Habermetrik
← Ana Sayfa
Kars 02 Kasım 2026 12:09 · Güncelleme 12:11
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Kaan Gür: "Türkiye’nin COP31 ev sahipliğini kalıcı bir iklim finansmanı fırsatına dönüştürmeliyiz

Kaan Gür: "Türkiye’nin COP31 ev sahipliğini kalıcı bir iklim finansmanı fırsatına dönüştürmeliyiz
Görsel kaynağı: karsmanset.com
⏱️ 6 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • Türkiye'nin yeşil, sosyal ve dijital dönüşüm ihtiyacını sürdürülebilir finansman stratejisinin merkezine alan Akbank, 2030 hedefini 2,5 trilyon TL'ye yükseltti

Türkiye'nin yeşil, sosyal ve dijital dönüşüm ihtiyacını sürdürülebilir finansman stratejisinin merkezine alan Akbank, 2030 hedefini 2,5 trilyon TL'ye yükseltti. Türkiye'nin yeşil, sosyal ve dijital dönüşüm ihtiyacını sürdürülebilir finansman stratejisinin merkezine alan Akbank, 2030 hedefini 2,5 trilyon TL'ye yükseltti.

Banka, bu kaynağı somut yatırımlara ve ölçülebilir etkiye dönüştürmek hedefiyle ilerliyor. Bu kapsamda COP31'de "sanayinin yeşil dönüşümü', "sürdürülebilir tedarik zincirleri', "elektrifikasyon ile sürdürülebilir iklimlendirme" ve "mavi finansman" olmak üzere dört temel alana odaklanacak.

Türkiye'nin ev sahipliğinde, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek BM İklim Değişikliği Konferansı (COP31)öncesinde, yeni dönem önceliklerini açıklayan Akbank, iklim hedeflerinin somut yatırımlara dönüşmesinde finans sektörünün üstlenmesi gereken role dikkat çekti. Bu doğrultuda sürdürülebilir finansman hedefini revize eden banka, etkili, ölçülebilir ve ölçeklenebilir uygulamalarla Türkiye'deki dönüşüm yatırımlarında çözüm ortağı olmaya odaklandığını vurguladı.

Konuya ilişkin yaptığı açıklamada Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, "2030 yılı için belirlediğimiz 800 milyar TL sürdürülebilir finansman hedefimizi, 2026'nın üçüncü çeyreği itibarıyla 905 milyar TL'ye ulaşarak aştık. Türkiye'nin dönüşüm ihtiyacını ve önümüzdeki dönemin yatırım gereksinimlerini dikkate alarak, 2030 sürdürülebilir finansman hedefimizi 2,5 trilyon TL'ye yükseltiyoruz.

Bizim için sürdürülebilir finansmanda önemli olan, finansmanın büyüklüğünün yanı sıra reel ekonomide oluşturduğu somut etkidir. Bu anlayışla, yeni yeşil kredi kullandırımlarımızın yüzde 50'sini sanayinin yeşil dönüşümüne yönlendirmeyi amaçlıyoruz.

Sanayimizin enerji verimliliğini artıran, emisyonlarını azaltan ve uluslararası rekabet gücünü destekleyen yatırımların finansmanına öncelik veriyoruz" dedi.

COP31 kapsamındaki çalışmalarımızda dört ana başlığa odaklandıklarını belirten Gür, "Sanayinin yeşil dönüşümü', "sürdürülebilir tedarik zincirleri', "elektrifikasyon ile sürdürülebilir iklimlendirme" ve "mavi finansman'. Bu alanların her biri, Türk ekonomisinin farklı dönüşüm ihtiyaçlarına karşılık geliyor.

Dönüşüm yatırımlarının hayata geçmesi için finansman sağlamak kadar işletmelerin ihtiyaçlarını anlamak, doğru teknolojilere yönelmelerine yardımcı olmak ve teknik uzmanlığı iş birlikleriyle bir araya getirmek de gerekiyor. Akbank olarak biz de müşterilerimizin farklı ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyor, tüm paydaşlarımızla iş birliğimizi güçlendiriyoruz.

Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapmasını, iklim gündemini ülkemizin üretim gücü, teknoloji kapasitesi ve finansman imkânlarıyla buluşturmak açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Sürdürülebilirliği, büyük hedefler belirlemek kadar bu hedeflerin ekonomide, iş hayatında ve günlük yaşamda somut karşılık bulmasıyla anlamlı buluyoruz.

Banka olarak finansmandan üretime, teknolojiden eğitime uzanan çalışmalarımızla Türkiye'nin dönüşümüne katkı sağlamayı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.

COP31'de dört temel alanda dönüşüme öncülük edecek

Akbank, COP31'de sanayi şirketlerini, KOBİ'leri, teknoloji sağlayıcılarını, kamu kurumlarını ve uluslararası finans kuruluşlarını bir araya getirmeyi, yürüttüğü programları yeni yatırımlara ve kalıcı finansman modellerine dönüştürmeyi hedefliyor.

Avrupa Birliği'nin karbon düzenlemeleri, Türkiye'de gelişen emisyon ticareti altyapısı, yüksek enerji maliyetleri ve ihracat pazarlarının değişen beklentileri, özellikle sanayi şirketlerini üretim biçimlerini yeniden değerlendirmeye yönlendiriyor.

Dönüşümün maliyeti ise yüksek. Türkiye'nin net sıfır hedefine ulaşabilmesi için yalnızca çelik, çimento, alüminyum ve gübre sektörlerinde 70 milyar doların üzerinde yatırım yapılması gerektiği hesaplanıyor. Her tesisin ihtiyacı ise birbirinden farklı.

Banka bu nedenle standart kredi paketleri yerine, yatırımın teknik ihtiyacına odaklanan finansman modelleri geliştiriyorve sunuyor. Bankanın 2025 yılında uygulamaya aldığı Yeşil Dönüşüm Skoru bu yaklaşımın önemli örneklerinden biri.

Şirketlerin dönüşüm kapasitesini ve ihtiyaçlarını değerlendiren skor, kredi süreçlerine ve Yönetim Kurulu seviyesindeki karar mekanizmalarına dahil edildi. Bugüne kadar 500'ü aşkın şirket bu sistemle değerlendirildi.

Bankanın 2050 yılına kadar net sıfır emisyonlu banka olma hedefi de bu uygulamayla destekleniyor. Banka daha önce öncelikli sektörlerini belirlemiş ve bu sektörler için 2030 karbon azaltım hedefleri oluşturmuştu.

Büyük şirketler dönüşürken tedarikçisi geride kalmayacak

Akbank'ın COP31 gündemindeki ikinci önemli alan tedarik zincirleri olacak. Bir ürünün karbon ayak izini yalnızca ana üretici değil, ham maddeden lojistiğe kadar tüm tedarik ağı birlikte belirliyor. Teknolojiye, uzmanlığa ve uzun vadeli finansmana erişimi daha sınırlı olan tedarikçi şirketlerin geride kalması, büyük şirketlerin de iklim hedeflerine ulaşmasınızorlaştırıyor.

Bu bilinçle banka, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile yürüttüğü risk paylaşımlı program kapsamında müşterilerinin tedarikçilerine finansman sağlarken, çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) hedeflerine ulaşmaları için de destek sunuyor. Banka, COP31'de bu iş birliğini daha geniş bir işletme ağına taşıyacak yenilikçi bir model açıklamaya hazırlanıyor.

Elektrifikasyon ve verimli iklimlendirme yatırımları yaygınlaştırılacak

Bankanın COP31'deki bir diğer odağı elektrifikasyon ve sürdürülebilir iklimlendirme olacak. Binalar küresel enerji talebinin yaklaşık yüzde 30'unu oluştururken, soğutma için kullanılan elektrik 2015'ten bu yana yüzde 50 arttı.

Bu nedenle verimli iklimlendirme ve soğuk zincir sistemleri; enerji tüketimini ve emisyonları azaltmanın yanı sıra gıda, ilaç, turizm, perakende ve lojistik sektörlerinin dayanıklılığı açısından da kritik önem taşıyor.

