Dijital dünya gençleri gerçek hayattan koparıyor mu?
- Bilgiye erişimi kolaylaştıran dijital dünyanın kontrolsüz kullanımı, çocuk ve gençlerde ekran bağımlılığını artırırken sosyal ilişkileri, aile bağlarını ve düşünerek üretme becerisini de olumsuz etkiliyor
Bilgiye erişimi kolaylaştıran dijital dünyanın kontrolsüz kullanımı, çocuk ve gençlerde ekran bağımlılığını artırırken sosyal ilişkileri, aile bağlarını ve düşünerek üretme becerisini de olumsuz etkiliyor.
Haberler'de takip edin ✰ işaretine basmayı unutmayın Yeşilay Batman Şube Başkanı Mehmet Orhan Edis, İLKHA muhabirine yaptığı açıklamada, dijitalleşmenin insanlara bilgiye ve çeşitli imkânlara kolay ulaşma fırsatı sunduğunu ancak kontrolsüz kullanımın özellikle çocuklar ve gençler üzerinde ciddi olumsuzluklara yol açtığını söyledi.
Dijital bağımlılığın sosyal yaşamdan aile ilişkilerine, düşünme becerilerinden fiziksel hareketliliğe kadar birçok alanı etkilediğini belirten Edis, çözüm için medya okuryazarlığının yaygınlaştırılması ve yerli yazılımların geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Edis, dijital bağımlılıkla mücadelede ailelere, eğitim kurumlarına ve yasa yapıcılara önemli sorumluluklar düştüğünü ifade etti.
Yeşilay Batman Şube Başkanı Mehmet Orhan Edis
"İnsan artık düşünmeyi ve düşünerek üretmeyi unutuyor"
Dijitalleşmenin sağladığı kolaylıkların beraberinde bazı olumsuzlukları da getirdiğini belirten Edis, şunları söyledi:
"Dijitalizme baktığımızda, insanları her şeye ve bütün bilgilere rahat ulaşabilen, anında istediği bilgiyi sahiplenebilen, istediği şeye ulaşabilen bir toplum yaratıyor. Yalnız bunu yaparken pozitif yanlarının yanında negatif etkileri de var.
Nedenine gelince; bu sefer insan artık düşünmeyi unutuyor. Düşünerek üretmeyi unutuyor. Her şeyi hazır bir tıkla elde ettiği için beyinleri yoğurmuyor. Bundan dolayı insanlar üzerinde olumsuz etkileri var."
"Ekran bağımlılığı olunca sosyalleşme de bitiyor"
Dijital bağımlılığın özellikle çocuklar ve gençler üzerindeki etkilerine değinen Edis, şöyle devam etti:
"Dijital bağımlılığın bir sürü riskleri var. Dijital bağımlılık, gençlerde ve çocuklarda kontrol altında olmadığı vakit uzun süreli ekran bağımlılığına yol açıyor. Ekran bağımlılığı olunca sosyalleşme de bitiyor. Çocuklar sürekli ekranda, bilgisayarda, sosyal medyada vakit geçiriyor.
Dolayısıyla kalabalık bir ortamda olduğunu fark etmiyor, yalnız olduğunu da fark etmiyor. Etkileşim bitince, sosyal medyadan ayrılınca yalnız olduğunu hissediyor. Dolayısıyla gelişimi büyük ölçüde, zararlı bir şekilde etkiliyor."
"En büyük etken artık geçmişi yaşayamamak"
Dijitalleşmenin aile ilişkilerini ve toplumsal gelenekleri de etkilediğini vurgulayan Edis, şu ifadeleri kullandı:
"Bizim örf, adet ve geleneklerimiz var. Daha önce sosyal bir yaşantımız vardı; aile misafirlikleri, geliş gidişler, sohbetler vardı. Dolayısıyla artık dijitale bağlı olduğumuz için bunları bir kenara atıyoruz, unutuyoruz ve gelecek topluma da bunu aktaramadığımız için maalesef bu tür negatif etkileri var.
