Türk dünyasının trilyonluk potansiyeli Ankara'da!
- Türk dünyasının kalbi, 29-30 Ekim tarihlerinde Ankara'da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nde atıyor
- Küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde enerji koridorları ve nadir toprak elementleriyle öne çıkan Türk devletlerinin stratejik potansiyeli gündemde
Türk dünyasının kalbi, 29-30 Ekim tarihlerinde başkent Ankara'da atıyor. Türk Devletleri Teşkilatının (TDT) 13. Zirvesi kapsamında bir araya gelen Türk devletleri, "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" anlayışı doğrultusunda siyasi, ekonomik ve stratejik iş birliklerini güçlendirmek için önemli temaslarda bulunuyor.
Küresel krizlerin ve bölgesel çatışmaların gölgesinde gerçekleştirilen buluşmada, savunma sanayiinden enerjiye, ticaretten ulaştırma koridorlarına kadar Türk dünyasının geleceğini şekillendirecek başlıklar ele alındı. Türkiye Gazetesi olarak Türk dünyasının kalbinin attığı Ankara'daki gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Zirvenin Türkiye'nin bölgesel konumuna ve Türk devletlerinin ortak geleceğine etkilerini, Kırıkkale Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan ile konuştuk. Özcan, küresel sistemde yaşanan kırılmalara rağmen Türk dünyasının bir istikrar merkezi hâline geldiğini belirterek Ankara'daki buluşmanın önümüzdeki 10 yıl açısından taşıdığı önemi değerlendirdi.
"TÜRK DÜNYASI ADETA BİR İSTİKRAR ODAĞI OLUŞTURUYOR" Küresel sistemde yaşanan krizlere işaret eden Özcan, Türk devletleri arasındaki iş birliği hakkında şunları söyledi: "Öncelikle küresel sistemde bu kadar kırılmanın ve krizin yaşandığı bir süreçte Türk dünyası adeta bir istikrar odağı oluşturuyor. Bence bu açıdan son derece önemli.
13. Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nin gerçekleştirilmesi, içinde bulunduğumuz uluslararası koşullar bakımından da son derece önemli. Yakın dönemde yaşanan diplomatik gelişmelerin ardından Türk dünyası açısından böylesine önemli bir zirvenin düzenlenmesini oldukça kıymetli buluyorum." Türkiye'nin bölgesel konumuna ve Türk devletleriyle ilişkilerinin geçmişine değinen Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunu söylememin en temel nedeni, Türk dış politikasında istikrarın sağlanması konusunda atılan adımlar.
Aslında Türk dünyasıyla ilişkilerimiz, arka planda yaklaşık 35 yıllık bir geçmişe dayanan süreç içerisinde ilerliyor. Bugün küresel sistemde yaşanan kırılganlıklar, farklı coğrafyalarda yeni güzergâhların ve yeni merkezlerin ortaya çıkmasına neden oluyor." "MEKKE ANLAŞMASI VE BEDİR MUTABAKATI'NIN ARDINDAN BU ZİRVE SON DERECE KIYMETLİ" Son dönemde yaşanan diplomatik gelişmelere değinen Özcan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hemen yakın dönemde hepimiz Mekke Anlaşması'nı, Bedir Mutabakatı'nı gördük.
Bunun akabinde Türk dünyasıyla alakalı bu kadar önemli bir zirvenin denk gelmesi son derece kıymetli. Bunu söylememdeki en temel neden, Türk dış politikasında istikrar sağlama konusunda atılan adımlar." "ENERJİ VE NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ ÖN PLANA ÇIKIYOR" Türk dünyasının enerji taşımacılığı ve stratejik kaynaklar bakımından sahip olduğu konuma değinen Özcan, şöyle devam etti "Türk dünyası da bu açıdan son derece önemli bir konuma sahip.
Özellikle enerjinin taşınması, nadir toprak elementleriyle ilgili atılacak adımlar ve bütün bunların güvenli bir şekilde ulaştırılabileceği bir zeminin oluşturulması açısından önemli bir süreç yaşanıyor. "TÜRK DÜNYASI AVRUPA VE ASYA'NIN KALBİNDE" Tarihsel olarak baktığımızda Türk dünyası, Avrupa ve Asya'nın kalbinde yer alan bir konuma sahip.
Bu açıdan söz konusu jeopolitik gerçekliğin 21. yüzyılda yeniden kendisini gösterdiğini görüyoruz. Türk dünyasının uluslararası sistemde istikrarın merkezlerinden biri olabileceği bir zemin oluşuyor. 13. Zirve'de, önümüzdeki 10 yıla ilişkin çok önemli vizyonların ve atılımların ortaya konulduğunu düşünüyorum. Bu açıdan son derece önemli bir zirveye ev sahipliği yapıyoruz."
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Genel · Bölge: Ankara
Yayın: 29 Ekim 2026 14:51 · Kaynak: turkiyegazetesi.com.tr, baskenthaber06.com