Banka, 2026 yılı başında UNDP Cool-Up Programı'nın Türkiye'deki ilk finansal partneri oldu ve Sürdürülebilir İklimlendirme Finansman Programı'nı başlattı. Program, finansmanı teknik danışmanlık ve teknoloji sağlayıcılarıyla bir araya getiriyor.

Amaç, daha verimli sistemlere geçişi kolaylaştırarak hem enerji maliyetlerini hem de emisyonları azaltmak.

Elektrifikasyonun iklim açısından değer oluşturabilmesi için kullanılan elektriğin kaynağı da önem taşıyor. Bu nedenle Akbank yenilenebilir enerji, enerji depolama, büyük ölçekli YEKA yatırımları ve şirketlerin kendi elektriğini üretmesini sağlayan öz tüketim projelerini de finansman gündeminin merkezinde tutuyor.

Bankanın proje finansmanı portföyünde yeşil kredilerin payı bir yılda yüzde 38'den yüzde 42'ye yükseldi. 2025 yıl sonunda proje finansmanı enerji portföyünde yenilenebilir enerjinin payı yüzde 77 oldu. Banka yeni iş birlikleri ve finansman modelleriyle bu alandaki gelişime ivme kazandıracak.

Turizmden sanayiye su verimliliği desteklenecek

Bankanın COP31 gündeminin dördüncü ayağını mavi finansman oluşturuyor. Banka bu başlık altında denizlerin ve kıyıların korunmasının yanı sıra su verimliliği, suyun geri kazanılması, atıkların yeniden değerlendirilmesi ve sürdürülebilir turizm yatırımlarına odaklanıyor.

Suya erişimde yaşanacak bir sorun tarımdan sanayiye, turizmden gıda üretimine kadar çok sayıda sektörü doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle Banka, 360 derece düşünülmüş modellerle yüksek bir etki oluşturmayı hedefliyor.

Bankanın 2025'te proje finansmanıyla desteklediği otel portföyünün yüzde 99'u, bankanın mavi finansman kapsamında takip ettiği projelerden oluştu. Sürdürülebilir turizm kredilerinin yeşil finansman portföyündeki payı ise yüzde 14'e ulaştı. Bu alanda rol-model olacak programlar ise COP31 gündemine alındı.

İleri dönüşüm Türkiye genelinde meslek liselerinde yaygınlaştırılacak

Bankanın taahhütlerini somut değere dönüştürme yaklaşımıtoplumsal yatırımlarına da yansıyor. Banka "Dönüşümde Gelecek Var" projesi ile ileri dönüşümü sosyal etkiyle buluşturan bir model oluşturdu. Bankanın kullanım ömrünü tamamlayan ofis mobilyalarının Hatay'da, meslek liseli öğrenciler tarafından yeni okul eşyalarına dönüştürülmesini sağlayan projeyle bugüne kadar Milli Eğitim Bakanlığı iş birliği ile 19 bin 200 okul mobilyası üretildi, 1.311 okulun eğitim ortamı iyileştirildi ve 400 bini aşkın öğrenciye ulaşıldı.

Millî Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokol kapsamında yeni dönem çalışmalarıyla ileri dönüşüm eğitim modülünün Türkiye genelindeki meslek liselerinde yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Akbank iklim finansmanında yeni modelleri ve iş birliklerini COP31'de açıklayacak

Banka, COP31'de açıklayacağı yeni iş birlikleri ve finansman programları ile sanayiden KOBİ'lere, enerjiden su kaynaklarına kadar geniş bir alanda değer oluşturmaya odaklanacak. Banka, COP31'de Yeşil Alan'daki İklim Finansman Hub'ındaki standında yatırım yapılabilir projeler, uluslararası kaynaklara erişim ve dönüşüm finansmanı modelleri için paydaşlarını bir araya getirecek.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: karsmanset.com
Haber metni ve görseller karsmanset.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel · Bölge: Kars
Yayın: 02 Kasım 2026 12:09 · Kaynak: karsmanset.com
Kaynağı Oku ↗