Yapay Zekâ Muhabir Oldu, Bizim Meslek Karıştı!
- Sabah bilgisayarı açıyoruz, daha çayımızın ilk yudumunu almadan karşımızda hazır bir haber
- Başlığı var, spotu var, ara başlıkları var…Bir tek muhabirin çayını söylemiyor!
Sabah bilgisayarı açıyoruz, daha çayımızın ilk yudumunu almadan karşımızda hazır bir haber. Başlığı var, spotu var, ara başlıkları var…Bir tek muhabirin çayını söylemiyor! Hatta yakında onu da yaparsa hiç şaşırmam. Düşünsenize, yıllardır haber peşinde koşuyoruz.
Yağmurda, çamurda, sıcakta, soğukta… Bir açıklama almak için saatlerce beklediğimiz oldu. Şimdi yapay zekâya iki satır yazıyorsun:“Bana güzel bir haber hazırla.”Birkaç saniye sonra cevap geliyor:“İşte haberiniz!”İyi de kardeşim, sen haberi yazdın da olay yerine kim gitti?
Vatandaşın derdini kim dinledi? Belediye başkanına zor soruyu kim sordu? Gazetecilik yalnızca cümle kurmak olsaydı, klavyeler yıllar önce sendika kurardı! Yapay Zekâ Bazen Fazla Özgüvenli! Bir de bu arkadaşın ilginç bir huyu var.
Bilmediği konuda bile öyle kendinden emin konuşuyor ki insan şüphelenmeye utanıyor.“Bu bilgi kesin mi?” diye soruyorsun.“Evet, kesinlikle!” diyor. Biraz araştırıyorsun, ortada ne olay var ne açıklama! Sonra dönüp soruyorsun:“Emin misin?”Bu kez de gayet sakin:“Haklısınız, bir hata yapmış olabilirim.”Olabilirmiş!
Biz gazetecilikte buna hata diyoruz, yapay zekâ ise deneyim kazanmak diyor galiba! Hele bir de başlık meselesi var.“Dikkat çekici başlık yaz” diyorsun. Hemen döşeniyor:“Balıkesir'de Öyle Bir Olay Yaşandı ki Görenler Şaşkına Döndü!”Ne olmuş?
Parktaki bank boyanmış! Yahu arkadaş, bank boyandı diye bütün Balıkesir'i ayağa kaldırmaya gerek var mı? Muhabirin Yerini Alabilir mi? Bence asıl soru bu. Yapay zekâ gazetecinin yerini alabilir mi? Haber metnini düzenler, yazım hatalarını düzeltir, uzun açıklamaları anlaşılır hâle getirir.
Araştırmada yardımcı olur, fikir verir. Bunlar güzel şeyler. Ama mahalledeki esnafın neden siftah yapamadığını anlamak için dükkâna girmek gerekir. Pazardaki teyzenin fiyatlara neden isyan ettiğini öğrenmek için yanına yaklaşmak gerekir.
Bir vatandaşın “Yaz evladım, belki bir duyan olur” sözünün ağırlığını hissetmek gerekir. Yapay zekâ haber yazabilir ama bir insanın gözlerindeki derdi okuyamaz. En azından bizim bildiğimiz gazetecilikte işin özü hâlâ burada.
Bir de Biz Gazetecilerin Hâli Var! Tabii bütün suçu yapay zekâya atmayalım. Bizim meslektaşlar arasında da ilginç durumlar yaşanıyor. Eskiden muhabire sorarlardı:“Haberi yazdın mı?”Şimdi soruyorlar:“Yapay zekâya yazdırdın mı?”Yakında genel yayın yönetmeni sabah toplantısında şöyle diyecek:“Arkadaşlar, bugün kimse yorulmasın.
Yapay zekâ haberleri yazsın, siz de çayları tazeleyin!”Ama işin şakası bir yana, gazetecilik böyle yürümüyor. Çünkü haberin doğruluğundan yapay zekâ değil, onu yayımlayan gazeteci sorumlu. Yanlış bir isim yazıldığında, doğrulanmamış bir iddia yayımlandığında veya bir insan haksız yere suçlandığında bunun bedelini gerçek insanlar ödüyor.
O yüzden yapay zekâ ne kadar gelişirse gelişsin, son kontrolü gazetecinin yapması şart. Burada yapay zekayada şöyle bir söz söyleyeyim ve noktalayayım yazımı Kıymeti pek mühim Yapay Zeka kardeşim Son Karar Benim! Kusura Bakma! Peki siz ne demek isterdiniz Yapay Zeka ya?
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.

Kategori: Teknoloji
Yayın: 03 Kasım 2026 13:11 · Kaynak: gazetemerhaba.com