Basmane Çukuru davası: Yeşil çevre ile sermayenin kavgası!
En son söyleyeceğimi en başta yazayım: Basmane Çukuru İzmir Kültürpark alanınındır ve oraya katılıp yeşil kalmalıdır!
Basmane Çukuru ranta kurban edilmemelidir!
Basmane Çukuru sorununu mahkeme kararları, protokoller, hukuki dolamba çlı yollar, ortak akıl mı, kamucu bakış ve kamu vicdanı mı çözecek?
Şimdi yine en son s öyleyeceğimi en başta yazayım: Basmane Çukuru için yerel referandum yapılsın!
Uzun zamandır sessizliğini koruyan Basmane Çukuru konusu İzmirlinin gündemine bir bilgilendirme duyurusu ile geldi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay “Kamuoyunu bilgilendirme” başlıklı bir duyuru yayımlayarak yapılan protokolü açıkladı. Tabii bu açıklama üzerine konuyu yakından takip edenler, karşı görüşlerini açıklayarak sürece müdahale ettiler ve tartışma alevlendi. İlk müdahale eden de konuyu yakından bilen ve kentin kamusal yararını koruma için davalar açan önceki dönem belediye başkanlarından Sayın Yüksel Çakmur'du. Yüksel Çakmur yıllar önce minibüs ve otobüs garajı olarak kullanılan alanı her türlü tepkiyi göğüsleyerek temizlemiş ve kent içi trafiğini rahatlattığı gibi hem ulaşım sorununu hem de böyle bir alanı kente kazandırmak gibi önemli bir işlevi görmüştü. Basmane Çukuru konusunu en yeni tarihli “Kamuoyuna duyuru” başlıklı açıklamadan kısaca alıntılayayım ve özetini sunayım da bilgilerimizi tazeleyelim:
“Kamuoyunda uzun yıllardır ‘Basmane Çukuru’ olarak bilinen Konak ilçesi İsmet Kaptan Mahallesi, 1039 ada 8 parselde bulunan taşınmaza ilişkin hukuki, idari ve fiili belirsizliğin giderilmesi amacıyla yürütülen çalışmalarda önemli bir aşamaya ulaşılmıştır.
Basmane alanının planlama ve yapılaşma ge çmişi yaklaşık 40 yıl öncesine dayanmaktadır. Alan, 1985 tarihli uygulama imar planında özel projeye göre yapılaşmaya konu edilmiş, 1986 yılında yapılan plan değişikliğiyle Emsal 5, serbest yükseklik ve özel projeye göre uygulama esasları belirlenmiştir. 20 Ağustos 1991 tarihli 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nda da eski ESHOT garaj alanı “C Bölgesi – Otel ve Kongre Merkezi” olarak planlanmış ve önceki dönemden gelen yapılaşma kararı sürdürülmüştür.
Dolayısıyla mevcut belediye y önetimimiz döneminde Basmane alanına yeni bir imar hakkı verilmemiş, daha önce yapılaşmaya kapalı bir alanın yapılaşmaya açılması yönünde herhangi bir karar alınmamıştır. Aksine, koruma kurulu kararları doğrultusunda yükseklik sınırlandırılmıştır.
1997 yılında İzmir B üyükşehir Belediyesi ile yüklenici şirketler arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmış, Dünya Ticaret Merkezi olarak tasarlanan yatırımın yapımına başlanmış ancak planlara ve ruhsata ilişkin yargı kararları nedeniyle proje tamamlanamamıştır.”
Görüldüğ ü gibi konu taaa 40 yıl öncesine dayanmakta. Sevgili İzmir, sevgili İzmirliler kırk yıldır bir konuyu neden çözemiyoruz?
Akdeniz’in incisi dediğimiz İzmir bence bu konuyu çözme kapasitesine sahiptir. İzmir neleri çözdü, bunu mu çözemeyecek?
Hatırlarsanız Konak Atat ürk Meydanı’na, SGK Bloklarının önüne bir AVM yapımı konusu vardı yıllar önce. Orada da temel çukuru kazılmış, yağmurda göl olmuş ve ördekler o gölde yüzer olmuştu. Kentin göbeğinde böyle bir şeye İzmirliler izin vermedi ve şimdi o alanda özgürce çocuklarıyla birlikte yeşilliklerde gezmektedir. Şimdi Kent Meydanı’nda yıkılan Büyükşehir Belediyesi alanı da Basmane Çukuru alanı da aynı şekilde yeşile, parka, meydana kazandırılmalıdır. Kente kazandırılan alanın, kentliye kazandırılan alanın pahası biçilmez. Her türlü paradan daha değerlidir böyle bir anlayış ve uygulama, yeşili ve kent alanını hiçbir para satın alamaz.
