İstifa eden kadın avukatlardan Muğla Barosu’na yanıt
Muğla Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’ndaki görevlerinden istifa eden kadın avukatlar, 13 Eylül 2026 tarihinde yaptıkları ilk açıklamanın ardından ek bir basın açıklaması yayımladı.
Kadın avukatlar, Muğla Barosu Başkanının imzasıyla Hollanda Büyükelçiliği Matra Programı’na sunulan ve kesin kabul aldığı belirtilen projenin, Baro Yönetim Kurulu tarafından reddedilmesi üzerine komisyon görevlerinden toplu olarak istifa ettiklerini hatırlattı.
Açıklamada, ilk duyurunun ardından kadın avukatların bazı Baro başkan adaylarının seçim stratejisine hizmet ettiği veya bazı adayların çalışmalarını engellemeyi amaçladığı yönünde iddialar ortaya atıldığı belirtilerek ek açıklama yapılmasının zorunlu hale geldiği ifade edildi.
Proje bütçesine ilişkin iddialara yanıt
İstifa eden komisyon üyeleri, Baro Yönetim Kurulunun proje bütçesinden son toplantıda haberdar olduğu yönündeki açıklamasına karşı çıktı. Bütçe tablosu, faaliyet planı ve proje ayrıntılarının 6 Mart 2026 tarihinde Baro Başkanlığı makamının imzasıyla Büyükelçiliğe sunulduğu savunuldu.
Projenin kadınlara sunulan hukuki desteği kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı amaçladığı belirtilen açıklamada, çalışmanın Muğla Barosuna kayıtlı bütün avukatlara açık olmasının planlandığı kaydedildi.
Eğitimlere katılan avukatların, kadınlara 6284 sayılı Kanun, aile hukuku, miras hukuku, arabuluculuk ve nafaka hakkı konularında bilgilendirme yapmasının öngörüldüğü aktarıldı. Danışmanlık hizmetinden yararlanan kadınlardan ücret alınmayacağı, avukatların danışmanlık ücretlerinin ise proje bütçesinden karşılanacağı bildirildi.
Kadın avukatlar, proje bütçesinin yalnızca koordinatör ve belirlenecek avukatlara aktarılacağı yönündeki ifadelerin gerçeği yansıtmadığını savundu. Bütçenin tamamının Muğla Barosu adına proje için açılacak hesaba gönderileceği belirtildi.
Bütçe içerisinde avukatlara verilecek eğitimlerin, uzman eğitmenlerin, bir yıl süreyle istihdam edilmesi planlanan sosyal çalışmacı asistanın, 7 gün 24 saat hizmet verecek çağrı hattının ve farkındalık çalışmalarında kullanılacak broşürlerin tasarım ve basım giderlerinin de bulunduğu kaydedildi.
Açıklamada, Muğla Barosu Yönetim Kurulu, 6 Mart tarihinde Büyükelçiliğe sunulan başvuru belgelerini kamuoyuyla paylaşmaya davet edildi.
Koordinatör seçimi tartışmasına açıklık getirdiler
Ek açıklamada, koordinatör seçimine ilişkin tartışmanın projenin reddine yönelik resmî gerekçeli kararda bulunmadığı ileri sürüldü. Komisyonun 37 kayıtlı üyesi bulunduğu, koordinatörün ise 8 kişinin katıldığı toplantıda seçildiği yönündeki açıklamaya da yanıt verildi.
Kadın avukatlar, dönem boyunca yapılan toplantılardaki en yüksek katılımın 10 kişi olduğunu belirtti. Komisyon çalışmalarının gönüllülük esasına dayandığı ve kararların fiilen toplantılara katılan üyeler tarafından alındığı ifade edildi.
Koordinatör seçiminin yapılacağı toplantının gündeminin, bütün komisyon üyelerinin bulunduğu resmî WhatsApp grubunda önceden duyurulduğu kaydedildi. Gerekli görülmesi halinde seçimin yenilenebileceği veya revizyon istenebileceği belirtilerek, bu konunun sonradan projenin ret gerekçeleri arasında gösterilmesine tepki gösterildi.
“Hiçbir adayın tarafında değiliz”
İmzacı kadın avukatlar, devam eden Muğla Barosu başkanlığı seçiminde herhangi bir adayı desteklemediklerini ve hiçbir adayın seçim çalışmasının parçası olmadıklarını açıkladı.
İlk açıklamanın amacının, yetkili kişilerce imzalanarak başvurusu yapılan ve kesin kabul alan projenin hangi süreçlerin ardından reddedildiğini kamuoyuna anlatmak olduğu vurgulandı.
Açıklamada, projenin reddedildiği 7 Eylül 2026 tarihli Yönetim Kurulu toplantısından birkaç gün önce görevinden istifa eden ve Baro Başkanlığına aday olan eski bir Yönetim Kurulu üyesine yönelik eleştirilere de yer verildi. Söz konusu kişinin görev yaptığı dönemde projenin hazırlanmasına ve komisyonun kurumsal kapasitesinin geliştirilmesine katkı sunmadığı savunuldu.
“Kadınların adalete erişim hakkı seçim malzemesi değildir”
Kadın avukatlar, yaşanan sürecin Baro seçimleri üzerinden değerlendirilmesine karşı çıkarak mücadelenin kadınların yaşam hakkı, şiddetle mücadele ve adalete erişim hakkıyla ilgili olduğunu belirtti.
Açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verildi:
“Kadınların adalete erişim hakkı seçim malzemesi değildir. Kadınların sözü hiçbir alanda susturulamaz. Bizler, kişisel hesapların değil; kadınların yaşam hakkının, adalete erişiminin ve eşitlik mücadelesinin tarafındayız. Bu mücadeleyi dün olduğu gibi bugün de eşitlik politikamız, gönüllü emeğimiz ve mesleki sorumluluğumuzla sürdürmeye devam edeceğiz.”
Kategori: Siyaset
Yayın: 17 Eylül 2026 07:27 · Kaynak: hamlegazetesi.com.tr