Karademir’den İzmit Körfezi uyarısı: “Görünür kirlilik geçer, birikim yıllarca kalır”
Kocaeli’de sel ve su taşkınlarının ardından çamur rengine dönen İzmit Körfezi’ni değerlendiren Prof. Dr. Aykan Karademir, denize taşınan toprağın hem karada verimli toprak kaybına hem de denizde kirliliğe yol açtığını söyledi. Görünür kirliliğin birkaç hafta içinde çökerek kaybolabileceğini belirten Karademir, dipteki birikimin ise uzun yıllar kalabileceğine dikkat çekti.
Kocaeli’de etkili olan yoğun yağışların ardından yaşanan sel ve su taşkınları, İzmit Körfezi’nde de kirliliğe neden oldu. İzmit Marina sahilinde denizin rengi kahverengiye dönerken su yüzeyinde çeşitli atıklar ve yabancı cisimler görüldü. Yaşanan durumu gazetemize değerlendiren Kocaeli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Aykan Karademir, yağışlarla denize taşınan toprağın çevresel etkilerini anlattı. Betonlaşma ve asfaltla kaplanan yüzeylerin sel riskini artırdığını vurgulayan Karademir, bu yolla denize ulaşan çamurun, Körfez’de sürdürülen dip çamuru temizliğinin etkisini de azalttığını ifade etti.
“HEM KARADA HEM DENİZDE ZARARA UĞRUYORUZ” Yoğun yağışların ardından toprağın sürüklenmesinin iki yönlü kayba neden olduğunu belirten Karademir, şöyle konuştu:
“Yoğun yağışlar gerçekleştiği zaman iki türlü zarara uğruyoruz. Birincisi, çok fazla toprak sürüklenip denize geliyor. Sürüklenen kısım toprağın üst tabakası olduğu için burası aslında organik madde bakımından en zengin, tarıma en elverişli bölüm. Dolayısıyla kara tarafında büyük bir toprak kaybı yaşanıyor. Bu toprak denize taşınınca da deniz kirleniyor. Böylece hem karada hem denizde zarara uğramış oluyoruz.” “ŞİDDETLİ YAĞIŞLAR DAHA SIK GÖZLENİYOR” Yaşanan tablonun yalnızca yağış miktarı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Karademir, iklim değişikliğiyle birlikte kentlerdeki yapılaşmanın da etkisine dikkat çekti:
“Nedenlerine baktığımızda, evet, çok yağmur yağıyor. Küresel ısınma nedeniyle daha şiddetli yağışların daha sık gözlendiğini artık söyleyebiliriz. Ancak bir yandan da düşen yağmurun yüzey akışına dönüşme oranı giderek artıyor. Bunun nedeni daha fazla yapılaşma, daha fazla beton ve daha fazla asfalt.” “BETON VE ASFALTTA YÜZEY AKIŞI YÜZDE 90’A ÇIKIYOR” Yağmur suyunun toprak ve yeşil alanlarla buluşmasının önemini anlatan Karademir, geçirimsiz yüzeylerin suyun akışını nasıl değiştirdiğini şu sözlerle açıkladı:
“Yağmur herhangi bir toprak yüzeye ya da yeşil alana düştüğü zaman yüzey akışına dönüşme oranı yüzde 20-30’lardayken; çatı, beton, asfalt gibi yerlere düştüğünde bu oran yüzde 80-90’a kadar çıkıyor. Dolayısıyla bu durum hem İstanbul’da hem de Kocaeli’de seli artırıyor ve bu tür zararlara yol açıyor.” “DİP ÇAMURU TEMİZLİĞİNİN ETKİSİNİ AZALTIYOR” İzmit Körfezi’nde yürütülen dip çamuru temizliğini de hatırlatan Karademir, yoğun yağışlarla denize yeniden toprak taşınmasının yapılan çalışmalara etkisini değerlendirdi:
“Biliyorsunuz, birkaç yıldır denizde dip çamuru temizliği yapıyoruz, çamur çekiliyor. Ancak bu tür yağmurlarla yoğun miktarda toprağın yeniden denize girmesi, yaptığımız çalışmaların etkisini de azaltıyor. Aynı zamanda denizde kirlilik oluşturuyor. Bu kirliliğin giderilmesi de çok uzun zaman alıyor.” “GÖRÜNÜR KİRLİLİK BİRKAÇ HAFTADA ÇÖKER” Körfez’deki kirliliğin ne kadar sürede ortadan kalkabileceğine ilişkin sorumuzu yanıtlayan Karademir, suyun görünümündeki düzelmeyle deniz dibindeki birikimin farklı değerlendirilmesi gerektiğini belirtti:
“Bu, derelerle birlikte taşınan toprağın miktarına bağlı. Ne kadar toprak taşındığını şu anda bilmiyoruz. Bunun etkileri zaman içinde ortaya çıkıyor. Daha sonra yeniden bakıp dip çamuru kalınlığında herhangi bir artış olup olmadığını, varsa ne kadar arttığını gözlemlemek gerekiyor. Görünür kirlilik birkaç hafta içinde tamamen gider; taşınan malzeme aşağıya çöker. Ancak dipteki birikim uzun yıllar kalır. Belki daha sonra bu birikimi yeniden çekmemiz gerekecek.”
“BALIKLARIN BESLENME OLANAKLARINI KISITLIYOR” Denize taşınan çamurun su altındaki canlı yaşamını da olumsuz etkilediğini vurgulayan Karademir, yaşanan durumu bir benzetmeyle anlattı:
“Tozlu bir havada, yukarıdan üzerinize toz yağdığını düşünün. Denizde de balıklar için aynı şey gerçekleşiyor. Gelen çamur onların beslenme olanaklarını kısıtlıyor, oksijeni azaltıyor. Bunun gibi etkiler ortaya çıkıyor. Dolayısıyla denizde yaşayan canlılar da bu durumdan olumsuz etkileniyor.” “BETON VE ASFALTLA KAPLAMAYI YAVAŞLATMAMIZ GEREKİYOR” Kentlerin şiddetli yağışlara karşı hazırlanması gerektiğini söyleyen Karademir, betonlaşmanın büyükşehirlerde seli artıran başlıca etkenlerden biri olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Artık bu konuyu biraz düşünmemiz gerekiyor. Yüzeyleri bu kadar beton ve asfaltla kaplama hızımızı biraz yavaşlatmamız gerekiyor gibi görünüyor. Çünkü bu tür şiddetli yağışlar olacak. Küresel ısınmayla birlikte belki daha da sıklaşacak. Buna karşı hazırlık yapmamız, altyapılarımızı da buna göre hazırlamamız gerekiyor. Betonlaşma, büyükşehirlerde bu durumun en büyük etkenlerinden biri.”
Son bir ayda kocaeligazetesi.com.tr sitesinde 2.824.870 gerçekleşti.
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
Hızlıca eleman bulmak mı istiyorsunuz? Tam yerindesiniz. İlanınızın burada ve basılı gazetemizde çıkmasını ister misiniz? İlan metninizi ilanservis...

Kategori: Hava · Bölge: Kocaeli/İzmit
Yayın: 17 Ekim 2026 13:26 · Kaynak: Kocaeli Gazetesi, kocaeligazetesi.com.tr