Habermetrik
← Ana Sayfa
Ardahan 03 Kasım 2026 04:35
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Enerjiye kadın eli! Ardahan’ın Meryem Ana’sı

Enerjiye kadın eli! Ardahan’ın Meryem Ana’sı
Görsel kaynağı: gazetepusula.net
⏱️ 10 dk okuma 🛡️ %85 Doğruluk · 1 Kaynak
WhatsApp Paylaş
⚡ 30 Saniyede Özet Habermetrik Yapay Zeka Özeti
  • 2011 yılında kadın elektrik teknikerlerinden oluşan arıza ekibi kurarak sektördeki kalıplara meydan okuyan, vatandaşların “Meryem Ana” diye hitap ettiği Meryem Akpınar; kadın yönetici olmanın zorluklarından enerji sektöründeki dönüşüme, kayıp-kaçakla mücadeleden genç kadınlara tavsiyelerine kadar
Hukuki not: Hassas içerik: doğrulama düzeyi editör onayından geçmiştir; detaylar adli/kurumsal açıklamalara bağlıdır.

2011 yılında kadın elektrik teknikerlerinden oluşan arıza ekibi kurarak sektördeki kalıplara meydan okuyan, vatandaşların “Meryem Ana” diye hitap ettiği Meryem Akpınar; kadın yönetici olmanın zorluklarından enerji sektöründeki dönüşüme, kayıp-kaçakla mücadeleden genç kadınlara tavsiyelerine kadar merak edilenleri PUSULA’ya anlattı.

Kadınların iş gücüne katılımı hala istenilen seviyede değil. Serhat şehri Ardahan’da bu noktaya gelmek sizin için zor oldu mu?

Elbette kolay olmadı. Ancak hiçbir zaman kadın olmayı engel olarak görmedim. Zaman zaman önyargılarla karşılaştım, kendimi daha fazla kanıtlamam gerekti. Bunlar beni yıldırmak yerine daha çok çalışmaya ve öğrenmeye yöneltti.

Meslek hayatıma 2000 yılında TEDAŞ Ardahan Müessese Müdürlüğü’nde başladım. Mali İşler Müdürlüğü, Malzeme Satınalma Müdürlüğü, Yönetim Komitesi Üyeliği ve İl Müdürlüğü görevlerinde bulundum. 2013 yılından bu yana da ARAS EDAŞ Ardahan İl Koordinatörlüğü görevini sürdürüyorum.

Yaklaşık 26 yıldır sektörün içindeyim. Elektrik dağıtım sektörü, özellikle saha operasyonları bakımından erkek çalışanların ağırlıkta olduğu, zor bir alan. Ardahan gibi kışın eksi 40 derecelere ulaşan, coğrafi koşulları çetin bir şehirde bu sorumluluğu taşımak ayrıca emek istiyor.

Kadınların başarısının cinsiyetle değil; bilgi, emek, liyakat, cesaret ve kararlılıkla ölçülmesi gerektiğine inanıyorum. Benim için önemli olan şu: “Bir kadının başardığı her iş, arkasından gelecek başka bir kadının önündeki engeli biraz daha azaltıyor.”

Ekibinizde başka kadın çalışanlar da var mı? Kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışmalarınız bulunuyor mu?

Koordinatörlüğümüz bünyesinde 11 kadın çalışma arkadaşımız bulunuyor. Toplam 145 personelimiz içinde kadın çalışanların oranı yüzde 7,59. Bu oran, enerji dağıtım sektörünün hâlâ erkek ağırlıklı yapısını gösteriyor. Ancak kadınların bu alanda çok daha fazla yer alması gerektiğine inanıyorum.

Benim için en özel çalışmalardan biri, 2011 yılında kadın elektrik teknikerlerinden oluşan bir arıza ekibi kurmak oldu. O dönem sıra dışı bir adımdı. Kadınların sahada elektrik arızalarına müdahale edebileceğini ve teknik işlerde erkeklerle aynı sorumluluğu üstlenebileceğini göstermek istedik. Bu çalışma, yalnızca bir ekip kurmak değil, yerleşmiş bir algıyı değiştirmekti.

Kadınların çalışma hayatındaki varlığı yalnızca çalışan sayısıyla ölçülmemeli. Karar alma mekanizmalarında, yönetim kademelerinde ve liderlik pozisyonlarında da yer almaları gerekiyor. Türkiye'de yöneticilerin yaklaşık beşte birinin kadın olması, daha alacağımız çok yol olduğunu gösteriyor.

Kadın istihdamını yalnızca işe kadın çalışan almak olarak değerlendirmiyorum. Kadınların teknik eğitim almasını, sahada görev yapmasını ve yöneticilik pozisyonlarına ulaşmasını önemsiyorum.

