ABD Seçimlerinde Demokrat Zaferi: Küresel Sağ Popülizmde Kırılma
- ABD ara seçimlerinde Demokratların Kongre'nin her iki kanadında çoğunluğu kazanması, Başkan Donald Trump'ı siyasi olarak etkisizleştirirken küresel sağ popülizmde kırılma yarattı
- Avrupa liderleri ve siyasi temsilciler, bu sonucu demokrasiye duyulan güvenin tazelenmesi ve aşırı sağın gerilemesi olarak değerlendirdi
ABD'de 3 Kasım tarihinde gerçekleştirilen ara seçimler, Demokratların hem Temsilciler Meclisi hem de Senato'da çoğunluğu ele geçirmesiyle sonuçlandı. Bu tablo, Başkan Donald Trump’ı görev süresinin kalan iki yılında hareket alanı kısıtlı bir topal ördek konumuna sürüklerken, dünya genelinde geniş yankı uyandırdı.
Avrupa başkentlerinden gelen tepkiler, seçmenin Trump politikalarını cezalandırdığı ve küresel çapta yükselen sağ popülist dalganın ivme kaybettiği yönünde birleşti. Alman Savunma Bakanı Boris Pistorius, Demokratların başarısını tarihi bir zafer olarak nitelendirerek tebriklerini iletti.
Pistorius, Trump yönetiminin görev süresi bitene kadar iş birliğinin süreceğini ancak Avrupa'nın kendi savunma kimliğini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. CDU dış politika uzmanı Norbert Röttgen, seçmenin Trump'ı doğrudan hedef alarak cezalandırdığını belirtirken, SPD Grup Başkanı Dirk Wiese ise bu sonucun sağ popülizme karşı küresel bir umut ışığı olduğunu ifade etti.
Yeşiller Partisi'nden Irene Mihalic, seçim sonuçlarının otokratların mağlup edilebileceğini kanıtladığını savunarak, Trump ve Almanya'daki AfD gibi yapıların yıkıcı etkilerinin ancak toplumsal iradeyle engellenebileceğini belirtti. Sol Parti Eş Başkanı Ines Schwerdtner ise Cumhuriyetçilerin yenilgisini küresel sağ için yıkıcı bir hezimet olarak tanımladı.
Schwerdtner, Trump'ın kutuplaştırıcı söylemlerinin ve oligark yanlısı politikalarının artık seçmen nezdinde karşılık bulmadığını, bu durumun 2028 seçimlerinde sol görüşlü bir kadın başkanın seçilmesine zemin hazırlayabileceğini öne sürdü. Seçim sonuçları, Trump'ın desteklediği Almanya'daki aşırı sağcı AfD partisinde ise hayal kırıklığına yol açtı.
AfD Eş Başkanı Alice Weidel, Cumhuriyetçilerin yenilgisini Trump'ın müdahaleci dış politikasına ve özellikle İran savaşına yönelik tutumuna bağlayarak, verilen sözlerin tutulmamasının seçmen nezdinde cezalandırıldığını savundu. Öte yandan İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Amerikan halkının nefrete, maço zihniyete ve iklim inkârcılığına karşı net bir tavır koyduğunu belirterek, aşırı sağın artık çöküşe geçtiğini iddia etti.
Norveç Başbakanı Jonas Gahr ise ABD siyasetindeki rota değişikliğinin iklim, çevre ve dış politika alanlarında Avrupa'nın beklentileriyle daha uyumlu bir dönemi başlatabileceğine dikkat çekti. Trump'ın seçim sonuçlarını kabul etmiş olması, uzmanlar tarafından ABD demokrasisinin sağlamlığının bir göstergesi olarak yorumlandı.
Seçimlerin ardından oluşan yeni siyasi tablo, hem ABD iç politikasında hem de transatlantik ilişkilerde köklü bir değişim sürecinin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Siyaset
Yayın: 04 Kasım 2026 13:05 · Kaynak: DW Türkçe