taş yuvarlasa bin kişi öldürür.” Direklibel'in yalnızca Anadolu'da değil, Arabistan ve Acemistan'da da tanındığını ifade eden Çelebi, geçidin adının nereden geldiğini de açıklıyor.
Anlatıma göre bölgedeki kayaların altları boş olduğundan, yıkılarak yolu kapatmalarını önlemek amacıyla hayırseverler tarafından çam ve ardıç direkleri yerleştirilmişti. Geçit, bu direkler nedeniyle Direklibel adıyla anılıyordu.
KOYUNBABA KÖPRÜSÜ'NE HAYRAN KALDI
Evliya Çelebi'nin Osmancık anlatımında Kızılırmak üzerindeki tarihi köprü de önemli bir yer tutuyor. Çelebi, Sultan Bayezid-i Veli'nin hayratı olarak söz ettiği köprünün 19 gözlü olduğunu belirtiyor. Köprünün kemerlerini gökkuşağına benzeten ünlü seyyah, güçlü akıntıya sahip Kızılırmak üzerine yapılan bu eseri mimari açıdan dikkat çekici buluyor.
Çelebi, köprü için şu ifadeleri kullanıyor:
“Böyle çılgınca akan bir ırmağa üstat mimar sanki bir Sırat Köprüsü yapmıştır. Anadolu’da eşi benzeri yoktur.”
BURHAN DEDE’NİN MEZARINDAN DA SÖZ EDİYOR
Evliya Çelebi, köprü başında bulunan Burhan Dede ziyaretgâhına da Seyahatname'sinde yer veriyor. Burhan Dede'yi kerametleriyle tanınan ulu bir pir olarak nitelendiren Çelebi, ziyaretgâhın köprü başında bulunduğunu aktarıyor.
Abdullah Keskin'in derlemesinde yer alan bilgiye göre, Burhan Dede'nin mezarı günümüzde de Osmancık'ın Gemici Mahallesi'nde, Koyunbaba Köprüsü başında bulunuyor.
Evliya Çelebi'nin anlatımı; tarihi kalesi, mahalleleri, bağları, Kızılırmak üzerindeki köprüsü, Direklibel geçidi ve gebre turşusuyla Osmancık'ın geçmişine ilişkin dikkat çekici bilgiler sunuyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Kültür-Sanat
Yayın: 03 Kasım 2026 17:49 · Kaynak: yaylahaber.com.tr