Kamuoyu açıklaması, konuya Sayın Aziz Kocaoğlu ve Tun ç Soyer’i dahil ederek şöyle devam ediyor:
“Basmane dosyasındaki önemli dönüm noktalarından biri 2009 yılında yaşanmıştır. Dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu döneminde yapılan protokolle İzmir Büyükşehir Belediyesinin projeden kaynaklanan hakkı yüzde 11’den yüzde 30’a çıkarılmış ve bu payın belediye hizmet binası olarak değerlendirilmesi kararlaştırılmıştır………
Basmane dosyasına ilişkin dava s üreçleri de uzun yıllardır devam etmektedir.”
Açıklamada hukuki s üreçler sıralandıktan sonra esas duyuruya geliniyor:
“Bu kapsamda ilgili taraflarla bir protokol imzalanmıştır.”
Protokol bilindiği üzere hukuki anlamda tarafları bağlayan ve hukuki süreçleri sonlandıran bir metin değil, sözleşme öncesi ana ilkelerin belirlendiği bir görüşme tutanağı şeklindedir. Protokolle belediyenin yüzde 30’luk hakkının güvenceye kavuşturulduğu belirtiliyor. Kültürpark içerisinde belediyenin kullandığı hollerin kaldırılacağı ve yeşil alan olarak kullanılacağı söyleniyor. “Bugün gelinen aşama, geçmişte yapılan çalışmaları reddeden ya da değersizleştiren bir yaklaşım değildir” deniliyor ve kamu yararı ilkesine bağlı kalınacağı söyleniyor.
Bu duyurudan sonra önceki dönem İzBB Başkanlarından Y üksel Çakmur yine efsanevi çıkışını yaptı ve ağır konuştu:
“Son imzayı atmamalıdır…….Bu alanın yok edilmesi İzmir’e ihanettir. O son imza onuruyla ilgili olabilir.”
Yüksel Çakmur yargı s ürecine vurgu yaparak şöyle diyor: “Tunç Bey’in açtığı dava İzmir için son derece önemli. O dava ile geçmişteki davalar güncelleşmiş oluyor. O davanın kazanılmasını yürekten diliyorum. İzmir’i yöneten kişinin iki elinin arasına başını alıp düşünmesi gerekiyor. Kazanılacak bir davada, bizim olan alanın yüzde 100’ü bize geçecekken feragat etmemeli. Bu dava yüzde 100 kazanılacak bir dava. Tunç Bey İzmir’in hakkını korudu. Geçmişten gelen ahlakı sürdürmüş. Bir belediye başkanının, ‘Yetki bende ve imzayı atarım’ diye pazarlık yapması bu kente ihanettir. Bu halka ihanet etmeyin.”
İzmir B üyükşehir Belediyesine ana hizmet binası için yer mi yok? Bakın Şehir Hastanesi ve adliye için nasıl yer bulunuyorsa belediye binası için de yer bulunur!
Geçenlerde Sayın Cemil Tugay bir konuşmasının i çinde dikkat çeken bir cümle kullanmıştı: İzmirliler İzmir’i seviyor mu? Ben de cümleyi genişletmiş ve “İzmirliler İzmir’i sevmiyor mu?” diye sormuştum. Yani bu mu kastediliyordu, sorunun amacı bu muydu?
Sevginin ne olduğu tartışmalıdır. Sevgi de ölçülebilir. Mesela ben çiçeği seviyorum diyorum ama onu sulamıyor ve toprağını gübrelemeyip bakmıyorsam bu sevgi midir?
İzmirlilerin İzmir sevgisi var ş üphesiz. Hadi bunu bir referandumla somutlaştıralım!
Mesela bana göre İnciraltı’nın EXPO’ya verilmemesi bir İzmir sevgisi idi. Mesela bana g öre Konak Atatürk Meydanı’nın korunması, oraya AVM yapılmaması İzmir sevgisi idi.
Mesela bana göre Basmane Çukuru’nun Basmane yeşili olması, K ültürpark alanı içine dahil edilmesi İzmir sevgisidir!
“Ortak akıl” deniyor ya, işte benimkisi de ortak akla bir damla akıl katkısı. Benim aklım bir damla, bakalım damlaya damlaya g öl olacak mı?
O zaman tekrarlayalım: Basmane Çukuru yeşil kalmalı! Haydi yerel referanduma!
Yorumunuz yarım kaldı, devam etmek için üstteki yoruma, silmek için buraya tıklayın
Kırmızı alanlar eksik veya hatalı girildi. Lütfen bu alanları düzeltip tekrar gönderelim
Yorumunuz için teşekkürler, en kısa sürede gözden geçirilip yayınlanacaktır
Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.
Şimdi oturum açın, her yorumda isim ve e.posta yazma zahmetinden kurtulun. Oturum açmak için bir hesabınız yoksa, oluşturmak için buraya tıklayın.
Yorum yazarak Gazete Yenigün Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gazete Yenigün hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gazete Yenigün değil haberi geçen ajanstır.
Kategori: Asayiş · Bölge: İzmir
Yayın: 16 Eylül 2026 04:56 · Kaynak: gazeteyenigun.com.tr