Prof. Dr. Üstündağ organ bağışının önemini anlattı
- Türkiye'de binlerce hasta yeniden hayata tutunabilmek için uygun organ bulunmasını beklerken, bağış yetersizliği her gün can kayıplarına neden oluyor
- Ülke genelinde organ nakli listesinde bulunan 30 bin 645 hastanın yaşam mücadelesi verdiğini belirten Prof
Türkiye'de binlerce hasta yeniden hayata tutunabilmek için uygun organ bulunmasını beklerken, bağış yetersizliği her gün can kayıplarına neden oluyor. Ülke genelinde organ nakli listesinde bulunan 30 bin 645 hastanın yaşam mücadelesi verdiğini belirten Prof.
Dr. Sedat Üstündağ, her gün yaklaşık 13 kişinin nakil şansı bulamadan hayatını kaybettiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Üstündağ, açıklamasında organ bağışındaki yetersizliğe dikkat çekerek kadavra bağışlarının artırılması çağrısında bulundu.
Organ naklinin bazı hastalar için yaşamlarını sürdürebilmelerinin tek yolu haline geldiğini ifade eden Prof. Dr. Üstündağ, Özellikle organlarında kalıcı ve geri döndürülemez hasar meydana gelen, sağlık durumları ciddi risk altında bulunan kişiler açısından naklin büyük önem taşıdığını belirterek
Türkiye'de en fazla böbrek, karaciğer ve kalp nakline ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.
' HER GÜN 13 HASTA İÇİN YAŞAM UMUDU TÜKENİYOR'
Türkiye'de organ nakli bekleyen 30 bin 645 kişinin bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Üstündağ, bağış sayılarının ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğunu belirtti. Nakil bekleyen hastaların uygun organ bulunamadığı için yaşamlarını yitirdiğini kaydeden Prof. Dr. Üstündağ, tablonun ciddiyetini günlük can kayıplarıyla ortaya koydu.
Organ bağışının yalnızca bir hastanın tedavi edilmesinden ibaret olmadığını, aynı zamanda o kişinin ailesi ve yakınları için de yeniden umut anlamına geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Üstündağ, ' Her gün yaklaşık 13 hasta, organ nakline ihtiyaç duymasına rağmen uygun organ bulunamadığı için yaşamını kaybediyor.
Bu yalnızca hastalar için değil, aileleri için de yeni bir yaşam umudunun doğması anlamına geliyor.' Dedi.
BÖBREK HASTALIĞINDA ERKEN TEŞHİS EKSİKLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ
Organ nakli ihtiyacının önemli nedenlerinden biri olan kronik böbrek hastalığına da değinen Prof. Dr. Üstündağ, Türkiye'de 18 yaşın üzerindeki nüfusun yaklaşık yüzde 16'sının bu sağlık sorunundan etkilendiğinin tahmin edildiğini bildirdi.
Hastalığın erken dönemde fark edilmesinin tedavi süreci açısından büyük önem taşıdığını ancak birçok kişinin sağlık durumundaki bozulmayı ilerleyen aşamalara kadar anlayamadığını belirten Prof. Dr. Üstündağ, vatandaşların çoğunlukla şikyetleri belirgin hale geldikten sonra sağlık kuruluşlarına başvurduğunu söyledi.
Kronik böbrek hastalığı bulunan kişilerin önemli bir bölümünün teşhisinden haberdar olmadığını aktaran Prof. Dr. Üstündağ, dünya genelinde hastalığının farkında olanların oranının yaklaşık yüzde 10 seviyesinde kaldığını ifade etti.
Hastalığın çoğu zaman ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı son evrede tespit edilebildiğini kaydeden Prof. Dr. Üstündağ, erken tanı konusunda toplumsal bilincin artırılması gerektiğini vurguladı.
'NAKİLLERİN YÜZDE 86'SI CANLI VERİCİLERDEN YAPILDI'
Türkiye'de gerçekleştirilen organ nakillerinin kaynaklarına ilişkin bilgiler de paylaşan Prof. Dr. Üstündağ, canlı vericilerden yapılan nakillerin büyük ağırlık taşıdığına işaret etti.
