Şifalı Yarapsan Çamuru’nun anıtı da artık yok
Osmanlı Devleti’nin son döneminde Tekirdağ’da sürgün hayatı yaşayan Macar Prensi II. Ferenc Rákóczi’nin şiddetli romatizma ağrılarına şifa bulduğu ve yüzyıllardır halk hekimliğinde özel bir yere sahip olan bu doğal alanın simgesi konumundaki mermer anıt, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce veya bir kaza sonucu kırılarak parçalandı. Türk ve Macar halkları arasındaki köklü dostluğun ve ortak kültürel hafızanın en somut nişanelerinden biri olan anıtın ne kadar süredir bu şekilde olduğu bilinmiyor. Yarapsan Çamuru’nun tarihsel serüveni, Prens Rákóczi’nin 1720 yılında Tekirdağ’a gelişi ve en yakın yol arkadaşı, özel kâtibi Mikes Kelemen’in mektuplarıyla belgelenmişti. Kelemen’in ünlü "Türkiye Mektupları" adlı eserinde de detaylarıyla anlatılan bu şifalı peloid yatağı, aradan geçen üç asra rağmen hala dilden dile dolaşıyor. Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü öğretim üyelerinden merhum Prof. Dr. Cemil Cangir’in yaptığı toprak analizleri de çamurun yüzde 90 organik madde oranına sahip olduğunu, kaolinit, talk ve simektit gibi cilt sağlığı açısından mucizevi mineraller barındırdığını bilimsel olarak kanıtlamıştı. Ancak böylesine hem tarihsel hem de bilimsel değere sahip olan bir mirasın simgesel anıtı, geçmişten bu yana talihsiz olayların merkezinde yer alıyor. Bölgedeki anıtın geçmişi de benzer acı tecrübelere dayanıyor. 2000’li yılların başında Erdel (Transilvanya) bölgesinden gelen Macar ziyaretçiler ve Tibor Beder öncülüğünde, Prens Rákóczi’nin anısını yaşatmak adına bölgeye yekpare meşe ağacından yapılmış geleneksel motifli devasa bir ahşap anıt dikilmişti. Ne var ki bu nadide eser kısa süre sonra vandallar tarafından yakılarak küle çevrilmişti. Bu olayın ardından harekete geçen Tekirdağ Macar Dostluk Derneği, alanın sahipsiz kalmaması ve iki ülke arasındaki bağların zedelenmemesi adına ahşap anıtın yerine çok daha dayanıklı, üzerinde bilgilendirici kitabelerin yer aldığı mermer bir taş anıt inşa ettirmişti. Ne yazık ki, taş ve mermerin de tahribattan kaçamadığı son olayla bir kez daha görüldü. Yerinde kırılmış halde bulunan mermer parçaları, bölgeye gelen tarih meraklıları ve çevre sakinleri tarafından fark edildi. Yarapsan Çamuru'nun sadece bir doğa harikası değil, aynı zamanda Tekirdağ'ın kent belleği ve uluslararası sağlık turizmi potansiyeli açısından bulunmaz bir değer olduğunu belirten vatandaşlar, yapılan bu saldırıyı kınadı. Yerel dernekler ve kültür insanları, tarihi alanı simgeleyen anıtın en kısa sürede aslına uygun şekilde yeniden inşa edilmesini ve Yarapsan Çamuru’nun tekrar ortaya çıkarılarak koruma altına alınmasını ve turizme kazandırılmasını talep ediyor.
Kategori: Kaza · Bölge: Tekirdağ/Malkara
Yayın: 12 Ekim 2026 12:23 · Kaynak: trakyagazetesi.com.tr