İsrail sandık başında: Trump'ın desteklediği Benyamin Netanyahu için kader seçimi
- İsrail'de Netanyahu-Eisenkot rekabetinin öne çıktığı seçimler nasıl sonuçlanacak
- Trump'ın "Bibi'ye oy verin" çağrısı Netanyahu'nun seçimleri kazanmasını sağlar mı
İsrail'de Netanyahu-Eisenkot rekabetinin öne çıktığı seçimler nasıl sonuçlanacak? Trump'ın "Bibi'ye oy verin" çağrısı Netanyahu'nun seçimleri kazanmasını sağlar mı? Yurtdışından İsrail'e akın eden seçmenler ne diyor?
Likud Partisi, Başbakan Benyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump ile sırt sırta verdiği fotoğrafın yer aldığı seçim afişleri ile kampanyasını yürüttü. Fotoğraf: Oded Balilty/AP Photo/picture alliance Reklam Dikkatler, İsrail'de bugün yapılacak seçim sonuçlarına çevrildi.
Son 7 yıl içinde altı kez seçimlerin yapıldığı İsrail'de halk, Hamas'ın ülkeyi sarsan 7 Ekim 2023'teki terör saldırısı sonrasında ilk kez sandık başına gidiyor.
Seçim sonuçları, Başbakan Benyamin Netanyahu için bir güven oylaması niteliği taşıyor.
Yirmi yıldır İsrail siyasetine damgasını vuran, seçimlerden galip çıkarak yedinci kez başbakanlığı üstlenmek isteyen Benyamin Netanyahu, yolsuzluk ve rüşvet suçlamalarıyla yargılanmasına ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Gazze savaşında "savaş suçu işlediği" gerekçesiyle hakkında yakalama kararı çıkartmış olmasına rağmen görevinden istifa etmedi.
Hamas saldırısına yol açan güvenlik zaafiyeti ve demokratik kurumlara saldırı olarak görülen yargı reformu nedeniyle, ülkesinde yüzbinlerce kişinin katılımıyla düzenlenen protesto gösterilerine rağmen iktidarı elinde tutmaya devam etti.
Ama sandıktan çıkacak sonuçlar, ABD Başkanı Donald Trump'ın bölgedeki en yakın müttefiki olan ve "Kral Bibi" olarak adlandırılan Benyamin Netanyahu'nun kaderini belirleyecek.
Trump, sosyal medya hesabından Pazar günü yaptığı açıklamayla İsrail'deki seçmenlere yakın müttefiki Netanyahu'ya oy verme çağrısı yaptı.
28 Şubat'ta, Netanyahu ile birlikte İran'a saldırarak başlattıkları savaşı kazandıklarını iddia eden ve bunun "Netanyahu ile birlikte kazandıkları zaferlere bir örnek olduğunu" öne süren Trump, İsrailli seçmenlere "Oy kullanmaya gittiğinizde lütfen Bibi'nin (Benyamin Netanyahu'nun takma adı) olağanüstü bir savaşçı başbakan olduğunu unutmayın" sözleriyle seslendi.
"Bazı çok kötü niyetli insanlar tarafından İsrail'in'küçük şeytan', ABD'nin ise'büyük şeytan' olarak adlandırıldığını" kaydeden Donald Trump, İsrailli seçmenlere şu çağrıyı yaptı:
"Artık dünya genelinde'Amerika'ya ölüm, İsrail'e ölüm' sloganı duyulmamalı ve duyulmayacak. Başbakanlık için Bibi Netanyahu'ya oy verin, başlattığımız işi bitirmeliyiz!"
Trump'ın desteği Netanyahu'nun seçimlerden galip çıkmasını garanti etmiyor. Macaristan'da Trump'ın çok güçlü destek açıkladığı Viktor Orban, Nisan ayındaki seçimlerde mağlup olmuştu. Yine hafta sonunda Brezilya'da düzenlenen ikinci tur seçimlerde de Trump'ın desteklediği sağcı Flavio Bolsonaro seçimleri kaybederken ABD Başkanı'nı eleştiren solcu Devlet Başkanı Lula dördüncü kez devlet başkanı seçildi.
İsrail'deki seçimlerde liderlere değil, partilere oy veriliyor. Ama oy verme kararında parti lideri belirleyeci olabiliyor.
Son anketler, Netanyahu'nun partisi Likud ile en güçlü rakibi olarak görülen, eski genelkurmay başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi arasında başa baş bir yarış yaşanacağına işaret ediyor.
Her iki partinin tek başına hükümeti kuracak çoğunluğu elde edemeyeceği için seçimlerde kimin en çok oyu aldığı kadar, kimin ittifaklar yoluyla koalisyon hükümetini kurabileceği belirleyeci olacak.
Haberde Netanyahu'nun seçimlerden hemen önce Zamir'e İran'a saldırı emri verdiği, Zamir'in ise bunu reddettiği iddiası yer aldı.
Ancak muhalefet liderleri seçimlere bir gün kala basına sızan bu iddia üzerine art arda açıklamalar yaparak Netanyahu'yu İran tehdidini kendi siyasi çıkarları için araçsallaştırarak seçimleri tehlikeye atmaya çalışmakla suçladı.
İsrail Evimiz Partisi ve eski savunma bakanı Avigdor Lieberman, "Netanyahu, güvenlik kurumlarının başkanlarına, İran konusunda yanlış bir hesaplamaya yol açabilecek adımlar atmaları için baskı uyguluyor" açıklamasını yaparak başsavcıdan Netanyahu hakkında soruşturma başlatmasını talep ettiğini duyurdu.
