Habermetrik
← Ana Sayfa
Ankara 07 Eylül 2026 15:25
✍ Editör: Habermetrik · Editör Politikası

Envantere girecek ilk uçak uçtu: HÜRJET'in tasarımında neler değişti?

Envantere girecek ilk uçak uçtu: HÜRJET'in tasarımında neler değişti?
Görsel kaynağı: gzt.com

HÜRJET'in tasarımında neler değişti? Türkiye'nin havacılık sanayisindeki en önemli adımlarından biri olan HÜRJET projesinde kritik bir eşik aşıldı. TUSAŞ tarafından Ankara’da üretilen ilk seri üretim HÜRJET, 30 Ağustos'ta test uçuşunu başarıyla tamamladı. Gelişmiş AESA radarı, havadan havaya füze kapasitesi ve uçak gemisi vizyonuyla öne çıkan jet, F-16’ların operasyonel yükünü hafifletirken İspanya ihracatıyla da uluslararası pazardaki gücünü kanıtlıyor. Türk havacılık sanayisi tarihi bir dönüm noktasından geçiyor. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından Ankara Kahramankazan tesislerinde üretilen ilk seri üretim HÜRJET, 30 Ağustos 2026 tarihinde ilk test uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. Önceki yıllarda gökyüzünde görev yapan test platformlarından farklı olarak bu uçak, doğrudan Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterine girecek ilk standart model olma özelliğini taşıyor. Projenin birinci prototipi eşliğinde havalanan jet, 18 dakika boyunca havada kalarak iniş takımlarını topladı ve planlanan test irtifasına sorunsuz bir şekilde ulaştı. Sahaya inmeye hazırlanan seri üretim HÜRJET, 2023 yılında uçan ilk prototipine kıyasla önemli gövde güncellemeleri barındırıyor. Uçağın burun (radom) kısmı, ASELSAN tarafından geliştirilen MURAD 100-A AESA radarının entegrasyonu için belirgin biçimde genişletildi. Bu sayede uçak, görüş ötesi hedefleri eşzamanlı takip edebilme ve elektronik karıştırma yeteneği kazandı. Motor hava alıklarına eklenen ayırıcı plakalar (splitter plate) ise jetin 1.4 Mach süpersonik hızda (ses hızının ötesinde) uçarken şok dalgalarını kırarak motorun düzenli hava almasını ve istikrarlı çalışmasını sağlıyor. Platformun sadece bir jet eğitim uçağı değil, aynı zamanda etkili bir hafif taarruz uçağı olduğu, kanat uçlarına eklenen LAU-129 tipi füze fırlatma kızaklarıyla netlik kazandı. Bu donanım, jetin yakın hava muharebelerinde yerli Bozdoğan ve Gökdoğan füzelerini kullanmasına olanak tanıyor. Kokpit tasarımında ise geleneksel analog göstergeler tamamen kaldırılarak yerine LAD-208 Geniş Alan Ekranı yerleştirildi. HAVELSAN imzalı gömülü eğitim sistemiyle desteklenen bu dijital altyapı, pilotlara F-35 ve 5. nesil savaş uçağı KAAN uçuşlarındaki koşulları sağlayan gerçekçi bir simülasyon ortamı sunuyor. Projenin en stratejik genişleme alanlarından birini, Türkiye'nin geliştirilmekte olan Milli Uçak Gemisi (MUGEM) için tasarlanan deniz varyantı oluşturuyor. Hareket halindeki bir gemi güvertesine kısa mesafeli sert inişler yapabilmesi için jetin iniş takımları titanyum alaşımlarla kalınlaştırılırken, kuyruk kısmına çelik halatları yakalayacak bir kanca sistemi entegre ediliyor. Düşük hızlarda daha yüksek kaldırma kuvveti elde etmek amacıyla kanat alanı genişletilen deniz versiyonu, okyanus şartlarına dayanıklı korozyon önleyici marinize kaplamalarla korunacak. Yakıt ikmal probu eklenecek olan jetin, deniz aşırı operasyonlarda ülkenin güç aktarımına büyük katkı sağlaması hedefleniyor. Güney Kore üretimi KAI FA-50, İtalyan M-346 ve ABD yapımı Boeing T-7A gibi güçlü rakiplerin bulunduğu uluslararası pazarda HÜRJET, stratejik bir başarıya imza attı. Gelişmiş aviyonik mimarisi ve modern gövde tasarımıyla rakiplerinden ayrışan uçak, Aralık 2025'te İspanya Hava ve Uzay Kuvvetleri tarafından yaşlanan Amerikan F-5M uçaklarının yerini almak üzere tercih edildi. Türkiye'nin bir NATO ve Avrupa Birliği ülkesine yaptığı bu tarihi ihracat kapsamında temel teslimatların 2028-2029 yıllarında başlaması, İspanyol sistemleriyle donatılmış tam konfigürasyon teslimatlarının ise 2035'e kadar tamamlanması bekleniyor. HÜRJET'in envantere girmesi, saatlik uçuş maliyeti 25 ila 30 bin doları bulan F-16'ların hem operasyonel yükünü hem de gövde yıpranmasını ciddi oranda hafifletecek. Yakın hava desteği görevlerinde ROKETSAN ve TÜBİTAK SAGE üretimi 3.4 tonluk akıllı mühimmat taşıyabilen uçak, aynı zamanda tatbikatlarda "düşman uçağı" (Red Air) rolünü üstlenerek ana muharip filoların eğitimine düşük maliyetle destek verecek. Mevcut testlerini Amerikan General Electric F404 motoruyla sürdüren platformun, ilerleyen süreçte TEI tarafından geliştirilen yerli TF6000 ve TF10000 turbofan motorlarıyla tam bağımsız bir yapıya kavuşması planlanıyor.

Kaynaklar: gzt.com
Haber metni ve görseller gzt.com sitesine aittir; tam içerik kaynak sitede yayınlanır.
Haber Künyesi
Kategori: Genel · Bölge: Ankara
Yayın: 07 Eylül 2026 15:25 · Kaynak: gzt.com
Kaynağı Oku ↗
Paylaş: X WhatsApp