Habermetrik
← Ana Sayfa
10 Eylül 2026 12:31 · Güncelleme 12:36
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Ermenistan'da bir varoluş krizi: Geçmişten dersler

Ermenistan'da bir varoluş krizi: Geçmişten dersler
Görsel kaynağı: agos.com.tr

Ermenistan'da bir varoluş krizi yaşanıyor ve bu krizin bazı özellikleri Birinci Dünya Savaşı dönemini hatırlatsa da, önemli bir fark var: 1920'de Ermenistan ile Türkiye arasındaki sınır meselesi henüz çözüme kavuşturulmamışken, bugün iki cumhuriyet de mevcut sınırları sorgulamıyor. Bu yazının değerini ve ortaya koyduğu temel argümanın güncelliğini görmek için yazıdaki her cümleye katılmamız gerekmiyor. Elbette bu belge, aşağıdaki yazıda ortaya konan argümanı destekleyen tek belge değil. Simon Vratsian, 20 Kasım 1920'de kaleme aldığı bir makalede, Ermenistan Cumhuriyeti'nin Bolşevik Rusya ile Kemalist Türkiye arasında sıkıştığı, savaş ve siyasi krizle çalkalandığı bir dönemde, Türkiye'ye el uzatmayı ve pragmatik bir siyaset anlayışıyla Ermenistan'ın egemenliğini yeniden tesis etmeyi savundu. Vratsian, kısa süre içinde Birinci Ermenistan Cumhuriyeti'nin son başbakanı olacak, 2 Aralık 1920'de iktidarı Bolşeviklere devredecek ve bu tarih Ermenistan'ın bağımsızlığının sona erdiği tarih olacaktı. O sırada partinin en üst icra organı olan Taşnaksutyun Bürosu'nun üyesi olarak görev yapan Vratsian, birkaç ay sonra, 18 Şubat 1921'de Bolşevik rejiminin devrilmesinin ardından Yerevan'da ihtilalci iktidarı elinde tutan Milli Kurtuluş Komitesi'ne başkanlık etti. Simon Vratsian, Sovyetlerin Nisan ayında yeniden iktidara gelmesini takip eden iki ay boyunca, önce İran'da, ardından Batı'da, Batı yanlısı bir çizgiyi savunmayı ve pragmatik bir siyaset anlayışıyla Ermenistan'ın egemenliğini yeniden tesis etmek için Türkiye'ye el uzatmayı sürdürdü. Bu siyasi çizgiyi Ruben Ter Minasyan, Ruben Tarbinyan, Hamo Ohancanyan, Arşak Camalyan, Mikael Varandyan ve daha pek çok liderle paylaşıyordu. Aradan 106 yıl geçti. Ermenistan'ın bir varoluş krizi yaşadığı 2026'da bu krizin bazı özellikleri Birinci Dünya Savaşı dönemini hatırlatsa da, önemli bir fark var: 1920'de Ermenistan ile Türkiye arasındaki sınır meselesi henüz çözüme kavuşturulmamışken, bugün iki cumhuriyet de mevcut sınırları sorgulamıyor. Bu yazının değerini ve ortaya koyduğu temel argümanın güncelliğini görmek için yazıdaki her cümleye katılmamız gerekmiyor. Elbette bu belge, aşağıdaki yazıda ortaya konan argümanı destekleyen tek belge değil. Örneğin Vratsian, 1922'de ABD'deki Taşnaksutyun Kongresi'ne sunduğu raporda, “Denizden denize bir Ermenistan talebinin, en iyi ifadeyle çocukça” olduğunu savunmuştu (Hairenik Monthly, 1. sayı). Bu yazıyı okurken tarihten ve dönemin büyük Ermeni şahsiyetlerinin sözlerinden “doğru dersleri” çıkarmanın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlıyoruz. Tarihle kurulan bu ilişkinin belki de en ironik yanı ise Ermenistan'daki Taşnaksutyun'un resmi merkezinin Simon Vratsian'ın adını taşıması. Bütün bunlar önümüzde birkaç ihtimal olduğunu gösteriyor: • Ermenistan'daki Taşnaksutyun, bu ismi seçerek eski başbakanının ve Taşnaksutyun Bürosu üyesinin bütün yazılarını benimsediğini ortaya koyuyor. • Yahut bugünkü Taşnak parti yönetimi, bu yazının savunduğu politikadan bihaber. Kendi tarihini bilmiyor ya da bilmezden gelmeyi tercih ediyor. • Bir başka ihtimal de partinin mevcut yönetiminin, Taşnaksutyun'un Birinci Cumhuriyet'e liderlik ettiği dönemde edindiği deneyimin ardından birtakım sonuçlara vardığını ve Ermenistan'ın geleceğine ilişkin, bugünkü yönetimin katılmadığı bir görüş benimsediğini kamuoyuna açıkça ilan etmesi. Aksi takdirde parti, genel olarak tarihten, özel olarak da kendi tarihinden ders çıkarma imkânından yoksun kalır.

Kaynaklar: agos.com.tr
Haber metni ve görseller agos.com.tr sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Siyaset
Yayın: 10 Eylül 2026 12:31 · Kaynak: agos.com.tr
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp