Taşçı’dan Trakya için kamulaştırma tepkisi
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Trakya’da 35 bin 500 hektarlık alanın acele kamulaştırılabilmesi ihtimaline tepki gösterdi. Kaya gazı üretimi kapsamında planlanan faaliyetlerin tarım arazileri, su kaynakları ve insan sağlığı açısından ciddi riskler barındırdığını savunan Taşçı, “İçmeye suyumuz yok ya bizim, bitti, daha neyimiz kaldı ki göz dikiyorsunuz Allah aşkına?” dedi.
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Trakya’da kaya gazı üretimi kapsamında gündeme gelen kamulaştırma kararına tepki gösterdi. 5 Eylül 2026’da kamuoyuna duyurulan ve 35 bin 500 hektarlık alanı ilgilendiren karara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Taşçı, bölgenin verimli tarım topraklarının, su kaynaklarının ve doğal yaşam alanlarının tehlikeye atıldığını öne sürdü.
Türkiye’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Trakya’nın korunması gerektiğini vurgulayan Taşçı, kaya gazı üretiminde kullanılan yöntemlerin çevre ve insan sağlığı üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti. Tarım arazilerinin yanı sıra yer altı sularının ve içme suyu kaynaklarının da risk altında olabileceğini belirten Taşçı, kararın bölgenin geleceği açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“İÇMEYE SUYUMUZ YOK, DAHA NEYİMİZ KALDI?” Kaya gazı üretiminde yüksek miktarda su tüketildiğini belirten Taşçı, Trakya’nın mevcut su kaynaklarının bu faaliyetler nedeniyle daha fazla baskı altına girebileceğini ifade etti. Bir kuyu için milyonlarca litre su kullanılabildiğine dikkat çeken Taşçı, enerji üretimi ile bölgenin temel yaşam kaynaklarının korunması arasında tercih yapılması gerektiğini savundu. Taşçı, “Biz alternatif enerji kaynaklarına karşı değiliz ama tek bir kuyu için milyonlarca litre, on binlerce metreküp su tüketmek gerekiyor. İçmeye suyumuz yok ya bizim, bitti, daha neyimiz kaldı ki göz dikiyorsunuz Allah aşkına?” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
“HEPİMİZ Mİ ÖLELİM YA?” Kaya gazı üretiminin olası sağlık etkilerine de değinen Taşçı, kullanılan kimyasalların ve üretim süreçlerinin çevre üzerindeki etkilerinin dikkatle incelenmesi gerektiğini söyledi. Kanser vakalarına ilişkin endişelerini dile getiren Taşçı, yer altı sularının kirlenmesi ve hava kalitesinin olumsuz etkilenmesi gibi risklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Faaliyetlerin deprem riski açısından da değerlendirilmesi gerektiğini savunan Taşçı, yer altındaki kaya oluşumlarına müdahalenin bazı koşullarda sismik hareketliliği tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Taşçı, “Trakya’da her dört haneden birinde zaten kanser var. Hepimiz mi ölelim ya! Hepimiz ölünce mi bitecek bu taammüden cinayet Trakya’da?” ifadelerini kullandı. Kuzey Marmara Fay Hattı’na da işaret eden Taşçı, bölgedeki olası risklerin bilimsel veriler ışığında ele alınması gerektiğini söyledi.
“KUYU TÜKENECEK, TOPRAK DA SU DA TÜKENECEK” Kaya gazı üretiminin ekonomik getirisine ilişkin açıklamaları da eleştiren Taşçı, elde edilecek gelirin çevresel tahribatın uzun vadeli sonuçlarını karşılayıp karşılayamayacağının sorgulanması gerektiğini belirtti. Bir kuyunun verimliliğinin 15-20 yıl sürebileceğini ifade eden Taşçı, üretim sona erdikten sonra ortaya çıkabilecek çevresel sorunların çok daha uzun süre etkisini sürdürebileceğine dikkat çekti. Fransa, İrlanda, Hollanda, Almanya ve İspanya’nın kaya gazı faaliyetlerine ilişkin uygulamalarını da gündeme getiren Taşçı, enerji üretiminden beklenen kazanç ile tarım alanları ve su kaynaklarının korunması arasında kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerektiğini kaydetti. Taşçı, “Büyüklere masallar anlatıyorlar, ‘Şöyle önemli yataklar var.’, ‘Şu kadar gelir elde edilecek.’ diye. Bir kuyunun verimi on beş, yirmi yıl; kuyu tükendi, e, o arada toprak da tükendi, su da. Soru şu: O güne kadar elde edilen gelir oluşan tahribatı karşılamaya yetecek mi?” diye konuştu. Bölgenin geleceğine ilişkin endişelerini de dile getiren Taşçı, “Size rantın faizi, biz Trakyalılara göç yolları; çılgın proje bu mu?” sözleriyle karara tepki gösterdi.
MESLEK ÖRGÜTLERİNE VE SİVİL TOPLUMA TEŞEKKÜR Açıklamasında Trakya’nın doğal varlıklarının korunması için çalışma yürüten kurum ve kuruluşlara da değinen Taşçı; Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Trakya Platformu, Tekirdağ Akademik Odalar Birliği ve kent konseylerine teşekkür etti. Bilim insanlarının, mühendislerin, meslek odalarının ve bölge halkının görüşlerinin karar alma süreçlerinde dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Taşçı, tarım alanlarının ve su kaynaklarının korunmasının yalnızca belirli kurumların değil, toplumun tamamının sorumluluğu olduğunu ifade etti.
TRAKYA İÇİN SİYASET ÜSTÜ MÜCADELE ÇAĞRISI Trakya’nın geleceğinin siyasi parti ayrımlarının üzerinde tutulması gerektiğini belirten Selcan Taşçı, bölgedeki tüm milletvekillerine ve belediye başkanlarına çağrıda bulundu. Verimli tarım topraklarının, su kaynaklarının ve doğal yaşam alanlarının korunması için ortak hareket edilmesi gerektiğini söyleyen Taşçı, siyasi farklılıkların bu konuda engel oluşturmaması gerektiğini dile getirdi.
Taşçı, “Trakya’nın il ve parti ayırmadan bütün milletvekillerini, il ve parti ayırmadan bütün belediye başkanlarını da çekimser duruşlarını terk etmeye ve mümbit topraklarımızı korumak üzere mücadeleye davet ediyorum!” diyerek açıklamasını tamamladı.
16 Eki 2026 - 14:59 Tekirdağ - Siyaset Yazdır
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
Seri İlan sayfamızda yerinizi alın! Çerkezköy Haber aracılığıyla iş ilanlarınızı, duyurularınızı ve aradığınız hizmetleri binlerce kişiye ulaştırın.



Kategori: Siyaset
Yayın: 16 Ekim 2026 12:04 · Kaynak: trakyagazetesi.com.tr, cerkezkoyhaber.com.tr