Dolayısıyla en büyük etken artık geçmişi yaşayamamak. Yani insan sosyal bir varlıktır, dolayısıyla dijitalizm de sosyalliği bitiriyor."
"Gençler yedi-sekiz saatini sosyal medyada geçiriyor"
Çocukların sanal dünyada uzun süre vakit geçirmesinin fiziksel hareketliliği ve gerçek yaşamla ilişkilerini azalttığını ifade eden Edis, özellikle şiddet içerikli oyunların oluşturduğu tehlikelere işaret ederek şunları söyledi:
"Gençler artık her şeyi sanal alemde öğreniyor. Oyunlar, şiddet oyunları ve farklı mecralara giriyor. Sosyal medyada sürekli geziniyor. Artık günün uzun bir süresini, yedi-sekiz saatini sosyal medyada geçirince, bu sefer gençler fiziksel hareket etmedikleri için tabiri caizse zombi gibi geziyorlar.
Yani evde annesinin babasının yanındayken bile ayrı bir dünyadaymış gibi görünüyorlar. Bu da büyük bir tehlike, çünkü artık çocuk o oyunu oynarken kendini oyunun içinde görüyor; dışarıda gerçek dünyayla bir ilişkisi kalmıyor.
Bu yüzden o da çok büyük bir tehlike gerçekten. Yasa yapıcıların bununla ilgili büyük bir tedbir alması gerekir."
"15 yaş altı çocuklarımızı koruyacak yasa devreye girdi"
Çocukların dijital mecraların olumsuz etkilerinden korunmasına yönelik yasal düzenlemelere de değinen Edis "Yakın zamanda, özellikle 15 yaş altı çocuklarımızı koruyacak yasa devreye girdi. Mart ayında da sosyal medya tanımlaması yapmayan veya yaş doğrulaması olmayan gençler o mecralardan çıkarılacak. En azından gençlerimizi bu şekilde koruma altına almış olacağız." dedi.
"Yerli ve milli yazılımların yapılması gerekiyor"
Dijital emperyalizmin ülkelerin verileri ve kaynakları açısından da risk oluşturduğunu ifade eden Edis, şöyle konuştu:
"Bu dijital emperyalizm, dünyanın bütün herkesin verilerine rahat ulaşabilen, emperyalist ülkelerin diğer ülkelerin verilerine rahat ulaşıp kaynaklarını sömürebileceği bir sistem. Dolayısıyla onunla ilgili bizim önerimiz; yerli ve milli yazılımların yapılması, insan sağlığını etkilemeyen, çocukları zombileştirmeyen, faydalı işlerde kullanılabilecek sistemlerin kurulmasıdır.
Sonuçta dijitalizm kötü değil; olumlu, pozitif programlar yapılırsa, gelenek ve göreneklerimize uygun yazılımlar geliştirilirse bu şekilde tedbir alabiliriz."
"Anne babalara da medya okuryazarlığı eğitimi gerekiyor"
Dijital bağımlılıkla mücadelede medya okuryazarlığının önemine dikkat çeken Edis, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Bir de medya okuryazarlığı çok önemli. Dolayısıyla bizim çocuklara, gerekirse Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına medya okuryazarlığını koyarak zararlı şeylere karşı tedbir almayı öğretmemiz gerekiyor. Aynı zamanda ebeveynlere de anne babalara da bu medya okuryazarlığı eğitimi gerekiyor.
Çünkü bu "Shorts" denen şeyler var; yani beyin sürekli hızlı bir şekilde, nöronları öldürecek tarzda sürekli sayfa değiştiriyor. Beyin boş bilgilerle doluyor, uzun süreli kitap okuma olmuyor, sıkıntı oluyor. Çocuklar ve gençler hemen hızlı bir şekilde konu değiştirmek istiyor.
Bunun için dediğim gibi yerli ve milli yazılımlar üretmek ve faydalı bilgiler sunan tedbirler almak gerekiyor."
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Genel
Yayın: 03 Kasım 2026 08:41 · Kaynak: cinarinsesi.com, malatyaguncel.com