Habermetrik
← Ana Sayfa
23 Eylül 2026 15:12
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Saat Kulesi Mi Fabrika Bacası Mı?

Saat Kulesi Mi Fabrika Bacası Mı?
Görsel kaynağı: gunisigigazetesi.net

Kentsel estetik, şehre ilk kez adım atan bir yabancıyı büyülemek ve zarafet üzerine kuruludur.
Elazığ’ın ucube saat kulesi ise; kenti ziyaret edenlerin "bu ucube yapı fabrika bacası mı yoksa saat kulesi mi? hangi acemi eller tarafından inşa edildi? misyonu nedir? gibi sorular sormasına neden olur.
Ne bir balkon, ne bir korniş hareketliliği...
Giriş kapısındaki sivri kemer paneli, üst kütlenin o brüt ve çıplak sadeliğine kıyasla biraz daha üzerinde çalışılmış olsa da; ölçek o kadar basıktır ki bu çaba sadece zorlama bir detay olarak kalmaktadır.
Alt gövde blokları hiçbir süsleme veya niş içermeden, en ufak bir hafifletici unsur barındırmadan dikine yükselir.
Bir saat kulesinde saat kadranı, taşın bağrına işlenen o soylu yüzdür, cephenin kalbidir; taşın içine işlenir, nişlerle çerçevelenir.
Bu kulede ise kadran, taşın içine işlenmek şöyle dursun, rüzgar esse düşecekmişçesine eğreti durmaktadır.
Kulenin dört cephesindeki dört saat, birbirine küsmüş dervişler gibi aynı andalık ilkesini red etmekte ve her biri farklı bir vakti haykırmaktadır.
Dikey mazgal pencereleri saatin hemen altına sıkıştırılmış; saat, pencere ve kuşaklar tek bir hatta üst üste yığılarak cephe düzenini darmadağın etmiştir.
Geleneksel kulelerin o göğe doğru incelen (tapered); sütunlu, kemerli, adeta göğün fısıltılarını dinleyen zarif köşkü yerine, karşımızda oldukça bodur, eni boyuna kafa tutan masif bir kütle durmaktadır.
Klasik kulelerin zarif bedenleri; bir fenerle (şerefe) taçlandırılmıştır. O fener kat ya da köşk, kuleye kimlik kazandıran, çanı ve mekanizmayı barındıran kısımdır.
Oysa Elazığ’ın saat kulesinde gövde, sanki mimarın ilhamı aniden tükenmişçesine, küt diye kesiliverir.
Gövdeden çatıya geçiş o kadar sert ki, anıtsal bir kent yapısından ziyade bir fabrika bacasına bakıyormuşsunuz hissiyatı uyandırır.
Ne bir teras nefes alır bedeninde, ne de bir korniş kıvrımı süsler çehresini...
Anıtsal bir yücelik taşıması beklenen bu taş yapı; bir anıt olmaktan fersah fersah uzaklaşıp göğe duman fırlatmayı unutmuş masif bir fabrika bacasına dönüşmüştür.
Üzerine oturtulan o iğreti kiremit çatı ise, bir kralla alay edercesine başına geçirilmiş kartondan bir şapka gibidir.
Kulenin eteklerine yerleştirilmiş çöp bidonları ve konteynerler yaz sıcağında çevreye, burnu sızlatan koku yaymaktadır...
Özetle Elazığ saat kulesi; gövdesini taşıyacak hiçbir estetik kaide olmadan taş gövdenin üzerine kondurulmuş eğreti kiremit çatısı, duvara sonradan asılmış plastik kadranları, zamanı şaşırmış akrepleri ve etrafını sarmalayan kentsel atıklarıyla; ne tarihi bir mirastır ne de modern bir abide.
O, kentin tam kalbinde yükselen bir ucubedir.

Kaynaklar: gunisigigazetesi.net
Haber metni ve görseller gunisigigazetesi.net sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Yangın
Yayın: 23 Eylül 2026 15:12 · Kaynak: gunisigigazetesi.net
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp