Yıllardır Tartışılıyordu! AYM’den Nafaka Kararı
Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. Mahkeme, iptal hükmünün Resmi Gazete’de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi.
Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk Yıllardır Tartışılıyordu! AYM’den Yoksulluk Nafakası Kararı ilişkin düzenlemeyi inceledi. Mahkeme, 4 Haziran 2026 tarihinde görüştüğü E.2025/156 sayılı dosyada, maddenin birinci fıkrasında bulunan “süresiz olarak” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna karar verdi.
AYM’nin 30 Eylül 2026 tarihli basın duyurusunda, iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtildi.
İTİRAZ KONUSU DÜZENLEME Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında “süresiz olarak” nafaka isteyebileceği düzenleniyor.
Maddenin ikinci fıkrasında ise yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka yükümlüsünün kusurunun aranmayacağı öngörülüyor.
İtiraz başvurusunda, söz konusu düzenleme nedeniyle yoksulluk nafakası ödeme yükümlülüğünün kişinin hayatının sonuna kadar devam edebileceği belirtildi. Başvuruda, bu durumun kişinin yeniden evlenmesi, mülk edinmesi ve doğacak çocuklarını koruması üzerinde etkiler oluşturabileceği, özel ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı ile mülkiyet hakkına ölçüsüz sınırlama getirebileceği ileri sürüldü.
AYM'NİN DEĞERLENDİRMESİ Anayasa Mahkemesi değerlendirmesinde, devletin temel hakların korunması amacıyla belirli tedbirleri alma yönünde pozitif yükümlülüklerinin bulunduğunu belirtti.
Mahkeme, yoksulluk nafakasının boşanan eşlerden geçimini sağlayamayacak durumdaki eşin maddi ve manevi varlığının korunması amacı taşıdığını kaydetti.
Kararda, boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusuru bulunmayan eşe, evlilikten kaynaklanan dayanışma ve yardımlaşma yükümlülüğü çerçevesinde belirli miktarda parasal katkı sağlanmasının mümkün olduğu ifade edildi.
Ancak nafaka yükümlülüğünün herhangi bir ölçüt belirlenmeden kategorik olarak süresiz şekilde öngörülmesinin, nafaka borçlusu açısından ağır bir külfete neden olabileceği belirtildi.
AYM, özel kişiler arasındaki uyuşmazlıklarda devletin tarafların karşılıklı hak ve menfaatlerini gözetmesi gerektiğine dikkati çekerek, yapılacak düzenlemelerin her iki tarafın menfaatlerini mümkün olduğunca dengelemesi gerektiğini bildirdi.
Nafaka süresinde hangi ölçütler dikkate alınabilecek? Mahkeme kararında, yoksulluk nafakasının kural olarak durumun gerektirdiği ölçüde belirli bir süreyle sınırlandırılabileceği belirtildi.
Bazı durumlarda ise öngörülecek koşulların bulunması halinde nafaka süresinin uzatılarak yaşam boyunca nafakaya hükmedilebilmesine imkan sağlanabileceği ifade edildi.
AYM, hâkimin nafakanın süresini belirlerken evliliğin süresi, nafaka alacaklısı eşin yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi unsurları dikkate alması gerektiğini belirtti.
Kararda ayrıca, somut olayın özellikleri gereği nafakanın süresiz olarak hükmedilmesini gerektiren durumlara ilişkin kriterlerin de açık ve net şekilde belirlenmesi gerektiği kaydedildi.
Anayasa Mahkemesi, mevcut düzenlemenin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın kusuru daha ağır olmamak koşuluyla her durumda süresiz olarak nafaka istemesine imkan tanımasının, devletin kişinin maddi ve manevi varlığının korunması ve geliştirilmesi hakkından kaynaklanan pozitif yükümlülüğüyle bağdaşmadığı sonucuna vardı.
AYM, bu gerekçelerle Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresinin iptaline karar verdi. İptal hükmü, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından 9 ay sonra yürürlüğe girecek.

Kategori: Asayiş
Yayın: 01 Ekim 2026 09:12 · Kaynak: haberoptimum.com