İHD’den ağır hasta mahpus Hasan Rüzgâr için serbest bırakılma çağrısı
- İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, 762’nci F Oturması kapsamında ağır hasta ve engelli mahpus Hasan Rüzgâr’ın durumuna ilişkin açıklama yaptı
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, 762’nci F Oturması kapsamında ağır hasta ve engelli mahpus Hasan Rüzgâr’ın durumuna ilişkin açıklama yaptı.
Basın açıklaması şöyle:
Basına ve Kamuoyuna
AĞIR HASTA ve ENGELLİ MAHPUS HASAN RÜZGÂR SERBEST BIRAKILSIN!
Kural olarak hapis cezası, kişinin kapatılması ve dış dünya ile olan iletişiminin kısıtlanmasına neden olsa da ceza infazı, insan onuruna ve mahpus haklarına aykırı olamaz. Ancak uzun zamandır, hapishanelerde bu genel kural ve mahpus haklarına dair etik ilkeleri ihlal eden uygulamalardan söz ediyoruz ve mahpusun yaşam hakkına dahi tehdit oluşturan bu büyük sorunların çözülmesi için yetkililere sesleniyoruz.
Özellikle, çocuk mahpuslar ve anneleriyle hapiste büyümek zorunda kalan çocuklara ek olarak, hasta, yaşlı, engelli mahpuslar için sadece hukuki değil, insani ve vicdani değerler de gözetilerek temel hakları korunsun, sağlık ve yaşam haklarını koruyacak önlemler alınsın istiyoruz. Ancak çoğu defa hukuku dahi yok sayan yetkililer gözlerini ve kulaklarını kapatmayı, vicdanlarını susturmayı tercih ediyorlar.
Bu yüzden 2025 yılı içinde kayıtlara göre 1001 mahpus hayatını kaybetti. Yine bu yüzden, ailesi ve milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun yoğun çabalarına rağmen tedavi imkânına kavuşamadığı hâlde hapiste tutulan 73 yaşındaki ağır hasta mahpus Abdullah Tırpan, cezasını tamamlamasına sadece 1,5 ay kala, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde bacağının kesilmesinden sonra, 26 Ekim 2026 tarihinde hayatını kaybetti… Ve yine bu yüzden, kapatılma mekânlarına mahpuslar artık hapishane ya da cezaevi demiyor, ölüm evi diyor.
762. F OTURMASI’nda, bu hafta; hâlen Edirne F Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda tutulan ağır hasta ve engelli mahpus Hasan Rüzgar’ın sağlık durumunu paylaşıyoruz.
34 yıllık mahpus Hasan Rüzgar; uzun süreli açlığa bağlı Wernicke-Korsakoff Sendromu ve buna bağlı ileri derecede unutkanlık yanında kronik bronşit, astım, ileri derecede KOAH, hipertansiyon, kalp ritim bozukluğu, kronik böbrek hastalığı, bel ve boyun fıtığı, migren, prostat büyümesi, anemi, kan dolaşım sistemi bozuklukları, dizlerde kireçlenme, kafa içi basınç artışı, basur, idrar yolları enfeksiyonu, uyku apnesi hastalıkları ve ayak parmaklarının kesilmesi nedeniyle fiziki denge sorunu, yürümede zorluk, bacaklarda ağırlık hissi, his kaybı ve ayakta kaldığı süre içinde şiddetli ağrılar ve ani düşme, ayak parmaklarında morarma, ellerde kasılma ve kilitlenme, dilde peltekleşme ve konuşmada zorluk, şiddetli baş ağrısı rahatsızlıkları ile baş etmeye çalışmakta, ağrılar ve uyku apnesi nedeniyle uyuyamamakta, yaşamını sürdürebilmek için desteğe gereksinim duymaktadır.
Değişik tarihlerde derneğimize gönderdiği mektuplarında üstte belirttiğimiz hastalıklarını ayrıntılı olarak anlatan Hasan Rüzgar, özetle; “34 yıldır hapisteyim. 19 Aralık saldırısı sonucu yaralandım ve sağ ayak parmaklarım kesildi.
Birçok ağır hastalığım yanında, hapishane koşullarının düzeltilmesi için yaptığımız uzun süreli açlık eylemleri nedeniyle rahatsızlandım ve Wernicke-Korsakoff Sendromu tanısı konuldu. Unutkanlık ve denge sorunları yaşamaya başladım.
Yürümekte, hatta ayakta durmakta dahi zorlanıyorum ve sık sık düşüyorum. Ellerimde kasılmalar var, ellerimi kullanamıyorum. Dilimde peltekleşme ve konuşmada zorluk yaşadığım için iletişim kurmakta da zorlanıyorum. Şiddetli baş ağrısı çekiyorum.
Basurdan kaynaklı kanamalar oluyor ve bu kanamalar günlerce sürüyor. KOAH nedeniyle de çok sorun yaşıyorum. Ciğerlerimdeki yara nedeniyle aynı anda on beş-yirmi diken batmış gibi şiddetli ağrılar oluyor ve ağrılar gün boyu devam ediyor.
Nefes alıp vermekte zorluk yaşıyorum. Yoğun balgam ve nefes darlığına bağlı olarak sık sık kusuyorum. Yutkunmakta çok zorlanıyorum. Zaman zaman da kalbimde sıkışma ve çarpıntı meydana geliyor. Çok erken yoruluyorum. Zaman zaman ateşim yükseliyor ve ayakta duramayacak duruma geliyorum.
İleri derecede unutkanlık yaşıyorum ve bu da ciddi sıkıntı yaratıyor. Günlük işler dâhil birçok şeyi hatırlayamıyorum. Zaman zaman da uykuda nefesim kesiliyor. Hatırladığım kadarıyla durumum bunlardan ibaret. Bir süre önce Edirne Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi altına alındım ama tam iyileşmeden hapishaneye geri getirildim ve tedavim tamamlanmadı.
Hastaneye hücre tipi ring aracıyla sevk yapılıyor. Kalp, nefes darlığı gibi hastalıkları olan biri için bu araçlarda kalmak mümkün değil. Bu yüzden hastaneye gidemiyorum. Yasal itirazda bulundum ancak soruşturma yapmaya bile değer görülmedi.
Bu hastalıklarımla hapiste tutulmamam gerekir. Zaten tam 24 yıl önce, 2002 yılında, Adli Tıp Kurumu, Edirne Devlet Hastanesi ve Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından, ‘cezaevinde kalamaz’ raporu verildi. Ancak durumum hâlen görmezden geliniyor.” demektedir.
762. F OTURMASI kapsamında bu hafta; “AĞIR HASTA ve ENGELLİ MAHPUS HASAN RÜZGÂR ve BÜTÜN HASTA MAHPUSLARIN TEDAVİ HAKLARI ÖNÜNDEKİ ENGELLERİN KALDIRILMASI, SERBEST BIRAKILARAK SAĞLIK VE YAŞAM HAKLARININ KORUNMASI İÇİN; yetkilileri göreve, kamuoyunu duyarlılığa çağırıyoruz.
Hasta Mahpuslar Serbest Bırakılsın!
Hasan Rüzgar Serbest Bırakılsın!
Tedavi Haktır Engellenemez!
Tecrit Öldürür Dayanışma Yaşatır!
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık
Yayın: 31 Ekim 2026 12:19 · Kaynak: politikahaber.com