Özellikle kız çocuklarının teknik eğitimle tanışmasını istiyorum. Bu nedenle Eğitime Enerji Ver projemiz kapsamında okulları ziyaret ediyor, teknik lise öğrencileri ve staj yapan Çad’lı mühendislik öğrencileriyle bir araya geliyor, elektrik dağıtım sektörünü tanıtıyor ve gençlerin mesleki gelişimlerine katkı sunuyoruz.

Türkiye’ye Enerji Veren Kadınlar ödülü sizin için ne ifade ediyor, kariyerinizi nasıl etkiledi?

2022 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımız tarafından düzenlenen Türkiye'ye Enerji Veren Kadınlar Ödülleri'nde Profesyonel kategorisinde ödüle layık görülmek, hayatımın en özel anlarından biriydi. Bu ödül benim için yalnızca kişisel bir başarı değil; yıllarca sahada verilen emeğin, zorlu coğrafi şartlarda yürütülen çalışmaların, kadınların enerji sektöründe var olabilmesi için gösterilen çabanın ve Ardahanlı vatandaşlarımızla kurduğumuz gönül bağının takdir edilmesiydi.

Ödülü aldığım gün aklımdan ilk geçen ekip arkadaşlarım oldu. Çünkü hiçbir başarı tek kişinin eseri değildir. Ödülde benim adım yazsa da arkasında dondurucu soğukta arıza gideren, gece gündüz çalışan, köylere ulaşan, bakım ve yatırım çalışmalarını gerçekleştiren büyük bir ekip var.

Kentte vatandaşların size “Meryem Ana” diye hitap ettiğini biliyoruz. Vatandaşlarla aranızda bu güçlü bağı nasıl kurdunuz?

Vatandaşlarımızla aramızda yalnızca kurum ve müşteri ilişkisi olmasını hiçbir zaman istemedim. Elektrik dağıtım hizmetinin merkezinde insan var. Bir evin ışığının yanması, esnafın işini sürdürmesi, öğrencinin ders çalışabilmesi ve köyde yaşayan yaşlı bir vatandaşımızın kışın elektriksiz kalmaması sorumluluğumuzun önemini gösteriyor.

Bu nedenle vatandaşlarımızı yalnızca arıza kaydı oluşturan veya talepte bulunan kişiler olarak görmedim. Onları dinlemeye, sorunlarını yerinde anlamaya ve imkanlarımız ölçüsünde çözüm üretmeye çalıştım.

Düğünlerinde, cenazelerinde, sosyal etkinliklerinde ve zor günlerinde yanlarında olmaya gayret ettim. Şehit ailelerimiz, gazilerimiz, öğrencilerimiz, yaşlılarımız ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızla bir araya geldik. Bazen bir vatandaşımızın derdini dinlemek, elektrik sorununu çözmek kadar önemli olabiliyor.

Bir köyde yaşlı bir teyzemizin elini tutmak, bir çocuğun başını okşamak, bir ailenin halini hatırını sormak da yaptığımız hizmetlerin bir parçası.

Sanırım bu sevgi buradan geliyor. Ardahanlı vatandaşlarımızı yalnızca hizmet sunduğumuz insanlar değil, ailemin bir parçası olarak gördüm. “Meryem Ana” hitabı da benim için bu gönül bağının en güzel ifadesi.

Kadın yönetici olmak size avantaj mı, dezavantaj mı sağlıyor? Kurumların kadın yöneticilere bakışını nasıl değerlendiriyorsunuz?

İş hayatım boyunca farklı kurumlarla, yerel yönetimlerle, kamu yöneticileriyle, vatandaşlarımızla ve saha çalışanlarıyla birlikte çalıştım. Zaman zaman önyargılarla karşılaştım. Ancak bunun yalnızca kadın olmaktan kaynaklandığını düşünmüyorum. Her yöneticinin kendisini, kararlarını ve çalışma anlayışını ortaya koyması gerekiyor.

Enerji sektöründeki dönüşümün bölgeye yansımalarını nasıl yönetiyor, yerel yönetimler ve vatandaşlarla yaşanan sorunlara nasıl çözüm üretiyorsunuz?

Enerji sektörü, ülkemizin ekonomik ve sosyal gelişimi açısından stratejik öneme sahip. Elektrik dağıtımı ise kesintisiz ve güvenli yürütülmesi gereken, doğrudan vatandaşın günlük hayatına dokunan bir hizmet. Dağıtım şirketleri olarak yalnızca elektrik sağlamakla değil; değişen tüketim ihtiyaçlarına, teknolojiye, yatırım taleplerine ve hizmet beklentilerine de cevap vermekle sorumluyuz.

