Gücek: Afyon’un deprem hazırlığı güçlendirilmeli!
Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Gücek, Dinar Depremi’nin 31. yılında Afyonkarahisar’ın deprem riskine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gücek, depremde oluşacak hasarın yalnızca depremin büyüklüğüne bağlı olmadığını belirterek, faylara yakınlık, zemin koşulları ve yapı stokunun dayanıklılığının belirleyici olduğunu vurguladı.
Afyonkarahisar’da 1 Ekim 1995 tarihinde meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki Dinar Depremi’nin üzerinden 31 yıl geçti. Depremde 90 vatandaş hayatını kaybederken, binlerce yapı hasar gördü. Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Gücek, Dinar Depremi’nin yıl dönümünde Afyonkarahisar’ın deprem hazırlığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gücek, Dinar Depremi’nin depremde oluşabilecek hasarın yalnızca depremin büyüklüğüyle belirlenmediğini gösterdiğini ifade etti. Faya yakınlık, zeminin özellikleri ve binaların dayanıklılığının deprem sonucunu doğrudan etkilediğini belirten Gücek, Dinar’da zayıf zemin koşulları ile dayanıksız yapı stokunun bir araya gelmesinin hasarın artmasında etkili olduğunu kaydetti.
‘NÜFUSUN YAKLAŞIK YÜZDE 60’I DİRİ FAYLARIN ÜZERİNDE VEYA YAKININDA YAŞIYOR’
MTA’nın güncel Türkiye Diri Fay Haritasına göre Afyonkarahisar Merkez, Başmakçı, Bolvadin, Çay, Çobanlar, Dazkırı, Dinar, İhsaniye, Kızılören, Sandıklı, Sinanpaşa ve Sultandağı ilçe merkezlerinin diri fayların üzerinde veya çok yakın çevresinde bulunduğuna dikkat çeken Gücek, Afyonkarahisar nüfusunun yaklaşık yüzde 60’ının bu yerleşimlerde yaşadığını belirtti. Deprem tehlike hesaplarında bu bölgeler için dikkate alınan yer ivmelerinin de deprem tehlikesinin önemli düzeyde olduğunu gösterdiğini ifade eden Gücek, deprem tehlikesi ile depremde oluşacak hasarın aynı şey olmadığını vurguladı. Gücek, aynı depremin sağlam zeminde ve güvenli bir binada farklı, zayıf zeminde ve dayanıksız bir binada ise çok daha farklı sonuçlar doğurabileceğini belirtti.
Afyonkarahisar açısından asıl meselenin bu noktada başladığını belirten Gücek, il merkezi ve ilçelerin önemli bir bölümünün taşıma gücü düşük alüvyon zeminler üzerinde bulunduğunu ifade etti. Yapı stokunda ise 2000 yılı öncesinde yapılmış binaların oranının yüzde 50’den fazla olduğuna dikkat çekti. Fay, zayıf zemin ve eski yapı stokunun aynı yerde bulunmasının riski artırdığını belirten Gücek, bu nedenle “Afyonkarahisar’da deprem ne zaman olacak?” sorusundan ziyade “O deprem olduğunda binalarımız buna hazır olacak mı?” sorusunun sorulması gerektiğini kaydetti.
‘MİKROBÖLGELEME VE YAPI STOKU ÇALIŞMALARI YAPILMALI’
Dinar’ın yanı sıra Sultandağı ve Çay depremlerinin de Afyonkarahisar açısından önemli tecrübeler ortaya koyduğunu belirten Gücek, bundan sonraki süreçte yapılması gereken çalışmalara dikkat çekti. Gücek, il genelinde mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanması, mevcut yapı stokunun durumunun ortaya konulması ve riskli yapıların öncelik sırasına göre belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Güçlendirme ve kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini belirten Gücek, yeni yapılaşmada yerel zemin koşullarının esas alınması ve yapı denetimlerinin tavizsiz şekilde sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
‘BİR SONRAKİ DEPREME GERÇEKTEN HAZIR MIYIZ?’
Dinar Depremi’nin 31. yıl dönümünde deprem gerçeğinin yeniden hatırlanması gerektiğini belirten Gücek, değerlendirmesini “Bir sonraki depreme gerçekten hazır mıyız?” sorusuyla tamamladı. Gücek, Dinar Depremi’nin 31. yılında hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle andı.
Kategori: Hava · Bölge: Afyonkarahisar/Afyonkarahisar
Yayın: 30 Eylül 2026 15:41 · Kaynak: afyonsehir.com