Habermetrik
← Ana Sayfa
06 Kasım 2026 06:25 · Güncelleme 06:27
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Futbolun siyaseti

Futbolun siyaseti
Görsel kaynağı: yeniankara.com.tr
⏱️ 5 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Size yıllar öncesinden kalma iki anımı anlatacağım, 1988 ve 89 yıllarından
  • İlki Kasım 1988’de yaşandı
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

Size yıllar öncesinden kalma iki anımı anlatacağım, 1988 ve 89 yıllarından. İlki Kasım 1988’de yaşandı. O zamanki adı ile Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda Galatasaray, 3-0 mağlup olduğu ilk maçın ardından İsviçre temsilcisi Neuchâtel Xamax’ı İstanbul’da 5-0 yenerek elemişti.

Ben de o zaman Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesinde öğrenci idim. O gün bir laboratuvar dersinde olmamız gerekiyordu ve o derslerde devamsızlık yapmak pek mümkün olmadığından Galatasaraylı arkadaşlar da biz de dersteydik.

Beşiktaş taraftarı bir görevli abimiz de bizlere numuneler konusunda yardım ediyordu. Bir ara fısıltıyla “3-0 öndeyiz.” dedi ve o andan itibaren ders ile öğrenciler arasındaki ilişki neredeyse tam olarak koptu. Maçı takip edemesek de binanın camlarına çıkıp gelen seslerden gidişatı anlayabiliyorduk.

Galatasaray maçı 5-0 kazanıp Xamax’ı elediğinde ise istisnasız futbolla ilgili ya da ilgisiz herkes mutluydu. Çünkü konu ne futboldu ne de Galatasaray. Konu bir millî başarı idi hemen herkes için. Aradan çok zaman geçmedi.

Aynı sezon Mayıs 1989’da o zamanki adı Türkiye Kupası olan turnuvanın rövanş maçı oynanıyordu. Kadıköy’deki ilk maç 2-2 bitmişti. Ali Sami Yen’deki maçın ilk yarısında ise Galatasaray 3-0 önde idi. 3 golü de Tanju Çolak atmıştı.

O an neler hissettiğimi size anlatamam. Fenerbahçeli arkadaşları çoğu seyredebildiğimiz o maçın devre arasında ekrandan uzaklaşmışlardı. Sonra ikinci yarıda Aykut Kocaman ve Hasan Vezir’in 3 golü ile geri dönmüştük ve o maç 4-3 biterek tarihe geçmişti.

Sonraki gün çıkan gazetelerin manşetlerini de tek tek hatırlıyorum. O zamanlar gazeteler vardı çünkü; bir gün sonra okunurdu olan biten. O zamanlar golleri de Türk futbolcular atıyordu zaten, yabancı kısıtlaması da vardı.

Ama bugün konumuz bunlar değil. Galatasaray ile Fenerbahçe’nin son derece çetin bir rekabeti vardı o dönemde de. Karşılıklı olarak birbirimizi kızdırmaktan çok zevk aldığımız taraftar arkadaşlarımız vardı. Bize katılan Beşiktaşlı ve Trabzonspor destekçisi arkadaşlarımız da olurdu.

Romantik olmaya çalışmadan söyleyeyim: Konu futbol olduğunda en yakın arkadaşlarımızla dahi en sert sözlerle münakaşa ederdik. Yani biz de bugünün gençleri gibi konu futbolsa başka tuhaf yaratıklara dönüşüyorduk. Ama ne olursa olsun büyük çoğunluğumuz konu bir yabancı ülke takımı ile yapılan maç ise o keskin taraftarlığı en azından 90 dakika boyunca bir tarafa bırakıyorduk.

Şimdi gelelim bunları neden bugün anlatma gereği duyduğum konusuna. Biliyorsunuz, dün ve önceki gün Galatasaray ve Fenerbahçe’nin yine Avrupa kupalarında maçları vardı. İkisi de Şampiyonlar Ligi’ndeki rakiplerini yendiler.

İkisinin de kadrosunda mebzul miktarda yabancı futbolcu olmasından olsa gerek, konu bir türlü millî bir başarı olarak görülmedi sosyal medyadaki taraftarlar açısından. İki takım taraftarları da kendi takımlarının başarısından ne kadar memnun olsalar da ezelî rakiplerinin başarısından oldukça mutsuz olmuşlardı.

Hatta o kadar ki bu başarıları aşağılama yarışına girdiler. Türk kimliği takım kimliğinin altına inmiş görünüyordu. Bu yazının konusu olmasa da oyuncuların büyük çoğunluğunun Türk olmaması da belki bunda etkendi ama zaten aynı taraftar kitleleri sahada bir tane Türk olmasa daha mutlu olacak gibiler.

Kendi takımlarının futbolcularını eleştirirken en çok kendi çocuklarımızı eleştiriyorlar zira. Ama asıl anlatmaya çalıştığım şey aslında ne şekilde dönüştüğümüz. Toplum olarak birbirinden bu kadar uzaklaşmış olmak, bu kadar ayrıştırılmaya ve ayrılmaya müsait hâle gelmiş olmamız sadece futbolda mı kendisini gösteriyor diye bir düşünmek gerekir.

Şimdi birçok okuyucu, hele de gençler, bana Avrupa ülkelerinden bu ayrışmalar konusunda örnekler verebilir. Haklılar da. Bu durum Avrupa futbolunda da hem de uzunca bir süredir yaşanıyor. Ama bizim onlara benzemek için seçtiğimiz örnek ve seçtiğimiz yol oldukça yanlış.

Çünkü bizim bu topraklarda eksik kalan ve çözmemiz gereken başka birçok meselemiz var. Özetle size anlattığım ilk örnekte olduğu gibi futbol ile başlayan ve bugün de en rahatsız edici şekilde yaşanan ayrışma, bizleri millet yapan harçların nasıl döküldüğünü gösteriyor bize.

Konu basit bir taraftar ayrışması gibi görünse de üst aidiyet ve üst kimlik sorununa doğru gitmiyor mu sizce de? Etrafınıza bir bakın, ne demek istediğimi bir kez daha düşünün derim. Yukarıda bahsettiğim ayrışma şablonunu bugün hemen her olayın üzerinde deneyebilirsiniz.

Ne yazık ki sonuç değişmeyecektir. Mesele taraftar olmamak, taraf tutmamak ya da tercihte bulunmamak değildir. Mesele kimliğimizi ayrışarak ya da ayrılarak savunmaya başladığımızda bu coğrafyada yaşayan herkesin kendini dışarıda birilerini desteklerken ya da savunurken bulacağı gerçeğidir.

Futbol bunun en basit örneklerinden biri olsa da Simon Kuper’in kitabının adı gibi “Futbol Asla Sadece Futbol Değildir.”Toplum kendisini bir ayrışmaya hazır hissettiğinde konunun ne olduğu önemli değildir belki ama futbol taraftarlığının son derece elverişli bir zemin oluşturduğu gerçeği de yadsınamaz. Demek ki aslında 40 yıl öncesinden anlattığım anıları okuyup çok da ciddiye almayacak, hatta saçma bulacak gençler yetişirken de biz seyretmişiz.

O sebeple bunun sorumluluğunu da o gençlere yükleyemeyiz. Konu futboldan çıktı zaten ve en azından futboldan çıkan bu sorunun ulaştığı diğer ve daha ciddi alanları enfekte olmadan temizlemenin bir yolunu bulmak lazım.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: yeniankara.com.tr
Haber metni ve görseller yeniankara.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Spor
Yayın: 06 Kasım 2026 06:25 · Kaynak: yeniankara.com.tr
Kaynağı Oku ↗