Geçen yıl gerçekleştirilen böbrek nakillerinin yüzde 86'sının canlı bağışçılardan, yalnızca yüzde 14'ünün ise kadavradan alınan organlarla yapıldığını belirten Prof. Dr. Üstündağ, bu dağılımın Türkiye'deki organ bağışı ihtiyacını açıkça gösterdiğini ifade etti.
Özellikle beyin ölümü gerçekleşen kişilerin organlarının başka hastalara yaşam şansı sunabilmesi için kadavra bağışlarının yaygınlaşması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Üstündağ, mevcut bağış miktarlarının yeterli olmadığını vurguladı.
Beyin ölümü gerçekleşen kişilerin organlarının toprak altında kalması yerine başka insanlara yaşam vermesini istediklerinin altını çizen Prof. Dr. Üstündağ, hem genel organ bağışı sayısının, hem de kadavra bağışlarının oldukça yetersiz olduğuna değindi.
İSPANYA'DA 34, TÜRKİYE'DE 4 KİŞİ!
Organ bağışı konusunda uluslararası verileri de değerlendiren Prof. Dr. Üstündağ, Türkiye'nin Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında oldukça düşük oranlarda kaldığını söyledi. İspanya'nın organ bağışı konusunda öne çıkan ülkeler arasında bulunduğunu belirten Prof.
Dr. Üstündağ, her 1 milyon kişiden yaklaşık 34'ünün organ bağışında bulunduğunu, Türkiye'de ise bu rakamın yaklaşık 4 seviyesinde olduğunu aktardı.
İki ülke arasındaki farkın, Türkiye'de bağış konusunda daha fazla bilinçlendirme çalışmasına ihtiyaç duyulduğunu gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Üstündağ, organ bağışının yaygınlaşmasının nakil bekleyen binlerce hastanın geleceği açısından belirleyici olduğunu kaydetti.
'BAĞIŞ SİSTEMİNDE GÜVEN VE ŞEFFAFLIK VURGUSU'
Toplantıda organ bağışı sistemine ilişkin kamuoyundaki soru işaretlerine de değinildi. Prof. Dr. Üstündağ, bağışlanan organların dağıtımında herhangi bir kişisel yakınlık veya ayrıcalığın söz konusu olmadığını belirterek sistemin belirlenmiş kurallar çerçevesinde işlediğini anlattı.
Organ bağışında bulunan kişilerin eşlerine ya da birinci derece yakınlarına organ dağıtımında özel bir öncelik sağlanmadığını ifade eden Prof. Dr. Üstündağ, nakil sürecinin farklı merkezler tarafından denetlendiğini ve sistemin şeffaflık esasına göre yürütüldüğünü vurguladı.
HASTANEDE VATANDAŞLARA BİLGİLENDİRME YAPILDI
Organ Bağışı Haftası kapsamında düzenlenen program, yalnızca sağlık çalışanları ve basın mensuplarına yönelik açıklamalarla sınırlı kalmadı. Toplantının tamamlanmasının ardından hastane içerisinde de farkındalık çalışması gerçekleştirildi.
Sağlık kuruluşuna gelen vatandaşlara organ bağışının önemi hakkında bilgilendirici broşürler dağıtılırken, bağış konusunda toplumsal duyarlılığın güçlendirilmesi hedeflendi.
Türkiye'de 30 bin 645 kişinin nakil beklediği ve her gün yaklaşık 13 hastanın uygun organ bulunamadığı için yaşamını yitirdiği düşünüldüğünde, organ bağışının önemi bir kez daha ortaya çıktı. Gerçekleştirilen bilgilendirme çalışmalarıyla, bağışın daha fazla kişiye ulaşması ve nakil bekleyen hastalar için yeni yaşam kapılarının açılması amaçlanıyor.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.
Kategori: Sağlık
Yayın: 05 Kasım 2026 11:23 · Kaynak: edirnehaber.org