Lieberman, "Seçim arifesinde İsrail Devletini savaşa sürükleme girişimi, yalnızca seçimleri kaybetme korkusu nedeniyle IDF askerlerini feda etmeye hazır olma tutumu ile birleştiğinde bu vatana ihanettir" görüşünü kaydetti.
Solcu lider Yair Golan da Netanyahu'yu "İsrail'in güvenliğine tehdit oluşturmakla" suçladı, "hayatta kalmak için çocuklarımızı feda etmekten çekinmiyor" dedi.
Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot ise İran'a saldırma emrini uygulamadığı belirtilen Genelkurmay Başkanı Zamir'e güveninin tam olduğunu söyleyerek, "ordunun Netanyahu’nun hayatta kalma mücadelesinde bir araca dönüştürülmesine” izin vermeyeceğini kaydetti.
Eisenkot, "Netanyahu'yu uyarıyorum: Siyasi çıkarlarını devletin güvenliğinin üstünde tutmaya cüret etme" sözleriyle hedef aldı.
İsrail seçimlerinde aslında Netanyahu'nun uluslararası alanda tepkiye yol açan Gazze Şeridi ve İran savaşları, Lübnan'ın güneyinin bir bölümü ile Suriye'nin bazı bölgelerinin işgaline yol açan politikaları aslında en önemli gündem maddelerini oluşturmadı. Zira bu politikalar İsrail seçmenlerin büyük bir bölümünde destek görüyor.
İşgal altındaki Batı Şeria'da Yahudi yerleşimlerinin desteklenmesi, Filistin devletinin kurulmasının önlenmesi konularında adeta görüş birliği var. Öne çıkan adaylardan hiçbiri, uzun süredir rafa kaldırılmış olan barış sürecine yeniden dönülmesini savunmuyor.
Muhalefet liderleri seçim kampanyası boyunca Netanyahu'yu, sergilediği zayıf liderliğe ve ahlaki değerlerden yoksun olduğu iddiasına vurgu yaparak hedef aldı.
7 Ekim saldırılarına yol açan güvenlik zaafiyetleri, ultra ortodoks Yahudileri askerlikten muaf tutma çabaları ve "İsrail'in demokratik kurumlarına ve hukuk devletine saldırı" olarak değerlendirilen 2023 yargı reformu da Netanyahu'nun koalisyon hükümetine karşı yöneltilen eleştiriler arasında yer aldı.
Rakipleri Netanyahu'yu, 7 Ekim saldırısıyla ilgili resmî bir soruşturmayı engelleyerek sorumluluktan kaçmakla suçlarken, rehinelerin geri getirilmesi için daha erken bir anlaşmaya varamadığını ve İsrail’in düşmanlarından hiçbirine karşı kesin bir zafer kazanamadığını söylüyor.
Benyamin Netanyahu ise Hamas'ın 7 Ekim saldırılarına yol açan güvenlik zaafiyetinin sorumluluğunu güvenlik birimleri ve yetkililerine yüklemeye çalışırken, seçim kampanyasında Gazze'de Hamas’a, Lübnan'da Hizbullah'a ve onların hamisi İran'a karşı elde edilen askerî başarıları öne çıkarmaya çalıştı.
Netanyahu'nun iktidara tutunmasını sağlayan koalisyonunu, uzun süredir dini eğitim gören genç erkeklerin zorunlu askerlikten muaf tutulmasını isteyen ultra Ortodoks partilerden oluşturuyor.
Netanyahu'nun rakibi Gadi Eisenkot ise buna karşı çıkıyor. Fiili muafiyetleri sona erdirme sözü veren Eisenkot, Gazze'deki çatışmalarda asker oğlunu ve iki yeğenini kaybetmişti.
Son yıllarda dünya genelindeki seçimleri etkileyen hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı da İsrail halkını etkiliyor.
Netanyahu, politikalarının ekonomik büyümeyi hızlandırdığını ve ülkede bir teknoloji sektörünün yükselişine katkıda bulunduğunu söylüyor. Muhalifleri ise birçok İsraillinin bu büyümenin dışında kaldığını savunuyor.
İsrailli seçmenler, yurtdışında oy kullanamıyor, sadece diplomatlar ve resmi görevliler oylarını uzaktan kullanma hakkına sahip.
Bu nedenle, Netanyahu'nun partisi Likud'un engelleme çabalarına karşı ülke dışında yaşayan seçmenlerin oy kullanmak için adeta İsrail'e akın ettikleri bildiriliyor.
Ünlü tarihçi Louis Fishman da bunlardan biri. Fishman sosyal medya hesabından "Tel Aviv’de nereye gidersem gideyim, benim gibi oy vermek, İsrail'i Netanyahu ve yandaşlarının tek parti yönetiminden kurtarmak için gelenlerle karşılaşıyorum.
Bunun şimdiye kadarki en kritik seçim olduğunu anlayan ailelerimiz ve arkadaşlarımızla bir araya geliyoruz" gözlemini paylaştı.
Fishman ayrıca "Bu konu şüphesiz yıllarca incelenecektir, ancak kesin olan bir şey var: Yurtdışından oy vermek için gelmemiz, sayımızın çok ötesine geçen önemli bir ivme yaratıyor" görünüşü kaydetti.
Berlin'de yaşayan Eldad Eitan da oyunu kullanabilmek için İsrail'e seyahat edenlerden.
Günde en fazla 3 kritik gelişme. Bildirim kirliliği yok, anında bilgi.


Kategori: Siyaset
Yayın: 27 Ekim 2026 05:51 · Kaynak: DW Türkçe