Memura serbest askere yasak: Uyarma ve kınama cezalarında yargı yolu
Anayasa Mahkemesi (AYM), 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu kapsamındaki askeri personele verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı dava açılamamasını Anayasa'ya aykırı bulmadı. Karar, 17 Eylül 2026 tarihli ve 33373 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı.
İnceleme, Ankara 23. İdare Mahkemesinin başvurusu üzerine yapıldı. Mahkeme, Kanun'un 43. maddesindeki bazı ibarelerin Anayasa'nın 2., 9., 36., 125. ve 129. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle iptalini istedi.
Davaya konu olayda, askeri personel kınama cezasını gerektiren bir fiil nedeniyle daha hafif nitelikteki uyarma cezasıyla cezalandırılmıştı. Açılan davada bu işlemin iptali talep edildi.
AYM incelemeyi uyarma ve kınama cezalarıyla sınırladı
Anayasa Mahkemesi, bakılan davanın niteliğini dikkate alarak incelemeyi düzenlemedeki "uyarma, kınama" ibaresiyle sınırlı tuttu. Bu karar ilk inceleme aşamasında oybirliğiyle alındı.
6413 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre subay, astsubay, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erlere farklı ağırlıkta disiplin cezaları uygulanabiliyor.
Bunlar arasında uyarma ve kınamanın yanı sıra hizmete kısmi süreli devam, aylıktan kesme, hizmet yerini terk etmeme, oda hapsi ve Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezaları bulunuyor.
İtiraz edilen düzenleme ise uyarma ve kınama cezalarına karşı iptal davası açılmasını engelliyor. Böylece kapsamdaki askeri personelin bu cezalar yönünden mahkemeye erişim hakkı sınırlandırılıyor.
AYM, böyle bir sınırlamanın kanunla yapılması, meşru bir amaca dayanması ve ölçülü olması gerektiğini değerlendirdi. Düzenlemenin hangi cezalara karşı dava açılamayacağını açık şekilde belirlediği ve kanunilik şartını karşıladığı sonucuna varıldı.
Mahkeme, askeri disiplinin sağlanması amacını da Anayasa'nın 129. maddesi kapsamında kanun koyucunun takdir yetkisi içinde değerlendirdi.
Önceki iptal kararlarından sonra düzenleme değişti
Anayasa Mahkemesi benzer hükümler hakkında daha önce iki ayrı iptal kararı vermişti. 1 Haziran 2022 tarihli E.2022/10, K.2022/72 sayılı kararda uyarma ve hizmete kısmi süreli devam cezalarına ilişkin yargı yolu sınırlaması iptal edilmişti.
30 Kasım 2022 tarihli E.2022/122, K.2022/151 sayılı kararda ise kınama cezasına karşı yargı yolunun kapatılması Anayasa'ya aykırı bulunmuştu.
Önceki kararlarda bu cezaların doğrudan yargısal denetime tabi olmamasına rağmen Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma veya sözleşme feshi gibi işlemlere dayanak oluşturabilmesi değerlendirmeye alınmıştı.
Kanun koyucu daha sonra 7517 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle 6413 sayılı Kanun'un 43. maddesini değiştirdi. Yeni sistemde uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli devam cezalarına karşı doğrudan yargı yolu yine kapalı tutuldu.
Bununla birlikte disiplin ceza sayısı veya puanı nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleriyle ilişiğin kesilmesi halinde farklı bir güvence getirildi. Bu işleme karşı açılan davada, ilişik kesmeye dayanak olan disiplin cezalarının hukuka uygunluğu mahkeme tarafından incelenebilecek.
AYM çoğunluğu, söz konusu güvencenin yeni düzenlemeyi önceki iptal kararlarına konu hükümlerden ayırdığı kanaatine vardı. Kuralın askeri personele aşırı külfet yüklemediği sonucuna ulaşıldı.
Altı üye karara karşı oy kullandı
Karara 6 Anayasa Mahkemesi üyesi katılmadı. Kadir Özkaya, Engin Yıldırım, Rıdvan Güleç, Yusuf Şevki Hakyemez, Selahaddin Menteş ve Kenan Yaşar karşı oy kullandı.
Karşı oy gerekçelerinde, getirilen yargısal denetim imkanının yalnızca disiplin ceza sayısı veya puanına bağlı ilişik kesme işlemlerini kapsadığı belirtildi.
Uyarma ve kınama cezalarının sicil, terfi, atama, sözleşmenin yenilenmemesi veya disiplinsizliği alışkanlık haline getirme gerekçesiyle uygulanan ilişik kesme işlemlerinde de dayanak oluşturabileceği ifade edildi. Bu durumlarda cezaların hukuka uygunluğunun denetlenemediği görüşü savunuldu.
Karşı oy kullanan üyeler düzenlemenin Anayasa'nın 13., 36. ve 129. maddelerine aykırı olduğunu değerlendirdi.
Mahkeme çoğunluğu ise Anayasa'nın 2. ve 125. maddeleri yönünden ayrıca inceleme yapılmasına gerek görmedi. Düzenlemenin Anayasa'nın 9. maddesiyle ilgisinin bulunmadığına da karar verildi.
Sonuçta "uyarma, kınama" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine oyçokluğuyla hükmedildi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 17 Eylül 2026 06:22 · Kaynak: kamudanhaber.net