İstihdam Çıkmazı: İşsizlik mi, Yoksa İş Beğenmeme Sorunu mu?
Kocaeli merkezli gözlemlenen ve Türkiye genelinde hissedilen istihdam krizi, iş arayanların çaresizliği ile personel bulamayan işverenlerin sitemi arasında sıkışmış durumda. Bir yanda geçim sıkıntısı yaşayan ve iş bulamadığını belirten geniş bir kitle bulunurken, diğer yanda boyacıdan tesisatçıya, inşaat işçisinden çırağa kadar temel fiziksel emek gerektiren alanlarda ciddi bir eleman açığı yaşanıyor.
Sektörel bazda bakıldığında, evini boyatmak veya tesisatını onarmak isteyen vatandaşlar usta bulmakta zorlanırken, atölye ve inşaat gibi alanlarda faaliyet gösteren işverenler de her gün aynı cevapsızlıkla karşılaşıyor. Söz konusu işlerin çoğu, özel bir akademik eğitimden ziyade el yatkınlığı ve kısa süreli adaptasyon gerektiren alanlar olmasına rağmen, bu pozisyonları dolduracak adaylara ulaşılamıyor.
Bu uçurumun temelinde, son yıllarda uygulanan eğitim politikalarının ve toplumsal algının etkisiyle oluşan masa başı çalışma arzusu yatıyor. Gençlere dayatılan her bireyin üniversite diploması sahibi olması gerektiği fikri, fiziksel emek gerektiren mesleklerin prestij kaybetmesine ve zanaatkarlığın bir son çare olarak görülmesine neden oldu.
Ekonomik darboğaz ve gençlerin gelecek kaygısı taşımakta haklı oldukları bir gerçek olsa da, toplumun mavi yakalı iş gücüne bakış açısı denklemi bozuyor. Bir ülkenin ekonomik çarklarının sadece plaza çalışanları veya yöneticilerle dönmeyeceği, üretimin ve yapılaşmanın temelinde zanaatkarların olduğu gerçeği göz ardı ediliyor.
Sonuç olarak, Türkiye'nin sadece yeni istihdam alanları yaratması değil, aynı zamanda mesleki eğitimin itibarını yeniden tesis etmesi gerekiyor. İş beğenmeme kültürü ve mesleklerin toplumsal statüsü açık yüreklilikle tartışılmadığı sürece, diploması olup iş bulamayanlar ile usta bulamayan sektörler arasındaki bu kısır döngünün devam edeceği öngörülüyor.

Kategori: Ekonomi · Bölge: Kocaeli
Yayın: 26 Ekim 2026 11:16 · Kaynak: cagdaskocaeli.com.tr