İş arayanla işveren nerede ayrışıyor? Ücret, deneyim ve çalışma şartlarının bilançosu
- İşverenlerin aradığı beceri ile çalışanların gelişim ihtiyacı ortak bir zemine işaret ediyor
- Ancak ücret, deneyim ve çalışma düzeni, işe girişte ve işte kalmada farklı beklentileri karşı karşıya getiriyor
İş arayanla personel arayanın beklentileri tek bir noktada düğümlenmiyor. Türkiye’de işverenler uygun beceri ve deneyime sahip çalışan bulmakta zorlandıklarını bildirirken, uluslararası araştırmalar çalışanların ücretin yanında gelişim imkânı ve iş-yaşam dengesini de önemsediğini gösteriyor.
Bulgular birlikte değerlendirildiğinde ortak ihtiyaç, becerilerin geliştirilmesi; anlaşmazlık alanları ise bunun hangi ücret ve çalışma koşullarıyla karşılanacağı. İŞKUR’un 2025 İşgücü Piyasası Araştırması, Randstad’ın 2026 Workmonitor bulguları ve Eleman.net’in Eylül 2026 platform verileri farklı açılardan bu tabloyu görünür kılıyor.
Ancak araştırmalar aynı kişileri, işyerlerini ve dönemleri ölçmüyor. Bu nedenle sonuçlardan Türkiye için tek bir “beklentilerin uyuşma oranı” çıkarmak mümkün değil. Karşılaştırmanın ortaya koyduğu önemli ayrım şu: Bir adayı işe çekmek, o kişinin işyerinde kalmasını sağlamakla aynı şey değil.
Ücret, beceri ve çalışma düzenini tek başına değerlendirmek, eşleşmenin neden gerçekleşmediğini açıklamaya yetmiyor. İŞ ARAYAN VE İŞVEREN BEKLENTİLERİNDE BECERİ ORTAK İHTİYAÇ İŞKUR’un 14 Nisan–16 Mayıs 2025 tarihli saha araştırmasında, eleman teminindeki güçlük nedenleri arasında uygun mesleki beceriye veya niteliğe sahip eleman bulunamaması yüzde 80,3; aranan deneyimde eleman bulunamaması yüzde 74,2 olarak yer alıyor.
Çalışan tarafında da gelişim talebi var. Randstad Enterprise’ın 2026 Workmonitor paylaşımına göre katılımcıların yüzde 65’i işverenlerin yapay zekâ becerilerinin geliştirilmesine daha fazla yatırım yapmasını istiyor. Bu, Türkiye’ye özgü bir oran değil; küresel araştırmanın bulgusu.
İki araştırmanın birlikte okunması, beceri geliştirmede ortak bir ihtiyaç bulunduğuna işaret ediyor. Bununla birlikte mevcut veriler, işverenlerin eğitim yatırımıyla çalışanların talebinin ne ölçüde karşılandığını göstermiyor.
Ortak ihtiyaç bulunması, uygulamada uzlaşı sağlandığı anlamına gelmiyor. ÜCRETTE ANLAŞMAZLIK VAR; FARKIN BÜYÜKLÜĞÜ BİLİNMİYORİŞKUR araştırmasında talep edilen ücretin yüksek olması yüzde 40,2, çalışma ortamı ve şartlarının beğenilmemesi yüzde 33,5 ile güçlük nedenleri arasında bulunuyor.
Bunlar işverenlerin değerlendirmeleri; adayların ücret taleplerinin nesnel olarak yüksek olduğunu kanıtlamıyor. Aynı raporda, temininde güçlük çekilen kişiler için işverenlerin bildirdiği ücret düzeylerinin yüzde 38,3’ü asgari ücret, yüzde 37,1’i asgari ücretin 1,5 katı kategorisinde.
Bu iki kategorinin toplamı yüzde 75,4 ediyor. Hesap, rapordaki iki payın toplanmasına dayanıyor; gerçekleşmiş ücret ödemelerini göstermiyor. Adayın talebiyle işverenin teklifini aynı meslek, deneyim, şehir ve tarihte eşleştiren veri olmadan ücret uyuşmazlığının kaç lira olduğunu söylemek ise mümkün değil.
İŞE GİRERKEN ÜCRET, İŞTE KALIRKEN DENGERandstad’ın 20 Ocak 2026’da yayımladığı, Türkiye’nin de bulunduğu 35 pazarı kapsayan Workmonitor sonuçlarında ücret, katılımcıların yüzde 81’i için işe çeken başlıca unsur olarak öne çıkıyor. İşte kalmayı sağlayan temel unsur olarak ise yüzde 46 iş-yaşam dengesini, yüzde 23 ücreti belirtiyor.
Bu sonuçlar, ücretin önemini yitirdiğini göstermiyor. İşe giriş kararıyla işyerinde kalma kararının farklı beklentilere dayanabildiğini ortaya koyuyor. İşin nasıl yürütüleceği konusunda da ortak zemin ihtimali bulunuyor.
Randstad Enterprise’ın paylaşımında işverenlerin yüzde 72’si, çalışanlara daha fazla özerklik tanınmasının bağlılığı, verimliliği ve çalışanı elde tutmayı artırdığı görüşünde. Ancak bu görüş, esnekliğin her işyerinde fiilen sağlandığının kanıtı değil.
ANKARA’DA ADAY HAREKETLİLİĞİ ARTTIEleman.net’in Eylül 2026 raporunda Ankara’da oluşturulan yeni özgeçmişlerin sayısı, ağustosa göre yüzde 17,2 arttı. Bu gösterge platformdaki aday hareketliliğini anlatıyor; Ankara’nın işsizlik oranını veya işe yerleşenlerin sayısını göstermiyor.
Aynı platformda Türkiye genelinde aktif iş arayan sayısı yıllık yüzde 28,8 artarken yeni ilan sayısı yüzde 20,2 geriledi. Bu ayrışma, platformda daha fazla adayın daha az yeni ilanla karşılaştığını gösteriyor. Türkiye işgücü piyasasının tamamına doğrudan genellenemiyor.
Bulguların açık bıraktığı temel soru, hangi tekliflerin neden reddedildiği. Ücret, vardiya, ulaşım, eğitim ve deneyim şartlarının işe kabul ve işten ayrılma sonuçlarıyla birlikte izlenmesi, beklentilerin gerçekten nerede buluştuğunu gösterebilir.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Ekonomi
Yayın: 27 Ekim 2026 06:54 · Kaynak: yeniankara.com.tr