Meclis kürsüsünden soruldu: Fatma Betül Sayan Kaya 163 milyonu nereden buldu?
- TBMM Genel Kurulu'nda gündeme gelen fon krizi tartışmalarında, Fatma Betül Sayan Kaya'nın mal varlığındaki şüpheli artışın detaylıca incelenmesi talep edildi
- Soruşturmanın derinleştirilmesi gerektiğini savunan muhalefet, olayın siyasi boyutunun aydınlatılmasını bekliyor
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Celal Adan yönetiminde toplandığı oturumda fon kriziyle ilgili önemli iddialara sahne oldu. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, söz konusu krizin merkezinde yer aldığı öne sürülen Fatma Betül Sayan Kaya’nın mal varlığındaki 163 milyon liralık artışın, etkili bir adli soruşturma ile açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
Emir, Kaya'nın savcılık makamına ikinci kez ifade vermesini olumlu bir adım olarak nitelendirse de, soruşturmanın derinliğinin yetersiz kalabileceği endişesini dile getirdi. Özellikle Kaya'nın bir hisse senedi yatırımında dört ay gibi kısa bir sürede 163 milyon liralık sermayesini 2,2 milyar liraya çıkarmasının, piyasa koşullarıyla açıklanmasının güç olduğunu belirtti.
Soruşturmanın sadece bir halkla ilişkiler çalışması olarak kalmaması gerektiğini savunan Emir, savcılığın somut adımlar atması gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda Kaya’nın HTS kayıtlarının incelenmesi, kişisel bilgisayar ve telefon verilerine erişilmesi ve iletişimde olduğu piyasa aktörlerinin mercek altına alınması gerektiğinin altını çizdi.
Aksi takdirde, bu sürecin olayın üzerini örtmeye yönelik göstermelik bir çaba olarak görüleceğini belirtti. Fon krizinin bireysel değil, örgütlü bir yapı tarafından gerçekleştirildiğini iddia eden Murat Emir, bu yapının siyasi ayağının ve kurucularının mutlaka yargı önünde hesap vermesi gerektiğini söyledi.
Emir, bu tür büyük çaplı bir soygunun örgütsel bir iş birliği olmadan gerçekleşmesinin mümkün olmadığını savundu. Siyasi iktidarın tutumunu da eleştiren Emir, fon krizini kamuoyuna taşıyan ve failleri deşifre eden gazetecilerin ağır hapis cezalarıyla yargılanmasına tepki gösterdi.
Gazetecilerin susturulmaya çalışıldığını ifade eden Emir, iktidarın bu yöntemle krizi görünmez kılmaya çalıştığını öne sürdü. Emir, krizin çözümü için tek yolun soyguncuların yakasına yapışılması, kaçırılan varlıkların geri getirilmesi ve hak sahiplerine iade edilmesi olduğunu belirtti.
Soruşturmanın akıbetinin, Türkiye'deki adalet mekanizmasının işleyişi açısından kritik bir sınav olduğu mesajı verildi.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Siyaset
Yayın: 05 Kasım 2026 16:51 · Kaynak: kronos41.news