GZT ÖZEL| Amiral Cihat Yaycı'dan kritik değerlendirme: Aliyev Ankara'daki zirveye neden katılmadı?
Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) 13. Zirvesi 30 Ekim'de Ankara’da gerçekleşti. Zirveye Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in katılmaması yerine Dışişleri Bakanı Bayramov'u göndermesi gündem olmuştu. GZT Yayın Yönetmeni Doğukan Gezer’e konuşan GZT YouTube Harita program konuğu Müstafi Tümamiral Prof.
Dr. Cihat Yaycı, Aliyev’in zirveye katılmamasını değerlendirdi. Yaycı açıklamasında şu ifadelere yer verdi; ‘30 Ekim 2026'da Türk Devletler Teşkilatı Zirvesi yapıldı. Buraya devlet başkanları katıldı. Sayın Aliyev de FIFA'nın 15 yaş altı bir kupa törenini gerekçe göstererek toplantıya gelmedi ve Dışişleri Bakanı Bayramov'u gönderdi toplantıya.
Tabii bu toplantıdan önce birtakım gelişmeler, gerilimler oldu. Biliyorsunuz Azerbaycan'da yapılan bir toplantıya devlet başkanları katılırken İsrail Cumhurbaşkanı'nın katılması nedeniyle Sayın Cumhurbaşkanımız doğal olarak tepki göstererek katılmadı ve Sayın Dışişleri Bakanımızı göndermişti.
Yani diğerlerinin devlet başkanları genelde katılırken bizde Cumhurbaşkanımız katılmadı; Dışişleri Bakanı Bakü'deki toplantıya katılmış oldu. Ve orada da Sayın Dışişleri Bakanımız başka birtakım devletlerin temsilcileriyle birlikte İsrail Cumhurbaşkanı konuşurken terk ettiler salonu, dinlemediler konuşmayı.
Tabii bundan daha önce aslında 6 Temmuz 2024'te Şuşa'da bir gayriresmî Türk Devletler Teşkilatı Zirvesi toplantısı yapılmıştı. Ve bu toplantıya Türk Devletler Teşkilatı'na mensup devletlerin başkanları katılmıştı. Cumhurbaşkanları, başkanları katılmıştı.
O toplantıya da o zaman Sayın Cumhurbaşkanımız katılmamıştı; Sayın Cevdet Yılmaz'ı, Cumhurbaşkanı Yardımcımızı oraya tefrik etmişti. Ve o zaman da Türkiye-Hollanda'nın EURO 24 çeyrek final maçı vardı. O maç gerekçesiyle Sayın Cumhurbaşkanımız iştirak etmemişti.
Şimdi, ben Azerbaycan basınını da takip ediyorum. Azerbaycan'dan da takipçimiz çok. Çünkü Azerbaycan bizim kardeşimiz. Yani ben Azerbaycan ve Türkiye'yi birbirinden ayırmam, asla ayırmam. Yani biz hakikaten ‘tek millet, iki devlet’iz.
Bu çok önemlidir. Diyorlar ki basında da, Sayın Aliyev'in, gelmemesini çok anormal karşılamayın. Çünkü burada da bir tören vardı. Daha önce 2024 yılında yapılan toplantıya da Sayın Erdoğan, Türkiye-Hollanda maçı gerekçesiyle katılmamıştı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısını göndermişti.
Her ne kadar bu gayriresmî bir zirve olmuş olsa da yani böyle şeyler iki devlet arasında olur, buna fazla bir anlam yüklemeyin şeklinde aklıselimle yazan, çizen, konuşan Azerbaycan basınındaki kişiler ve aynı zamanda siyasiler bulunduğunu da görüyoruz. Şimdi, tabii bu arada iki husus üzerinden Azerbaycan'a bir tepki başladı Türkiye'de.
Birincisi, İsrail'le olan ilişkileri. İkincisi, başörtüsü meselesi. Şimdi, şöyle. Devletlerin, devletlerin hepsinin kendine has bir menfaat politikası vardır. Yani devletler menfaatlerin peşinde giderler ama birtakım temel kriterleri de vardır.
Şimdi bu temel kriterler de aslında menfaatiyle de bağlantılıdır. Şimdi, ben her iki konuda da yani gerek İsrail'le olan ilişkileri ki Karabağ Savaşı'nda İsrail'in büyük desteği olduğunu biliyoruz ve Azerbaycan'a, Azerbaycan da bundan yüzden kendisini borçlu hissediyor.
Şimdi burada ilginç bir şey söyleyeceğim. Azerbaycan'ın Karabağ'ın geri alınışı öncesinde müthiş bir lobi faaliyeti yapıldı. Ben yakinen takip ettim. Amerika'da, Rusya'da ve Avrupa'da Azerbaycan'ın müthiş bir lobisi oldu bu Karabağ'ın geri alınışı konusunda 2022 yılında.
Onun öncesinde AZİZ diye bir lobi şir- lobi grubu var Azerbaycan'ın, AZİZ. Bu AZİZ lobi grubu gerek Avrupa'da gerek Amerika'da gerekse Rusya'da bu Karabağ konusunda ciddi şekilde faaliyet gösterdiler. AZİZ ne biliyor musunuz?
AZİZ: Azerbaycan-İsrailliyiz. Yani İsrail'deki Azer- Yahudi Azerbaycan Türkleri. Onlar bu millî davaya bağlı kalarak hem İsrail'i etkilediler öyle söyleniyor yani ne kadar doğru, araştırılması lazım, ben sadece aktarıyorum etkiledikleri söyleniyor, büyük faaliyet gösterdikleri söyleniyor.
Dolayısıyla Azerbaycan-İsraillilerle yani Azerbaycan Türkü, Musevi Azerbaycan Türkleri, İsrail'de yaşayanlar Azerbaycan'la bağlarını koparmamışlar ve faaliyet gösteriyorlar. Şimdi burada bir bağ var, bunu görmek lazımdır.
Türkiye-Azerbaycan, muazzam bir bağ var. Ve İsrail-Azerbaycan, o da bağ kurmaya çalışıyor. Şimdi, Türkiye, Azerbaycan'la ciddi bir kardeş; Şuşa Protokolü var. Şuş- Şuşa Protokolü aslında NATO'nun 5. maddesinden çok daha kuvvetli bir protokoldür.
Biri bana saldırırsa sana da saldırmış olur, ikimize de saldırmış olur. Ya bu çok önemli bir şeydir.’ dedi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Siyaset
Yayın: 01 Kasım 2026 18:38 · Kaynak: gzt.com