Çocuklar mı bozuldu, biz mi?
- "Şimdiki gençler çok vurdumduymaz, çocuklar çok başıboş, geleceğimiz yok oluyor..." Evlatlarımızın davranış bozukluklarından herkes şikâyetçi…
"Şimdiki gençler çok vurdumduymaz, çocuklar çok başıboş, geleceğimiz yok oluyor..."
Evlatlarımızın davranış bozukluklarından herkes şikâyetçi…
Yaptığımız ise onlara her gün bozuk bir plak gibi aynı şeyleri dinletmek: "Yalan söyleme", "Kimsenin hakkını yeme, adaletli ol", "Kimseye küfretme", "Sorunlarını kaba kuvvetle değil, konuşarak çöz", "İnançlara ve fikirlere saygı duy", "Çok çalış ve ülkene faydalı ol..."
Millî, dinî, insani ve ahlaki değerler konusunda çocuklarımıza tavsiyelerde bulunmak iyi ve güzel de…
Biz yetişkinlerin yaptığı ne?
Zaman zaman dikkatle bakıyorum sağıma soluma.
"Sigara içilmez" tabelasının altında duman altı olanlar, trafikte açıkgözlük yapanlar, ‘‘yol verdin, vermedin’’ diyerek dövüşenler kimler?
Büyükler!
Sırasını beklemeyip, başkasının hakkını çiğneyip öne geçenler, üç kuruşluk dünya menfaati için eğilip bükülenler, ekmek yediği kaba işeyenler, kel başa şimşir tarak hediye edenler kimler?
Yetişkinler!
Maç skorları ya da siyasi kamplaşmalar yüzünden birbirine en ağır hakaretleri savuranlar kimler?
Yine bizler!
Daha ötesi de var...
Fon vurgunlarıyla haksız kazanç sağlayanlar, oturdukları makamı kendi çıkarları için kullananlar kimler?
Meclis çatısı altında birbirini acımasızca yumruklayanlar, küfredenler dün "ak" dediğine bugün "kara" diyenler kimler?
Sırf "bizden" diye hırsızlığa, adaletsizliğe göz yumanlar; genel ya da yerel yönetimlerde kamunun malını kazanılmış bir savaş ganimeti gibi görüp yandaşlarla dolduranlar, donanımlı insanları boynu bükük bırakanlar, ihaleleri adrese teslim dağıtanlar kimler?
Veya bir makam ya da masa başında akşama kadar boş boş oturup gevşek gevşek "İşim çok rahat" diyenler…
Biziz, biz yetişkinler!
Çocuklara öğrettiğimiz ne kadar güzel kural varsa, ne yazıktır ki günlük hayatta hepsini biz yetişkinler çiğniyoruz.
Sigara yasağından trafik adabına, sıra beklemekten ahlaka, siyasi hırslardan yolsuzluğa kadar; bu düzenin en büyük çelişkisi de, kokuşmuşluğu da yine bize ait. Çocuklara parmak sallarken, aynadaki kendimizi görmezden geliyoruz.
Sonra…
‘‘Ne olacak bu çocukların ve gençlerin hâli?'’ diyerek şikâyette bulunuyoruz."
Çocuklarımızın raydan çıkmasının çeşitli nedenleri var: Sınırsız teknolojiye erişimleri ya da yetersiz okul eğitimi...
Evet, bunlar ve bunlara benzer daha pek çok şeyin payı var. Ancak asıl trajedimiz sahipsizlik değil, model olamayışımızdır. Çocuklarımızın nasihatten çok; yürüyen, yaşayan, ahlakı davranışlarına yansıtan canlı örneklere ihtiyacı var.
Şimdi elimizi vicdanımıza koyalım ve soralım:
Biz yetişkinler olarak bu çocuklara gerçekten örnek olabiliyor muyuz?
Yoksa kendi karanlığımızı onların geleceğine mi bulaştırıyoruz?
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Yangın · Bölge: Bolu
Yayın: 01 Kasım 2026 09:51 · Kaynak: bolugundem.com