Saha operasyonları yürüten kurumlar arasında rekabet değil, iş birliği ve dayanışma hâkim olmalı. Çünkü aynı sahada çalışan kurumların faaliyetleri birbirini etkileyebiliyor. Örneğin belediyelerin yol, kaldırım ve altyapı çalışmaları sırasında elektrik şebekesiyle koordinasyon sağlanması; arızalara müdahale edilirken trafik, iş makineleri ve diğer altyapı kuruluşlarıyla gerekli tedbirlerin alınması büyük önem taşıyor.

Burada önceliğimiz kurumlar arasındaki ilişkilerden de önce çalışanların ve vatandaşların can ve mal güvenliği. Plansız çalışmalar iş kazalarına, elektrik kaynaklı tehlikelere, altyapı hasarlarına ve hizmet kesintilerine yol açabilir.

Bu nedenle çalışmalara başlamadan önce ilgili kurumlarla iletişim kurmayı, teknik bilgileri paylaşmayı ve çalışma takvimlerini eşleştirmeyi önemsiyoruz. Başka şebekelere verilen hasarların iyi niyet çerçevesinde ilgili kuruma bildirilmesi, hasar giderildikten sonra çalışmaya devam edilmesi ve güvenlik tedbirlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Ardahan'daki elektrik kayıp-kaçak oranları hangi seviyede? Kayıp ve kaçakla mücadele kapsamında ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?

Ardahan'da kayıp-kaçak oranımızı yüzde 6 seviyesine indirdik. Bu, uzun yıllara yayılan planlı yatırım, bakım, denetim ve saha çalışmalarının sonucu. 13 yıl önce ilimizde kayıp-kaçak oranı yaklaşık yüzde 15 seviyesindeydi.

Bugün yüzde 6'ya ulaşmamız, Enerjim Kaybolmasın projemizin ve teknik iyileştirmelerin önemini gösteriyor. Kayıp-kaçakla mücadeleyi iki başlıkta yürütüyoruz: Teknik kayıpları azaltmak ve kaçak ya da usulsüz elektrik kullanımını önlemek.

Teknik kayıpları azaltmak için eskiyen ve ekonomik ömrünü tamamlayan şebekeleri yeniliyor, iletken ve trafo kapasitelerini yük durumuna göre değerlendiriyor, enerji nakil hatlarında bakım ve iyileştirme yapıyoruz. Trafo bölgelerindeki yük dağılımını takip ediyor, enerji giriş ve çıkışlarını analiz ederek kayıpların yoğun olduğu bölgelerde hedefe yönelik çalışmalar gerçekleştiriyoruz.

Kaçak elektrikle mücadelede ise düzenli saha denetimleri, sayaç ve ölçü sistemlerinin kontrolleri, usulsüz bağlantıların tespiti ve gerekli mevzuat işlemlerini uyguluyoruz. 2026 yılında da şehir şebekelerinin yeraltına alınması, aydınlatma ve kapalı kablo uygulamaları, şebeke revizyonları, köy şebekeleri ve enerji nakil hatlarının yenilenmesi, dağıtım merkezlerinin modüler yapılara dönüştürülmesi, yeni kabinlerin eklenmesi, aydınlatma armatürlerinin LED dönüşümü ve yayla şebekelerinin yapılması gibi birçok alanda yatırım ve bakım çalışması gerçekleştirdik.

Bu çalışmaların 2026 yılı toplam yatırım ve bakım tutarı yaklaşık 765 milyon TL'ye ulaştı.

Görev yaptığınız şehirde gençlere, özellikle de çalışma hayatına atılmak ve yönetici olmak isteyen genç kadınlara örnek oluyorsunuz. Onlara nasıl tavsiyelerde bulunursunuz?

Eğitim ve meslek hayatım tek bir alanla sınırlı olmadı. Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümünden mezun oldum. Ardından Maliye eğitimi aldım ve elektrik enerjisi üretimi, iletimi ve dağıtımı alanında eğitimimi tamamladım.

Kendini geliştirmenin, yeni şeyler öğrenmenin ve farklı alanlarda bilgi sahibi olmanın meslek hayatına önemli katkı sağladığına inanıyorum. Genç kadınlara öncelikle iyi eğitim almalarını, mesleklerini sevmelerini ve kendilerine yatırım yapmalarını öneriyorum.

Bir işi yalnızca yapmak değil, neden ve nasıl yapıldığını da öğrenmek gerekiyor. Zorluklardan korkmasınlar. Başarı her zaman düz bir yolda ilerlemiyor. Başarısızlıklar, önyargılar veya beklenen desteğin alınamadığı dönemler vazgeçmek için sebep olmamalı.

Bir diğer tavsiyem sahadan uzak kalmamaları. Hangi mesleği yaparlarsa yapsınlar, işin mutfağını bilmeden iyi bir yönetici olamazlar. İnsanları, sorunları ve çalışma koşullarını yerinde görmeleri gerekir. Özellikle elektrik, enerji, mühendislik, teknoloji ve üretim gibi teknik alanlarda kadınların daha fazla yer almasını istiyorum.

2011 yılında kadın elektrik arıza ekibi kurmamın arkasındaki düşünce de kadınlara fırsat verildiğinde neleri başarabileceklerini göstermekti. Genç kadınlara en önemli tavsiyem şu: Birilerinin size kapı açmasını beklemeyin.

Kendinizi geliştirin, çalışın, cesaret edin ve gerektiğinde o kapıyı kendiniz açın. Başarınız sizden sonra gelecek başka kadınlara da umut olacaktır.

Kendi memleketinize hizmet etmenin sizin için ayrı bir anlamı var mı?

Ardahan benim için yalnızca görev yaptığım bir yer değil. Yıllarımı ve emeğimi verdiğim, insanlarını tanıdığım, sevinçlerini ve sıkıntılarını paylaştığım, hayatımın önemli bir bölümünü oluşturan bir şehir. Ardahan'ın kışını da baharını da biliyorum.

Tipisini yaşadım, yaylalarının güzelliğini gördüm. Köylerini, ilçelerini ve en uzak yerleşim noktalarını tanıyorum. Bazen bir arızaya ulaşmak için saatlerce yol gittiğimiz, zor hava koşullarında ekiplerimizle mücadele ettiğimiz günler oldu. Ancak yaptığımız işi hiçbir zaman yalnızca bir görev olarak görmedim.

Bir köye yeniden elektrik verdiğimizde vatandaşlarımızın mutluluğunu görmek, bir çocuğun aydınlık ortamda ders çalışabilmesi ve bir esnafın işine devam edebilmesi benim için çok kıymetli. Ardahan'a hizmet etmek benim için yalnızca elektrik dağıtımını yerine getirmek değil; şehrin yaşamına, gelişimine ve insanlarının mutluluğuna katkıda bulunmak demek.

Kamudan özele geçişte elbette bir takım değişimler oldu. Kurumlar arasındaki dengeyi nasıl sağlıyorsunuz?

Elektrik dağıtım hizmeti 7 gün 24 saat devam eden; tatili, bayramı, gecesi ve gündüzü olmayan bir hizmet. Vatandaşlarımız hayatlarına devam ederken arka planda büyük bir ekip çalışıyor. Kışın dondurucu soğuğunda, yüksek rakımlı yaylalarda, gece yarısı veya bayram sabahı arızalara müdahale eden arkadaşlarımız var.

Bir yönetici olarak en çok onların emeğine değer veriyorum. Çünkü sahada çalışan personelin can güvenliği her şeyden önce gelir. Hiçbir arıza, yatırım veya hizmet hedefi insan hayatından daha önemli değildir. Bu nedenle ekiplerimizin eğitimine, motivasyonuna ve iş sağlığı ve güvenliğine özel önem veriyoruz.

Büyük Bir Aileyiz projemizle çalışanlarımızla yalnızca iş yerinde değil, sosyal yaşamda da dayanışma içinde olmayı amaçladık. Mutlu, güvende ve kendisini değerli hisseden çalışanların daha kaliteli hizmet üreteceğine inanıyorum.

Sosyal sorumluluk çalışmalarımızı da önemsiyoruz. Eğitime Enerji Ver projemizle öğrencilerimizin yanında olduk. Leylekler Ölmesin projemizle elektrik şebekelerimizin doğal yaşama zarar vermesini önlemeye yönelik çalışmalar gerçekleştirdik.

Hayvan Dostlarımız Yaşasın projemizle ise zor kış koşullarında doğadaki canlılara destek olduk.

Ben ve ekibim Ardahan’a hizmet etmeyi seviyoruz. Sevgiyle yapılan her işin bir insanın hayatına dokunduğuna inanıyorum. Geride sevgi ve güven bırakabiliyor, yalnızca enerji altyapısına değil insanların hayatına da değer katabiliyorsak benim için en büyük başarı budur.

💬 Habere Tepkinizi Belirtin:
Habermetrik WhatsApp Kanalına Katılın

Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kanalı Takip Et →
Kaynaklar: gazetepusula.net
Haber metni ve görseller gazetepusula.net sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Trafik · Bölge: Ardahan
Yayın: 03 Kasım 2026 04:35 · Kaynak: gazetepusula.net
Kaynağı Oku ↗